Kategori: Köşe Yazıları

  • OKUL-MAHALLE SPOR KULÜPLERİ       

    OKUL-MAHALLE SPOR KULÜPLERİ       

    Eğitim konusunda sorunlar henüz bir çözüme kavuşturulmamış olsa da, bu konu ülkemizde her zaman ön planda tutulmuştur. Eğitimin önemli bir parçası olarak öngörülen spor faaliyetleri okul-mahalle spor kulüpleri ile yürütülmesi şuan da Bakanlığın öncelikli hedefleri arasından yer aldığını yapılan açıklamalardan öğreniyoruz.

    Okulun çevresi ile bütünleşmeyi amaçladığı bu çalışma, geçmişte de  okul spor kulüpleri ile denenmiş fakat sürdürülememiştir. Aslında bu sistem devam ettirilebilseydi. Geçmiş yıllarda Yozgat’ta istisnasız her okulun birden fazla takımı vardı, sporun her alanında faaliyetler olurdu.

    Bugüne baktığımızda halen mahalle spor kulüplerinin yaşadığı problemleri  bilmeden okul yönetimlerine bir de spor kulübü yükünü yüklemek, yeni sorunlar ortaya çıkaracaktır.

    Ülkemizde spor faaliyetlerinin sağlıklı yürütülmesi için spor tesisi mülkiyeti ve işletilmesi sorunlarının çözülmesi gerekmektedir. Kaldı ki  mevcut okullarımızın spor tesis imkanı çok sınırlıdır. Açık spor alanları, kapalı spor sahası  olan  okul sayılarımız ortadadır. Semt sahalarına baktığımızda durum farklı değildir.      

    Spor faaliyetlerimde finans daha büyük bir sorundur. Kulüp vize ücreti, filiz lisans ücreti, katılım ücreti, spor malzemesi ücreti, konaklama ücreti ve seyahat ücretleri, sağlık giderleri v.b daha sayılabilecek birçok ücretin nereden karşılanacağı düşünülmelidir.

    Okul idarelerinin bu bütçeyi oluşturması imkansızdır. Ülkemizde sponsor yoluyla bu ücretleri karşılamakta nerededeyse imkansızdır. Bu bütçe ancak  yerel yönetimler ve genel  bütçeden sağlanacak imkânlarla çözülebilir. Aksi taktirde bu okul mahalle kulüpleri açılır ancak kısa zaman içerisinde kapanır.       

    Okul-mahalle spor kulüplerinde öğretmen-antrenör ihtiyacını okulların beden eğitimi öğretmeni ile de karşılamak mümkün değildir. Spor kulübü çalışmaları uzmanlık gerektirir, bu nedenle bu alanda Gençlik Spor Bakanlığı insan kaynağı ve Halk Eğitim Merkezi imkanları okul-mahalle kulüplerinin hizmetine sunulmalıdır.

    Milli Eğitim Bakanlığında 18 milyon öğrencinin olduğunu düşündüğünüzde bu kadar büyük bir organizasyonun ve koordinasyonun zorluğunu görmek lazım… Sağlıklı ve başarılı bir nesil için öğrencilere spor yapabilecekleri her türlü imkanı vermek ve onları desteklemek devletimizin görevidir. Bunu yaparken binlerce sorunla uğraşan okul yöneticilerine mali desteği vermeden okul-spor kulüplerini açma zorunluluğunu getirmek, okullarda daha büyük sorunların ortaya çıkmasına neden olacaktır.

    Öğrencileri sadece akademik yönden başarıya ulaştırmak yetmez, ruh ve beden sağlığı için spor etkinliklerini verimli, etkin kılacak şekilde planlanmalı ve eğitim süreci içerisinde uygulanmalıdır.

  • Asbestli borular ve su sorunu…

    Asbestli borular ve su sorunu…

    Milletvekili Ali Keven, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında, “Devlet’in, Yozgat’ın bir takım sorunlarını çözün diye gönderdiği paraların başka işler için kullanıldığını, sorunların ise, çözülmediğini” anlattı…

    Milletvekili Ali Keven, daha önce de Yozgat’ın sosyal ve ekonomik yönden sıkıntılarını gündeme taşıyarak, bu sorunların giderilmesi konusunda ilgili Bakanlara soru önergeleri vererek, Yozgat insanının hak etmediği bir yaşama mahkûm edildiğini belirtmişti.

    Hükümet, Yozgat’a 15 yıllık iktidar döneminde toplamda 15 katrilyon para aktardığını bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yozgat ziyaretlerinde kalem kalem anlatmıştı…

    Yozgat’ın özellikle ulaşım, alt yapı, sosyal donatılar ve içme ve kullanma sularının kullanımı için gönderilen bu paraların başka kalemler için kullanıldığı şimdi bir kez daha gündem oldu.

    Bu ve başka konularda bir açıklama yapan Milletvekili Ali Keven, “Yozgat’ın yıllardır ihmal edilmesi 418 bin nüfusa düşmemize sebep oldu. Yapılan birkaç bina ile nüfus göçünü engelleyebileceklerini sanıyorlar ne yazık ki. Köylerde nüfus azalıyor. İlçelerimizde nüfus azalıyor. Çünkü o insanlara nitelikli altyapı, sağlıklı içme suyu, nitelikli eğitim ve sağlık hizmeti sunulamıyor. Önce ki yılların Sayıştay raporlarına da yansıdığı üzere sadece geçen yılın raporunda Köylere Hizmet Götürme Birliği’nin köylerin altyapısı için ayrılan 1 milyon 400 bin liralık ödeneği ilçelerde kaymakamlık lojmanı tadilatında, valilikte araç kiralama vb. işlerde kullanıldığı ayan beyan ortada. Bunun sadece 620 bin liralık kısmı Valiliğe araç alımında kullanıldı. Kaldı ki Yozgat’ta içme suyu olmayan, asfalt yolu olmayan köylerimiz var. Asbestli boru kullanan yerleşim yerleri var. Bu ödenekler mesela asbestli boruların yenilenmesinde kullanılabilirdi” diye konuşan Keven, Bahadın Kasabası’nın günümüzde hala asbestli boru kullandığını ve bunun değişimi için acilen ödeneğe ihtiyaç olduğunu belirtti.

    İlgili bürokratlara ve İller Bankası Genel Müdürü’ne siz çocuklarınıza asbestli borudan su içirir misiniz diye soran Keven,
    “Sorgun ilçemize bağlı Bahadın Kasabası’nın içme suyu ana hat borusu kanserojen asbestli boru olup uzunluğu 6500 metredir. Bahadın Belediyesi’nin kendi imkânlarıyla bu boruyu yenileme gücü bulunmamaktadır. İLBANK tarafından bu boruların acilen değiştirilmesi lazım. Belediyenin yazılı talebi de var. Ancak henüz bir gelişme yok! Kayseri Bölge Müdürlüğü’ne 10.02.2017 tarih ve 416 sayılı yazı ile bu proje sunuldu. Halk sağlığını tehdit eden asbestli boruların acilen yenilenmesi gerekmektedir. Bu konuda bir duyarlılık gösterilmeli ve ilimizde değişimi yapılmayan asbestli borular tespit edilerek bir bütçe ayrılmalı ve yurttaşlarımız sağlıklı bir altyapıya acilen kavuşturulmalıdır” dedi.
    Çekerek Süreyyabey Barajı’nda ki kirliliğe de dikkat çeken Keven, ilçeye acilen bir arıtma tesisi yapılması konusunda Sn. Bakan’dan ilgi gösterilmesini istedi.
    “Çekerek ilçemizde bulunan Süreyyabey Barajı kirlilik alarmı veriyor. Balıklar ölüyor. Halk sağlığı büyük tehlike altında. Sebebi bu baraj gölüne ilçe merkezi ve köylerin kanalizasyonunun herhangi bir arıtmaya tabi olmadan bırakılmasıdır. Bu konuda da hassasiyet bekliyoruz. Çekerek Belediyesi’nin bu arıtma tesisini yapacak gücü bulunmamaktadır. Eğer bu arıtma tesisi yapılmazsa barajda balıkçılıkla geçimini sağlayan vatandaşlarımız zor durumda kalacak. Burada katma değer sağlayan balıkçılık sektörü başlamadan bitecek. Ve barajın ömrü kısalacağından kamunun milyonlarca lirası heba olacaktır”

  • MHP’li Vekil Sedef, esnafın hâli hiç iyi değil dedi

    MHP’li Vekil Sedef, esnafın hâli hiç iyi değil dedi

    Önümüzdeki yıl 31 Mart’ta yapılacak olan mahalli idareler seçimlerinin Ak Parti açısından oldukça zor geçeceğini daha önceki yazılarımda da ifade ettim…

    Neden zor geçecek?

    Bu soruya aradığımız cevapların arasında en başta yer alan ekonomik sıkıntıların olduğunu ifade ederken, başta esnafın, işçinin, çiftçinin, köylünün hülasa katma değer üreten insanların zor durumda olduğunu söyledim…

    Bugün Türkiye’de her yerde yaşam şartları zor geçiyor olabilir ama Yozgat’ta yaşayan insanların daha zor bir yaşam sürdüğünü görmezden gelmemek gerektiğini bugün siyasetçiler dahi konuşmaya başladı…

    Geçtiğimiz gün Milliyetçi Hareket Partisi Yozgat Milletvekili Ethem Sedef, Mecliste MHP Grubu adına yaptığı konuşmada Yozgat esnafının içinde bulunduğu duruma değinerek, Yozgat esnaf ve sanatkarının acilen desteklenmesi gerektiğini söyledi.
    Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi hakkında Milliyetçi Hareket Partisi adına söz alan Milletvekili Ethem Sedef, Yozgat esnaf ve sanatkarının sorunlarına değindi.
    “Seçim bölgem olan Yozgat’ta bulunan esnafın hâli hiç iyi değil. Esnaflık mesleği neredeyse ortadan kalkacak duruma geldi.” diyen Sedef, “ Ben de bir esnaf ve bir esnaf çocuğu olarak konuya yakından şahitlik ediyorum. Esnaf ve sanatkârlarımız acilen desteklenmez ise yakın zamanda “esnaflık mesleği” diye bir şey kalmayacak. Örneğin Yozgat’ta esnafımıza kredi veren esnaf kefalet kooperatifleri, örnek veriyorum, vereceği 100 bin TL’lik destekleme kredisi için öncelikle ev, araba gibi ipotekler istemekte. Çaresizlikten, alacağı kredinin çok üzerinde para eden evini ipotek veren esnafımızdan bir de ikinci kez kefil istenmekte hatta memur kefil bulması istenen esnaflarımız da bulunmaktadır. Anlaşılacağı üzere, esnafımız ipotek verdiği hâlde bir de kefil bulmak için kapı kapı geziyor olması, bu yanlış uygulamadan da acilen dönülmesi gerektiğini düşünüyorum.
    Alım gücü düşen insanımız daha az alışveriş yapıyor, sonucunda siftah yapamayan esnafımız aldığı malların ödemesini yapamıyor, ardından toptancı ve üretici firmalara yansıyan zincirleme etki, ülke ekonomisinin daha da geriye gitmesine sebep oluyor.
    Emin olun, Yozgat’ta bir tek esnaf yoktur ki kredi borcu olmasın, bir tek esnaf yoktur ki ay sonları çek ve senet ödemelerini rahatlıkla yapabilsin. Esnafımız, artık, bırakın evini geçindirmeyi, iş yerlerinin kiralarını ödeyemiyor. Esnafımız dağlar gibi borcun altında ezilmekte. Her yıl yüzlerce esnaf kepenk kapatıyor ve borçlarını bir heybe gibi sırtına yükleyip insan içine çıkamaz hâle geliyor. Esnafımıza sahip çıkmak bizlerin boynunun borcudur. “diye konuştu.
    Yozgat’ta sadece esnafın değil, benzer sıkıntıları çiftçilerinde yaşadığını vurgulayan Sedef, “Çiftçilerimiz topraklarını ekmekten vazgeçiyor, gençlerimiz köylerini, yurtlarını, yuvalarını, memleketlerini bırakarak büyük şehirlere iş, aş derdi için göç etmek zorunda kalıyorum. Durum acil, durum vahim, artık yok olan bir Yozgat var ve bu sayede -Yozgat’ın değil, bütün çiftçilerimizin kaderi hâline geldi- üretici çiftçilikten vazgeçme noktasında. Ektikleri ürünlerin karşılığını alamayan ve tarım kredi kooperatiflerine, Ziraat Bankası ve diğer özel bankalara borcu olmayan bir tek çiftçi yok. En sıkıntılı olan ise borçlarını ödeyemiyorlar, her birinin tarla ve toprakları ipotekli; bir bir satılıyor ve yok oluyorlar. Çiftçimiz artan girdi ve diğer maliyetlerden dolayı tarlasına gübre atamaz duruma geldi. Bunu seçim bölgemizde karşılaştığımız çiftçilerimiz bizzat söylüyorlar, “Gübre atmayacağız.” diyorlar.

  • ÇEDAŞ, teknolojiye yatırım yaptı

    ÇEDAŞ, teknolojiye yatırım yaptı

    Çamlıbel Elektrik Dağıtım Şirketi, Yozgat’ın yer altı ve yer üstü enerji nakil hatlarını tamamıyla yeniledi…

    Yozgat ile birlikte Sivas ve Tokat’ta da aynı hizmetleri kesintisiz sağlayan kurum, her gün biraz daha hissetmeye başladığımız kış mevsimi ile ilgili de bütün hazırlıkları tamamlamış durumda.

    Bölgede ağır geçen kış şartlarında kesintisiz enerji teminini sürdürmek için tüm önlemler aldığı bildiren kurum yetkilileri tarafından geçtiğimiz günlerde bir açıklama yapıldı… Bu açıklamada kışa hazırlık çerçevesinde 4 bin kilometre hattın bakımı yapıldı ve 650 direk, 50 bin armatör, 200 trafo ve 300 panonun değişimi ve montaj işlemleri tamamladı.

    Ekim ayı sonu itibarıyla tüm hat güzergahlarının kontrolü tamamlanarak, hatlara temas eden ağaçlara yönelik budama işlemleri yapıldı, ayrıca göçmen kuşların zarar görmemesi ve kanatlı hayvanların temasından kaynaklı arızaların önüne geçebilmek için hatlarda izolasyon çalışması gerçekleştirildi.

    Bölgede kış şartlarının sert geçmesi nedeniyle saha, arıza bakım ve onarım personeline de takviye yapıldı. Bu doğrultuda 25 kişilik bir ekip kademeli olarak arıza onarım görevine destek vermek üzere görevlendirildi, aynı zamanda saha personel sayısında yüzde 15’lik bir artışa gidildi.

    Kış aylarında 3 paletli kar aracı, 3 motosikleti, 3 kablo test aracı, 35 adet sepetli platform, 1 adet 4×4 hidrolik platform, 98 adet 4×4 arazi aracı ve 12 mobil vinç ile hizmet veren şirket, tüm araçlarının kışlık bakımlarını yaparak teçhizatları ile hazır hale getirdi.

    Tüm kar araç ve ekipmanlarının bakımını yapan ÇEDAŞ, ayrıca olumsuz hava koşullarında oluşacak acil durumlara karşı pilot bölgelerdeki destek ekiplerini görevlendirdi.

    ÇEDAŞ, kışa hazırlık önlemleri kapsamında hava şartlarının çok daha sert geçtiği bölgeleri ise özel olarak güçlendirdi. Bu kapsamda Sivas’ın Divriği, Kangal, İmranlı, Zara ve Suşehri, Tokat’ın Reşadiye, Almus ve Zile ilçeleri, Yozgat’ın Akdağmadeni ve Kadışehri ilçelerinde kış mevsiminde şiddetli hava muhalefeti yaşandığı için bu bölgelerde ekstra tedbirler alındı.

    Söz konusu ilçeler de dahil olmak üzere tüm hatlarda meydana gelebilecek arızaları, malzemelerin deformasyonunu önceden tespit etmeyi sağlayan ve arızalara erken müdahale imkanı tanıyan termal kamera, korona kamera ve kısmı deşarj cihazlar da kış mevsiminde aktif olarak kullanılmak üzere hazır duruma getirildi.

    ÇEDAŞ Genel Müdürü Niyazi Kıvılcım da konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, teknolojiye yaptıkları yatırımların, kış aylarında arıza ve kesintilere müdahaleleri çok daha hızlı hale getirdiğini belirtti.

    “SCADA yani uzaktan kontrol ve kumanda merkezimize hava tahminleri raporları 15, 5 ve günlük olarak alınıyor. Bu raporlar doğrultusunda olağanüstü durumların ön görülmesi halinde SCADA merkezinde kriz masası oluşturarak ekiplere gerekli uyarılar yapılıyor. Gerekli görülmesi halinde vardiyalar düzenlenerek ekip sayıları artırılıyor. Hava tahmin raporları doğrultusunda paletli kar araçları ve kar motosikletlerinin konumlandırılması yapılarak enerji timleri hazır bekletiliyor.”

  • Cadde esnafının nihayet sesi çıktı!

    Cadde esnafının nihayet sesi çıktı!

    Meydan yeri araç trafiğine kapandı… Üzerinden sadece bir kış geçti diye hatırlıyorum! Bilirsiniz şehirlerin bir takım özentileri vardır…

    Mesela;

    -Kayseri’de varda Yozgat’ta neden olmasın… 

    -Kırşehir yapmış, vatandaş memnun olduğu gibi esnafta halinden şikâyetçi değil…

    -Çorum’da daha iyisi yıllar önce yapılmış, çokta güzel olmuş, şehre farklı bir hava katmış…

    Yozgat’ta meydan yeri araç trafiğine kapatılacağı günlerde hemen herkes böyle konuşuyordu. Fakat yapılan işin yanlış olduğunu bilenler ise, kalabalık arasında kaybolup gitmişlerdi.

    * * * *

    Yozgat’ta bazı işler yapılırken, maalesef ki, günü birlik düşünceden kurtulup, gelecek kurgulanmadığı için bu sıkıntılar meydana gelmektedir.

    O zaman da bu işin doğru olmadığını söyledim, şimdide aynı düşünce üzerine olduğumu ifade etmek isterim…

    Bu konuda dün gazetelerde bir haber vardı… Sanırım esnaf kendi arasında bir anket yapmış (!) Netice hemen herkes, caddenin tekrar araç trafiğine açılmasını istiyoruz demişler.

    Şimdi her yerde giderek derinleşen kriz etkisi Yozgat’ta da esnaflarımızı etkileme başladı… Bu kriz ile birlikte işleri düşen, hatta bitme noktasına gelen esnaf, can sıkıntısı yüzünden yakın tarihte yapılan bazı çalışmaların doğru olmadığını söylemeyi şimdi akıl edebildi.

    * * * *

    Gazetelere konu olan haberi inceledim… Esnaflar tarafından yapılan açıklamalara baktığımızda farklı serzenişler olsa da, genel itibariyle ortak sorun bir takım sebep ve etkenler yüzünden işlerin kötüye gitmesidir.

    Esnaflar arasında yapılan ankette, ifade edildiği üzere esnafın büyük çoğunluğu caddenin yeniden trafiğe açılmasını istiyor…

    Gerekçe olarak, “Daha önce müşterilerin büyük çoğunluğu araçla gelerek, uygun yere park edip, alışveriş yapabiliyordu. Şimdi ise, caddemiz araç trafiğine kapandığı için tanıdık, bildik, eş ve dost müşteri dışında gelen olmuyor.”

    Böylesine hassas bir konunun bana göre en ilginç tarafı ise, 4 ay sonra yapılacak yerel seçimler arifesinde gündeme gelmesidir.

  • Turizm amaçlı tanıtım toplantısı yapıldı

    Turizm amaçlı tanıtım toplantısı yapıldı

    Yozgat’ın öteden beri üzerinde durmasına karşın bir türlü beklentilerine karşılık bulamadığı çalışmalardan birisi “tanıtım” sorunun üstesinden gelememektir.

    Bu konuda şimdiye kadar hemen her yol denendi, il içinde il dışında hatta yurt dışında dahi çalışmalar yapıldı… Buradan heyetler gitti, davet yapıldı, festivaller ve fuarlara katılım sağlandı.

    Bu konuda çalışmalar durmadı, artarak devam ediyor, bu çalışmalardan bir yenisi ise, geçtiğimiz günlerde geniş katılımcı eşliğinde tekrar yapıldı.

    Buluşmaya il dışından ve il içinden 133 katılımcı iştirak etti. Üç gün boyunca devam eden buluşmada katılımcılar, Roma Hamamı’nın tanıtımı ve buraya neler yapılabileceği konusunda sunumlar yaptı. Roma Hamamının çevresinin açılarak uluslararası düzeyde bir kültür merkezi haline getirilmesiyle, Sarıkaya’nın bir kaplıca şehri olabileceği vurgusu yapıldı. Programın son gününde yapılan sunumların ardından, yatırım altyapısı, akademik yaklaşım, tanıtım ve sağlık turizmi başlıkları adı altında dört madde halinde sempozyum sonuç bildirgesi taslağı yayınlandı.

    Yatırım altyapısı ile ilgili hava kirliliği ve lojistik konularına değinildi. Lojistik açıdan konuşma yapan katılımcıların tamamına yakını, Ankara-Sivas hızlı tren hattının ve Havalimanının kullanıma açılmasıyla birlikte, Yozgat’a ulaşımın daha rahat olacağını belirtmişlerdir. Dünya ve Avrupa’da olduğu gibi, Türkiye’de de butik tarz otel ve kırsal turizmin katma değerinin yüksek olmasından dolayı tercih edildiği ifade edilerek, Sarıkaya özelinde de butik otellerin yapılabileceği ve daha yerel tarzda aktivitelerin düzenlenebileceği üzerine vurgu yapıldı. Basilica Therma’nın yer aldığı alanın Kuzey Kapadokya olarak yeniden tarif edilmesinin önemi üzerine değerlendirmelerde bulunuldu.

    Akademik anlamda, tam anlamıyla tarihlendirme yapılabilmesi için, kazı çalışmalarının özellikle Bölge Üniversiteleri nezaretinde başlanması gerektiği vurgulandı. Kazı çalışmaları hakkında her sene sonunda raporlar yayımlanması, bu çalışmalarda herhangi bir bulgu çıkarılması halinde bülten şeklinde haber haline getirilerek medyaya periyodik olarak sunulmasıyla, eserin sürekli gündemde tutulması gerektiği vurgulandı. Tarihi Roma Hamamı için, akademik yaklaşımın sadece sanat tarihi ve arkeoloji açısından değil, eş zamanlı olarak kırsal turizm ve gastronomi alanlarında da geliştirilmesi, bütüncül bir anlayış ile kalkınmaya katkı sağlayacağı fikrine varıldı. Kültür yolları ve destinasyon oluşturulması açısından, gerek tur operatörleri ve gerekse Turizm pazarlaması işletmelerine yön verecek somut bilgiler sunan akademik çalışmaların yapılması tavsiyesinde bulunuldu. Buraya yapılacak çevre düzenlemesinde, termali kullanacak olan ileri yaş turizmi göz önüne alınarak, gezi yoları, yeşil alanlar, çevrenin uyumlu hale getirilmesi ve uzun süre konaklama yapılacak şekilde bazı aktivitelerin yapılması gerektiği belirtildi.

    Tanıtım için hem yatırım hem de akademik yaklaşım altyapısı başlığı altında Tarihi Sarıkaya Roma Hamamı’na vurgu yapılacak odak noktasının belirlenmesi ve buna göre pazarlama planı oluşturulması konusunda görüş birliğine varıldı. Ayrıca, tanıtım açısından yurt içi ve yurt dışı örneklerin yerinde incelenmesine, tanıtım için senaryo yazılarak, etkileyici bir hikaye oluşturup, dikkatlerin bu bölgeye çekilmesine faydalı olacağı kanısına varıldı.

  • MHP’nin büyük iddiası, imkânsız değil…

    MHP’nin büyük iddiası, imkânsız değil…

    En son 24 Haziran Milletvekilliği seçimlerinde Yozgat’ta vatandaş, bir taraftan MHP bir taraftan da CHP’ye birer Milletvekili çıkartma imkânı sunarken, Ak Parti’ye de ayrıca bir mesaj verdi…

    Vatandaşın vermiş olduğu bu ince mesaj partiler tarafından henüz nasıl algılandı, bunu ilerleyen zaman içinde daha net görme imkânımız olacak…

    Şöyle ki; 31 Mart 2019 tarihinde yapılacak olan Mahalli İdareler seçimlerinde partiler tarafından gösterilecek adaylar noktasında göreceğiz…

    MHP’nin 24 Haziran seçimlerinde olduğu gibi 31 Mart mahalli idareler seçimlerinde de oldukça iddialı olduklarını şimdilerde yapılan açıklamalardan görmek mümkündür…

    Geçtiğimiz günler de MHP İl başkanının bu konuda büyük bir iddiası vardı… “Yozgat’ta 14-0 yapacağız, bütün çalışmalarımız bu yönde” dedi…

    Dolayısıyla Milliyetçi Hareket Partisinde aday adaylığı başvuru süreci başladı. Belediye Başkanı, Belediye Meclis Üyesi ve İl Genel Meclis üyesi olmak isteyen aday adayları partinin İl ve İlçe Başkanlıklarına müracaat edebilecek. Başvurular 15 Aralık tarihinde sona erecek.
    İl Başkanı Ferhat Altan ise aday adaylarının partilerine büyük teveccüh gösterdiğini söyledi.
    Altan Yozgat’ta her seçimde oylarını arttırdıklarını hatırlatarak, “Yozgat ve tüm ilçelerini MHP’li belediye başkan adaylarımız alacak. 14-0 yapacağız” dedi.
    Belediye Başkanlığı, Belediye Meclisi, İl Genel Meclisi için aday adaylık sürecinin 15 Aralık’ta sona ereceğini dile getiren Ferhat Altan, “Adayların açıklanacağı tarih ise Genel Merkezimiz tarafından açıklanacak. Adayların belirlenme sürecince ise üç yol izlenecek. Önce İl ve İlçe teşkilatlarının görüşleri alınacak. Daha sonra genel merkez tarafından bir anket çalışması yapılacak. Son olarak da aday belirleme komisyonunun da görüşü alınacak” dedi.
    Aday adaylarının partiye büyük teveccüh gösterdiğini vurgulayan Ferhat Altan, “Şuana kadar resmi olarak müracaat eden Yozgat için bir kişi. Onun dışında hem Yozgat’ta hem de ilçelerde en az 3 en fazla 7 aday adayı var. Bu isimlerinde dün itibari ile başlayan süreçte partimize müracaat etmesini bekliyoruz” diye konuştu.
    Parti tarafın yapılan anketlerde oy oranlarının yüksek çıktığına vurgu yapan Ferhat Altan, “AK Parti ile Yozgat’ta aramızda 7 bin oy var. Bu kapatılmayacak bir rakam değil. 3 bin 500 oyu siz aldığınız zaman diğer taraftan da aynı oranda oyu eksiltmiş oluyorsunuz. Yerel yönetimlerde avantajımız şu; İl genelinde her seçimde 5 bin oy artırıyoruz.  İyi bir ivme yakaladık. 30 binlerden 35 binlere çıkardık. Türkiye’de başarılı olan illerden bir tanesiyiz. Bunu yerel yönetimlere de yansıtacağız. Tam saha çalışacağız inşallah. Teşkilatlarımız buna hazır” şeklinde konuştu.
    Gösterecekleri adayların hizmet erbabı olacağını kaydeden Ferhat Altan, “Halkı ile kucaklaşan, şehrin sorunlarını çözen, particilikten ziya de hizmet eden, hizmet erbabı bir belediye başkanı adayımız olacak” dedi.

    Yerel seçimlerde Yozgat ve bütün ilçe belediyelerine alacaklarını ifade eden Ferhat Altan, “Bizim için iki yer çok önemli. Birisi Yozgat diğeri de Sorgun. Bu iki yeri alan dengeyi değiştirebiliyor” ifadelerini kullandı.
    Yerel seçimlerde kendisinin aday olmadığını söyleyen Ferhat Altan, “Ben aday değilim. Biz yeni bir görev aldık. Bu görevimi sürdüreceğim. Biz daha teşkilatlarda devam edeceğiz” dedi.
    Altan ayrıca, üç hilali tekrar Yozgat’ın semalarında dalgalandıracaklarını sözlerine ekledi.

  • Yaşam şartları giderek zorlaşıyor…

    Yaşam şartları giderek zorlaşıyor…

    Son bir yıldır piyasalar üzerinde oynanan bir takım oyunlar ve siyasi istikrarsızlık nedeniyle deyim yerindeyse iğneden ipliğe yapılan zamlar, toplumun her kesimini etkiledi…

    En son yapılan bir açıklamada şuana kadar 356 firmanın konkordato ilan ettiği ve yine birçok firmanın da zarar açıkladığı bilgisi yaygın ve görsel kanallar tarafından kamuoyuna duyuruldu…

    Şimdiye kadar yaşanan oyunlar sebebiylen çok etkilenen büyük şehirlerin ardından yaşanan ekonomik sıkıntılar küçük şehirleri etkisi altına almaya başladı.

    Hemen her gün farklı sektör temsilcilerinden iş hayatlarının olumsuz yönde etkilendiği açıklamalarına geçtiğimiz gün bir yenisi Yozgat’ta faaliyet gösteren nakliyeci esnaf temsilciliğinden geldi…

    Yozgat S.S. Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi Başkanı Nazım Altan, mazot fiyatlarındaki artışlardan dolayı sıkıntı yaşadıklarını belirterek, bu yılın hububat ve pancar hasadında ise yeterince iş yapamadıklarını söyledi.
    Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi Başkanı Nazım Altan, yaptığı açıklamada, nakliyeci esnafının zor ve sıkıntılı bir sezon geçirdiğini belirterek, mazottaki fiyat arışının nakliyeci esnafını sıkıntıya sevk ettiğini kaydetti.
    Altan, “Bu yıl bölgemizde hububat ürünlerinde verim düşüklüğü yaşandı. Bu durumdan biz nakliyeci esnafı da azda olsa etkilendi. Pancar fabrikaları özelleştirildi. Bu özelleşme ile fabrikayı alan firma nakliye ücretini bizim taleplerimizin çok altında karşılanması istemesi haliyle bizleri sıkıntıya soktu. Çünkü geçen yılla bu yıl arasında mazot fiyatlarında ciddi bir artış yaşandı. Yine araçlarımızın; lastik ve diğer masrafları da arttı.

    Buna rağmen nakliye ücretlerinin sabit ve daha altında çalışmamızın istenmesi kamyoncu esnafımızı sıkıntıya düşürdü.”dedi.
    Kooperatiflerinde 110 üyelerinin bulunduğunu söyleyen Başkan Altan, “Kooperatifimize kayıtlı üye sayımız 110’nun üzerindedir. Hepsinin tek geçim kaynağı bu kamyonlardır. İş yaparlarsa evlerine ekmek götürüyor, yapamazlarsa evlerine ekmek götüremezler. Yani sezonluk çalışıyoruz. Yılda toplam 3- 4 ay çalışıp geri kalan 8 ayda bu kazandığımız parayla geçinmek durumundayız.

    Bu yıl çiftçiler gibi bizlerde zor bir sezon geçirdik. Şuan üyelerimizden çoğu kamyonetlerini satma arayışı içine girdi. Bazıları ise farklı sektörlerde iş yapmayı planlıyor. Kamyoncu esnafımız zor durumda. Devlet büyüklerimizden özelikle çiftçi ve bizlerin olmazsa olmazı olan mazot’ta indirim yapmalarını istiyoruz. Nasıl ki gemilerde vergi indirimi varsa bize de aynı şekilde uygulanmasını istiyoruz. Aksi takdirde pek çok kamyoncu esnafımız iş yapmayarak kamyonunu satmak ve başka iş arayışlarına gireceklerdir”dedi.

  • Önceliğimiz Tarım ve Üretim olmalıdır

    Önceliğimiz Tarım ve Üretim olmalıdır

    Önce CHP Milletvekili Ali Keven, bu konuyu gündeme bir kez daha getirdi… Köylünün ve çiftçi kesimin sorunlarını Meclis’e taşıyarak, ilgili Bakanlıklara soru önergesi verdi…

    Şimdide MHP Milletvekili Ethem Sedef, aynı konu üzerinde ısrarla durarak, Yozgat’ta tarım ve hayvancılığın bitme noktasına geldiğini TBMM’de Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’ye verdiği soru önergesinde çiftçilerin sorunlarını 4 ana maddede sıralayarak bakanlığın harekete geçmesini istedi…

    Milletvekili Sedef’in bu konudaki açıklamasına geçmeden önce birkaç noktaya dikkat çekmek istiyorum…

    Yozgat’ın, tarım ve hayvancılık şehir olduğu herkes tarafından kabul görürken, bu konuda yerel yönetimlerin çalışmalarına baktığımızda ne tarım ne de hayvancılık alanlarında şimdiye kadar vatandaşı teşvik edecek, sorunları çözecek bir icraat görmek mümkün olmadı.

    Hâlbuki geçmiş yıllarda merkeze bağlı köylerdeki vatandaşlar şehre en az bir kez gelir, ilin ekonomisine önemli katkı sunardı…

    Şimdi ise, merkez köylerin büyük bir kısmı bu tercihini çevre illerin ilçelerine giderek yapıyor… Mesela merkeze bağlı Çadırardıç bölgesindeki köyler tercihini Sungurlu ilçesinden yana yapıyor…

    Bakınız Yozgat’ta tarım ve hayvancılığın ne duruma geldiğini MHP Milletvekili verdiği soru önergesinde şu sözlerle izah etti:

    Sedef,” Çiftçimiz tarlasına gübre atamaz hale gelmiştir. Önlem alınmadığı taktirde tek geçim kaynağı tarım ve hayvancılık olan Yozgat çiftçisi köylerini terk edip, arazilerini boş bırakmak zorunda kalacaktır.”dedi.
    Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Yozgat Milletvekili İbrahim Ethem Sedef, Yozgat çiftçisinin sorun ve beklentilerine ilişkin Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’ye soru önergesi verdi. Tarım ve hayvancılık yaparak geçimini sağlayan Yozgatlı çiftçilerin sorunlarını 4 ana maddede toplayan Sedef, bunların çözümü için Bakanlığın harekete geçmesini istedi.
    Özellikle gübre, mazot, ilaç, elektrik ve su giderlerinin yüksekliği sebebiyle Yozgat tarımının yüzde 70’ler oranında gerilediğine dikkat çeken Sedef, ” Çiftçimiz tarlasına gübre atamaz hale gelmiştir. Önlem alınmadığı taktirde tek geçim kaynağı tarım ve hayvancılık olan Yozgat çiftçisi köylerini terk edip, arazilerini boş bırakmak zorunda kalacaktır. Bu durum her geçen gün göç veren şehrimizin en büyük sıkıntısı haline dönüşmektedir” dedi.
    Yozgat çiftçisinin Türkiye’de yaşanan piyasa manipülasyonları ve son dönemde ortaya çıkan ekonomik sıkıntılardan da olumsuz etkilendiğini vurgulayan Sedef, elektrik, su, akaryakıt, gübre, ilaç gibi maliyet giderlerinin her geçen gün arttığını, Yozgat çiftçisinin, gelen zamlar sonrası neredeyse yok olma noktasına geldiğini belirtti. Sedef, yazılı olarak cevaplandırılması kaydıyla, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’ye şu soruları yöneltti:
    Hububat ekimi yapan çiftçinin girdi kalemleri için ayrı ayrı belirtilmek suretiyle, dönüm başına harcaması nedir? Ne kadardır?
    Tarımsal üretimde kullanılan Akaryakıt, Elektrik, Gübre, İlaç, Sulama giderleri üzerindeki KDV ve ÖTV yükü nedir ve ne kadardır? Bu oranların düşürülmesi için Hazine ve Maliye Bakanlığı ile bir çalışmanız var mı? Yoksa böyle bir çalışma yapmayı düşünüyor musunuz?
    Arazi toplulaştırma ve sınırsız köy projelerini hızlandırma ve yaygınlaştırma konusunda hangi çalışmalar yapılmaktadır?
    TMO tarafından görevlendirilen uzman inceleme (ekspertiz) hizmeti veren personelinize fiyatlama konusunda, ilan edilen fiyatlar dışında bir fiyat sınırlaması getirilmekte midir?

  • İLÇELERDE ADAY ADAYI YOĞUNLUĞU

    İLÇELERDE ADAY ADAYI YOĞUNLUĞU

    Yerel seçimler yaklaşırken, Yozgat merkezde partilere müracaat eden aday sayısı beklenenin çok altında kalırken, bu durum ilçelerde yoğun bir şekilde yaşanıyor…

    İlçelerin büyük çoğunluğunda geçmiş yıllarda olduğu gibi şimdide en çok aday başvurusunun Ak Partide olduğu dikkatleri çekiyor…

    Ak Partide 5 Kasım’da başlayan aday adaylık başvuru süresi bir kez daha uzatılmazsa yarın mesai bitiminde sona erecek.

    Ak Partiden aday adayı olarak önemli isimler vitrine çıktı… Bunlar arasında en çok dikkat çeken ise, Yozgat’ta uzun yıllar SGK Müdürlüğü görevinin ardından Çorum SGK İl Müdürlüğü yapan Duran Cesur, AK Parti’den Sarıkaya Belediye Başkan Aday Adaylığı müracaatını yaptı.
    Kalabalık bir grup eşliğinde AK Parti Sarıkaya İlçe Teşkilatına gelen Duran Cesur, müracaat dosyasını İlçe Başkanı Bülent Doğan’a teslim etti.
    Cesur, Aday Adaylığı müracaatı sonrası yaptığı konuşmada; aziz şehitlere Allah’tan rahmet yakınları için başsağlığı dileğinde bulundu. Cesur, “31 Mart 2019 da mahalli idareler seçimleri olacak ilçemizde de belediye başkanlığı aday adaylığı için bu gün müracaatımızı sizlerin huzurunda yapıyoruz. Allah nasip ederse bize de bu görev verilirse elimizden geldiği kadar çalışacağız. Şuan ilçemizde aday adaylığı müracaatı 10 kişiden fazla oldu. Ben bütün arkadaşlarımıza başarılar diliyorum. Kim başarılı olacaksa ilçemiz için Cenab-ı Allah ona nasip etsin. Duran Cesur olarak ben aday gösterilirim ya da gösterilmem. O mesele değil her hangi bir arkadaşımız aday olduğu zamanda biz onun yanında olacağız. “dedi.
    Yozgat’ta daha önce SGK İl Müdürü olarak görev yaptığını hatırlatan Cesur, “Bu görev süresince mutlaka herkese hizmet edebilmişizdir. Kimsenin kalbini kırdığımızı zannetmiyorum. Görevler makamlar çok ağırdır.2008 yılında SGK birleşirken bizi İl Müdürü olarak atadıkların da tabi orada bir hizmet binasının ve ilçelere şube açabilirsiniz denilince ilk önce aklımıza kendi ilçem Sarıkaya geldi. Yozgat ta görev yaptığım da ilk şubemizi buraya Sarıkaya ya açtık. Sorgun, Boğazlıyan, Akdağmadeni Yerköy, Çekerek gibi diğer ilçelere de açtık. Daha sonra Çorum SGK İl Müdürü olarak 6 yıldır orada görev yaptım. Orada da elimizden geldiği kadar yeni bir hizmet binası içlerde şubeler açtık. Bunu partimizin milletvekillerimizin de desteği ile katkılarıyla biz bu işleri başardık ”diye konuştu.

    Belediyeciliğin zor bir görev olduğunu vurgulayan Cesur, “ Belediyecilik işinin çok zor bir görev olduğunu biliyorum. İnsanlara hizmet etmenin de çok güzel bir şey olduğunu da biliyorum. Hz Ömer Halife seçildiğinde demiş ki “Ateşten gömleği sırtımıza giydik. Bu iş başkan olunca ateşten bir gömlektir, vebali de çoktur onu da biliyoruz. Ama insanlara hizmet etmek halka hizmet etmek Hakka hizmet etmektir.”şeklinde konuştu.

  • Akdağmadeni’nde belediye ticareti geliştirecek proje hazırladı

    Akdağmadeni’nde belediye ticareti geliştirecek proje hazırladı

    Belediyeler, bir ilin, ilçenin, beldenin en önemli değerleridir. İl, ilçe, belde Belediyelerin yaptığı hizmetlerle hem gelişir, hem kalkınır… Belediyeler, gelişmenin ve kalkınmanın yada gelişmemenin ve geri gitmenin kilit noktasıdır.

    Yozgat bu konuda yıllardır talihsizlikler yaşadı… Yozgat’ta ticari hayat bugün durma noktasına gelmişse, şehirde birçok esnaf bugün kaybolmuşsa sebebi bellidir…

    Dolayısıyla şehirde sosyal ve kültürel hayatın olup olmadığına bakmak için önce yerel yönetimlerin icraatları ve faaliyetleri incelenmesi gerekir.

    Mesela konumuzla direkt ilgili dün gazetelerde bu konuda güzel bir haber vardı… Akdağmadeni ilçemizde Belediye tarafından hazırlanan bir çalışma dikkatimi çektiği için sizlerle paylaşmak istedim…

    Akdağmadeni Belediyesi ilçenin yeni vizyonunu oluşturan projeleri hayata geçirmek amacıyla önemli 4 projenin adımlarını attı. Proje bedelinin 200 Milyon TL olduğu belirtildi.

    Belediye Başkanı İrfan Coşgun, yaptığı açıklamada, Akdağmadeni Turizm Merkezi Projesi, Fındıklı Göleti Projesi, Atık su Arıtma Tesisi Projesi ve Vahşi Depolama Alanı ıslah projelerine start vererek projelerin gerçekleştirilmesi noktasında ilk adımların atıldığını söyledi.

    Coşgun, “Özellikle Akdağmadeni’nde ticari hayatı geliştirecek projeler üzerinde duruyoruz. Turizm kümelenme alanlarının tesisi, projelendirilmesi ve hayata geçirilmesi noktasında büyük emek harcamıştır.

    Aynı zamanda Fındıklı Bölgesinde ilçemizin 50 yıllık su ihtiyacını karşılayacak, bölgeye hareket kazandıracak, kültür balıkçılığını geliştirecek, orman yangınlarında kullanılacak ve mesire alanları ile Akdağmadeni’ne yeni bir rekreasyon alanı kazandıracak bir göletin inşasına önem veriyoruz.

    Bunun yanında Akdağmadeni bölgesi için ciddi çevre sorunlarına orta ve uzun vadede çözüm bulmak adına ıslah projelerini de başlattık.

    Atık su arıtma tesisi ise çevre kirliliğine sebep olan ve mevcut su varlıklarını kirleten bölgenin önemli bir sorununa çözüm olacaktır.4 projenin toplam yatırım maliyetinin eklentileri ile birlikte 200 milyon TL’yi geçeceği öngörülmektedir. Projeler ile ilgili detaylar yakın zamanda kamuoyuyla paylaşılacağız” dedi.

  • Meclis yeni yılın  bütçesini hazırladı…

    Meclis yeni yılın bütçesini hazırladı…

    Yozgat İl Genel Meclisi yoğun sürecek 2019 yılı yatırım, çalışma ve performans görüşmeleri öncesinde tahmini bütçeyi belirledi.
    Merkez köyleri başta olmak üzere, ilçeler ve bağlı köyler, belde ve beldelere bağlı köylerin yol,su, kanalizasyon ve benzer alt yapı işlerinin yapımı ile alakalı olarak önceki dönem olmak üzere, geçtiğimiz yıl yoğun bir çalışma programını yapan İl Genel Meclisi, dönem sonu çalışmaları bir kez daha masaya yatırdı…
    2018 yılının genel bir değerlendirmesini yapan Meclis, 2019 yılı ile ilgili yapılması gereken çalışmaların hazırlığını tamamladı.
    Yaklaşan yerel seçimler öncesi kırsalda yaşayan vatandaşların beklentilerini karşılamak üzere yılbaşında hazırlanan bütçenin verimli kullanıldığı genel bir görüş olarak kabul gördü.
    Bu konuda genel bir açıklama yapan İl Genel Meclisi Başkanı Halil Şahbaz, 2018 çalışma sezonunun devam ettiğini belirterek, planlanan hedeflere ulaştıklarını söyledi. Şahbaz, 2019 yılı mali bütçe taslağı üzerinde çalışmalar yapıldığını ve 113 milyon TL olan 2018 yılı bütçesinin 2019 yılı için 125 milyon olarak belirlendiğini açıkladı.
    Şahbaz, bütçenin hem stratejik plana, hem de gelirlere uygun olduğu için şişirilmiş değil, gerçekçi bir bütçe olduğunu ifade etti.
    İl Genel Meclisi olarak hedeflerinin her konuda hizmetleri tamamlanmış sorunsuz köyler oluşturmak olduğuna değinen Şahbaz, Yozgat’ımız ciddi yatırımları aldı.
    Artık susuz köyümüz kalmadı. Yine köy yolları konusunda önemli mesafeler alındı ve köy grup yolları sıcak asfaltla kaplandı. İnşallah yeni dönemde de hızlılıkla bu altyapı hizmetlerine devam edeceğiz. Hedefimiz altyapı da sorunsuz köy bırakmamak dedi.
    Meclis Başkanı Şahbaz, 2019 yılı yatırım ve çalışla programına yönelik çalışmaların devam ettiğine dikkat çekerek, genel bütçeden yatırıma ayrılan payın 50 milyon TL olduğunu kaydetti.
    Meclis üyelerinin birlik ve beraberlik içerisinde çalışarak, Yozgat’ın çıkarları doğrultusunda kararlar aldığının altını çizen Şahbaz kamu kurumlarının 2019 yılı performans programının ay sonuna kadar sürecek toplantılarla programa alınacağını ifade etti.
    Şahbaz, “İl Genel Meclisi, sahip olduğu bütçe doğrultusunda aldıkları yatırım kararları ile köylerimize hizmet götürmektedir. İl Genel Meclisimiz, gerek köylerimize hizmet götürülmesi noktasında gerek eğitim, sağlık, tarım vb. alanlarda ilimiz ihtiyaçlarının giderilmesi konusunda kurumlarımıza büyük destek vermektedir” dedi.
    Yozgat’a hizmet için ayrılan kaynağın doğru ve yerinde kullanılması için projeler yapılacağını dile getiren Şahbaz, ihtiyaç planlaması doğrultusunda hizmetlerin götürüleceğini belirtti.

  • Organlarımız, yepyeni yaşamlara birer umuttur

    Organlarımız, yepyeni yaşamlara birer umuttur

    Sağlık Müdürlüğü görevlileri, Organ bağışı kampanyası çalışmasıyla toplumda farkındalık oluşturmak için adeta atağa geçti…

    İl Merkezi ve İlçelerimizde kurum tarafından görevlendirilen ekipler, vatandaşı görsel ve yazılı broşürlerle bilgilendirirken, vatandaşında merak ettiği sorulara aklıda kalıcı cevaplar verdiler

    Cumhuriyet meydanında stant kuran ekiplerin yanından geçerken, bir hanımefendi tarafından “buyurun siz de almaz mısınız” sözü üzerine uzatılan broşürü aldım… Ayaküstü inceledikten sonra “Hadi bende bağışta bulunayım” dedim…

    Kurulan stantta sadece tanıtım yapıldığını, organ bağışlama işleminin ilgili kurumlar tarafından yapıldığını öğrendim.

    Buradan ilan ediyorum kampanyaya ilk fırsatta iştirak edeceğim… Sizlere de tavsiye ediyorum… Bu konuda yaptığım küçük bir araştırmada uzmanlar her gün organ bağışı bekleyen üç kişinin hayatını kaybettiğini söylüyor…

    Dolayısıyla organlarımızla bizden sonraki hayatlara umut olmak kadar yeryüzünde güzel başka bir şey aklıma gelmiyor. Organ bağışlamanın inancımıza göre bir sakıncası da olmadığına göre, yapılacak en güzel ve hayırlı olan biran evvel bu görevi yerine getirmektir.

    Bu yıl “Organ Bağışı Haftası” kapsamında “Hayatım Hayatın Olsun” sloganı ile hastanelerde, okullarda organ bağışına dikkat çekmeye yönelik çeşitli etkinlikler yapılmaya devam ediyor. Yozgat Cumhuriyet Alanı’nda Videolarla Farkındalık çalışması yapılarak, vatandaşlara broşürlerin dağıtımı sürüyor. Ekipler, vatandaşları duyarlı olmaya davet ederken, sosyal medya üzerinden yaptıkları paylaşımlarla da dikkat çekmeye çalışıyor.

    Benzer çalışmalar ilçelerimizde de halen devam ediyor. Mesela Sorgun İlçe Sağlık Müdürlüğü ve Sorgun Devlet Hastanesinin organize ettiği Organ Bağışı Farkındalık Eğitimi, okullarda öğrenci ve öğretmenlere verildi. Yozgat’ta ise Organ ve Doku Nakli İl Koordinatörü Mehmet Duman tarafından Yozgat Şehitler Fen Lisesi’nde öğrenci ve öğretmenlere Organ Bağışında En Çok Merak Edilenler ve Farkındalık Eğitimi verildi.

    Organ Bağışı Haftası etkinlikleri kapsamında, Yozgat İl Sağlık Müdürlüğü, ‘Bağışlanan her organ filizlenen bir hayattır’ radyo programı da düzenledi. Programda Yozgat Organ ve Doku Nakli İl Koordinatörü Mehmet Duman vatandaşların merak ettiği soruları cevapladı. Yozgat İl Sağlık Müdürü Dr. Fatih Şahin, “Sağlıklı olan her vatandaşın, gelecekte bir gün kendisi ya da bir yakını için organ nakli gerekebileceğini göz önünde bulundurarak, organ bağışında bulunması ve farkındalığın artırılması önemlidir. Ülkemizde 25 binden fazla organ bekleyen hasta var. Maalesef ki, o yoğunlukta organ bağışı yapılmıyor. Farkındalık çalışmalarıyla sayıların artığını da görmekteyiz. Ölümden sonra toprakta çürümeye terk edilen organlarımız, aslında yepyeni yaşamlara birer umuttur. Hastanelerimizde, okullarda stantlar açarak, eğitim verdik, yine şehrimizin meydanında videolar eşliğinde vatandaşlarımıza broşür dağıtıp, bilgi verdik, radyo programı düzenleyerek ilçe, köylerdeki vatandaşlarımıza ulaşabilmek için de çalışmalarımız oldu” dedi.

  • Proje merkezi ve kursiyer denetimi

    Proje merkezi ve kursiyer denetimi

    Merkez ve ilçeleri dikkatli takip ettiğimizde çok çeşitli faaliyetler göze çarpıyor… Bunlardan iki örnek vererek, sohbeti sürdürelim istiyorum…

    Önce Akdağmadeni Belediyesi tarafından yürütülen bir projeden bahsedeceğim… İlçede hizmetlerin daha profesyonel ve faydasal yürütülmesi adına Akdağmadeni Belediyesi bünyesinde proje birimi oluşturularak yeni hizmet binasında hizmet vermeye başladı.

    Birim bünyesinde çeşitli bakanlıklarla ve kamu kurumları ile olan projeler yürütüleceği gibi, vizyoner projelerin oluşturulması, etkin ve yerinden uygulamaların hayata geçirilmesi faaliyetlerinin yürütülmesi planlandığı belirtildi. Belediye Başkan İrfan Coşgun oluşturulan birimin Akdağmadeni ilçesine yeni projeler kazandırılması ve özellikle esnaflarımıza kamudan sağlanan hibelerin daha etkin ve verimli bir şekilde ulaştırılması adına bu birime ihtiyaç olduğunu vurgulamıştır. Birimin temel hedef ve görevleri ise öncelikle yeni projelerin hayata geçirilmesi, KOSGEB ve İŞKUR faaliyetlerinin yürütülmesi, istihdam oluşturucu faaliyetlerin gerçekleştirilmesi, Avrupa Birliği projelerinin ve Tarımsal Kalkınmayı Destekleyici projelerinin danışmanlığının yapılması, ORAN Kalkınma Ajansı ile koordinasyonun sağlanması, UNDP ve benzeri uluslararası kurumlarla diyalogunun geliştirilmesi olarak belirlenmiştir. Kurum aynı zamanda Akdağmadeni Kaymakamlığı ve Akdağmadeni Belediyesi birlikteliği ile yürütülecek projeler konusunda da ortak birim olarak hizmet verecektir

    İkinci örnek ise Yozgat Çalışma ve İş Kurumu ve İl Müdürlüğü Yozgat Halk Eğitim Merkezindeki Alçı Şekillendirme Kursunu ve Rehabilitasyon Merkezindeki Şapka Dikim Kursunu denetlemek amacıyla ziyaret etti.

    Konu hakkında açıklamalarda bulunan Yozgat Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürü Taner Yıldız, İl Müdürlüğü olarak işbirliği kapsamında açtığımız Mesleki Eğitim Kurslarımızı denetim ekibimizdeki görevli personellerimiz rutin olarak denetliyor dedi. Yıldız, denetim ekibinin Alçı Şekillendirme ve Şapka Dikim Kurslarını denetlediği bilgisini vererek, denetim sırasında hem kursiyerlerle hem de kurs öğreticisi ile görüşmeler yapılarak kurs sürecinin takip edildiğini söyledi. Yıldız, denetimlerimizden kursiyerlerin memnun olduklarına dair geri dönüşler almak bizleri sevindiriyor açıklamasında bulundu.

    İl Müdürlüğü olarak Mesleki Eğitim Kurslarına azami derece önem verildiğini ifade eden Yıldız, işgücü piyasasındaki nitelikli personel ihtiyacını karşılamada Mesleki Eğitim Kurslarının çok faydalı olduğunu söyledi.

    Bu çalışmalar basit gibi düşünülebilir belki. Fakat topluma yeni bir şeylerin kazandırılması bakımından yapılan bu çalışmalar zamanla daha da geliştirilerek ve dönüştürülerek, toplum bilincinin artırılmasına ve farkındalık duygusunun çoğalmasına vesile olacaktır.

  • Toplum bilinci ve lösemi haftası

    Toplum bilinci ve lösemi haftası

    2-8 Kasım tarihleri Lösemili Çocuklar Haftası olarak kabul edilmektedir. Bu tarihler süresince okullar ve çeşitli kurumlarda lösemi ve lösemili çocuklarla ilgili bilgiler verilmektedir.
    Bilindiği gibi lösemi, tedavisi güç olan bir hastalıktır. Lösemili çocuklar gerçekten çok zo süreçlerden geçmektedir. Bu süreçleri o körpecik bedenleri ile tek başına aşmaları çok zordur. Bu yüzden gerek aileleri tarafından gerekse de toplumun geneli tarafından psikolojik veya ekonomik destek görmeleri çok önemlidir.

    Hastalıkların tedavisinde psikolojik desteğin önemi büyüktür. Özellikle lösemi gibi hastalıklarda, hastaların sürekli iyi bir psikolojiye sahip olması, toplumla iç içe olması çok önemlidir. Onlara gösterilen en ufak bir sevgi veya ilgi bile mucizeler yaşanmasına sebep olabilir. Bu yüzden toplumu oluşturan bireyler olarak hepimiz bu konuda bilinçli olmalı, insanlık örneği sergileyerek lösemili çocuklara hem ekonomik açıdan hem de psikolojik açıdan destek çıkmalıyız.

    Bu konuda Yozgat’ta geçmiş yıllarda olduğu gibi bugün de toplum arasındaki dayanışmayı sağlamak, dertlere ortak olmak ve paylaşarak, acıları azaltmak maksadıyla çeşitli etkinlikler düzenlenmektedir.

    Yozgat Merkez Ortaokulunda 2-8 Kasım Lösemili Çocuklar Haftası dolayısıyla toplumda farkındalık oluşturmak amacıyla etkinlik düzenlendi.
    Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü öncülüğünde İl Milli Eğitim ve Eğitim Bir Sen ortaklığında Lösemili Çocuklar Haftası dolayısıyla bir program düzenlendi.

    Yozgat Merkez Ortaokulu’nda düzenlenen programda Yozgat Vali Yardımcısı Faruk Ekiz, İl Milli Eğitim Müdürü Yusuf Yazıcı, Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Abdullah Neşeli, Yozgat Eğitim Bir-Sen Şube Başkanı Kenan Şerefli lösemi hastası çocuklar ve aileleriyle bir araya geldi.

    Programa katılan protokol, farkındalık oluşturmak amacıyla öğrenciler ve katılımcılar Tarih dersini maske takarak dinlediler. Daha sonra katılımcılar sınıfları gezerek öğrencilere maske ve lösemiyi anlatan broşür dağıttılar.
    Program sonrası bir açıklama yapan İl Milli Eğitim Müdürü Yusuf Yazıcı, lösemili hastaların yaşadıkları sorunlara karşı empati geliştirmek için öğrencilerle bir araya geldiklerini söyleyerek “Öğrencilerimizin lösemi hastalarıyla empati geliştirme sürecine dahil olmaları ve onları daha iyi anlayabilmeleri ve lösemili hastaların hayatlarını kolaylaştırma noktasında kurumsal olarak böyle bir etkinlik düzenledik” dedi.
    2-8 Kasım Lösemili Çocuklar Haftası dolayısıyla İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Yozgat Eğitim Bir-Sen ile birlikte ortaklaşa program düzenlediklerini dile getiren Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Abdullah Neşeli, Lösemili hastalar için bir farkındalık eğitimi planladık ve Merkez Ortaokulunda lösemili aile ve çocuklarıyla bir araya geldik.

    Yozgat’ta Aile Çalışma Ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü olarak 100 tane lösemili çocuğu takip ediyoruz. Bunlarla tedavi süresinden sonra kendilerine destek olabilmek amacıyla ‘Umut Yolcuları’ projesini geliştirdik. Bu projeyle biz bugüne kadar birçok aileye ziyarette bulunduk. Onların mutlu olmaları moral ve motivasyonlarını yükseltmek için kendilerine sosyo kültürel faaliyetler düzenledik. Hep birlikte olduk ve lösemi konusuna Yozgat’ta dikkat çekmeye çalıştık dedi.

  • Eş zamanlı olarak fidanlarımızı diktik

    Eş zamanlı olarak fidanlarımızı diktik

    Bir Türkiye projesi olan “Fidanlar, fidanlarla büyüyor” etkinliği öğrencilerin yoğun katılımı ile Bozok Üniversitesi sürekli eğitim uygulama ve araştırma merkezi alanında gerçekleştirildi…

    İlimiz yeni Valisi Kadir Çakır’ın başkanlığında düzenlenen fidan dikme etkinliğine katılan öğrenciler, karşılarında yeni bir vali gördükleri için hem şaşkın hem de mutlu olduklarını vali ile yapılan sohbetten fark ettim.

    İlimiz Valisi Sayın Çakır, kendisinin de ifade ettiği gibi, Anadolu coğrafyasının bir evladı, hem vatandaş hem de çocuklarla yaptığı sohbetlerde bu avantajını en iyi şekilde kullanmasını biliyor…

    Bu konular üzerinde zaman içinde daha çok sohbetimiz olacak ama şimdi konumuz fidan dikme etkinliği olduğu için önce bunu konuşalım…

    Bir hikâyeden hatırlıyorum… Hayatta bir insan için en önemli iki güzel şey vardır, birisi çocuk büyütmek diğeri fidan dikmektir.

    Bu anlamda ilimizde Milli Eğitim Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından düzenlenen ‘Fidanlar Fidanlarla Büyüyor’ projesi kapsamında Bozok Üniversitesi Kampus alanına öğrenciler tarafından bin 500 dikimi gerçekleşti.
    Bozok Üniversitesi Kampus alanı içerisinde gerçekleştirilen fidan dikim programına Yozgat Valisi Kadir Çakır, Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Salih Karacabey, Tarım ve Orman Bakanlığı Yozgat İl Müdürü Ziyaattin Özdemir, İl Milli Eğitim Müdürü Yusuf Yazıcı, kurum müdürleri ve çok sayıda öğrenci katıldı.
    Öğrencilerde ağaç ve orman sevgisini geliştirmek ve çevreye karşı duyarlılığını artırmak amacıyla düzenlenen etkinlikte toprakla buluşan fidanlara öğrenciler can suyu verdi. Program sonrası gazetecilere açıklamalarda bulunan Yozgat Valisi Kadir Çakır, il genelinde bin 500 fidanı toprakla buluşturduklarını söyleyerek “Bugün Türkiye genelinde 81 ilimizde fidan dikimi oldu. Türkiye’mizde yaklaşık ilk ve ortaokulda okuyan 10 milyon öğrencimiz var. Çok genç ve dinamik bir nüfusumuz var. Bir ülkenin en büyük zenginliği de bu olsa gerek. Bu gençlerimizi Milli Eğitim Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığı birlikte bir protokol yaparak fidanlarla tanıştırmak, buluşturmak istedi. Bu kapsamanda Yozgat ilimizde 42 bin tane ilk ve ortaokulda okuyan öğrencimiz var.

    Bugün merkezimizde ve ilçemizde bin 500 öğrencimiz fidanla buluştu. Bu bin 500 ile başladı inşallah 42 bine tamamlayacağız bu sayıyı. İnşallah ağaçlarımızın hepsi tutar ve yeni yeni fidanlar oluşur. Ben bu kampanyaya yakın ilgi gösteren çalışma arkadaşlarımıza, öğrencilerimize teşekkür ediyorum” dedi.
    Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Salih Karacabey ise “Fidanlar Fidanlarla Büyüyor projesi kapsamında üniversitemizin alanının tercih edilmiş olması ve ilimizdeki ortaöğretim öğrencilerinin bir çocuğunun buradaki ağaç dikme törenine katılması bizleri mutlu etti” dedi.

  • Yöremizde bir yerde bir şeyler üretiliyor

    Yöremizde bir yerde bir şeyler üretiliyor

    Yozgat’ta üretim yok diyenlere “Boğazlıyan ilçesinde 18 yıldır faaliyet gösteren bir firma, dekorasyon ve el sanatları ağırlıklı olmak üzere bakırdan banyo küveti, mutfak ve bahçelere süs eşyaları imal ediyor. Başta Amerika Birleşik Devletleri ve kutsal topraklar olmak üzere dünyanın birçok ülkesine ürünlerini ihraç ediyor.” Verilecek en güzel cevap bu olduğunu söylemekle başlayalım…

    Yozgat’ın doğru şekilde incelendiğinde mutlaka başka bölgelerinde de çeşitli üretimler olduğunu görmek mümkündür… Dün gazetelere haber konusu olan bu çalışmayı bir kez de buradan paylaşmak istedim… Boğazlıyan’daki fabrikalarında uzun yıllar üretilen bakır, pirinç, alüminyum ve paslanmaz metallerden el sanatlarına yönelik banyo küveti ve çeşitli bahçe eşyaları, mutfak lavabosu ve tezgahı üreten bir firma, bu ürünleri başta ABD olmak üzere kutsal topraklar ve birçok Avrupa ülkelerine satıyor. Ürünlerinin tamamını yurtdışına satarak dövizdeki yükselişe inat ülke ekonomisine döviz girdisi sağlayan şirket bakır işlemeciliğinde dünyada söz sahibi ülkelerle de rekabet ediyor. Daha önce Mekke ve Medine’de kutsal topraklarda Mescidi Nebevi alanındaki aydınlatmaların, saray kapılarını ve bahçe korkuluklarının imalatını yapan firma, şimdi de Avrupa ülkelerine banyo küveti, mutfak tezgahı ve lavabosu ile bahçe eşyaları yaparak ürünlerin tamamını ihraç ediyor.
    Uzun yıllar firmada çalıştığını söyleyen Selçuk Miçi, “Çorum’dan buraya çalışmaya geldim. Burada yıllardır çalışıyoruz, geçimimizi buradan sağlıyoruz. Bakır küvet, sulak benzeri süs eşyaları yapıyoruz. Bu ürünler Avrupa ülkelerinde kullanıldığı için mutluluk duyuyoruz. Ürünlerimiz hem hediyelik hem de kullanım amaçlıdır” dedi.
    Murat Özcan isimli çalışan ise “Yıllardır bu firmada çalışmaktayım. Geçimimizi buradan sağlıyoruz. Yurt dışı odaklı çalışıyoruz. Sevkiyatlar yapıyoruz. Yaptığımız ürünler küvet, bahçelerde kullanılan saksılar, çiçeklikler ve posta kutuları yapıyoruz.
    Firmamızda bunu üretip yurt dışına satmasından çok mutlu oluyoruz. Ürettiğimiz ürünlerin yurt dışına satılması bize mutluluk veriyor” diyor.
    Firmalarında 170 kişinin çalıştığını söyleyen Şirket Müdürü Abbas Budak, “Metal bölümümüzde el sanatları ağırlıklı ürünler imalatı yapıyoruz. Buradaki imalatını yaptığımız ürünlerin yüzde 100’ü ihracattır. İhracat yaptığımız ülkeler başta ABD olmak üzere İngiltere, Fransa, Almanya ve gelişmiş Avrupa ülkeleridir. Bazen özel projeler oluyor. Kutsal topraklar diye adlandırdığımız Mekke ve Medine’ye Mescide Nebeviye alanlarındaki aydınlatmaları, saray kapılarını, korkuluklarını ve süslemelerini Boğazlıyan ilçemizde biz firma olarak imalatını yapmıştık. Bizim için bu gurur verici bir olay” dedi.

    “Bu üretimlerimizde özellikle bakır, pirinç, paslanmaz DKP saçlardan, alüminyumdan ev ve bahçe ürünleri imalatı yapıyoruz. Şu anda bakırdan banyo küveti, saksılık, bahçelere süs eşyaları üretiyoruz. Ülke dışına ihracatımız elbette gurur verici. Ülkemizin ihracata yönelmesi konusunda biz de firma olarak katkıda bulmak için çalışıyoruz, bu bizim için onur verdiğini” ifade ediyor.

  • STK ile Üniversitenin işbirliğinden elde edilecek kazanımlar

    STK ile Üniversitenin işbirliğinden elde edilecek kazanımlar

    Üniversiteler bir şehrin olmazsa olmazıdır… Çünkü gelişmesinin ve kalkınmasının en önemli lokomotifi her zaman eğitim kurumları olmuştur.

    Bu anlamda Yozgat’ın Üniversiteye ne kadar ihtiyacı varsa Üniversitenin de Yozgat’a ihtiyacı olduğunu unutmamak lazım… Yozgat’ın üniversitesiz ne gelişmesi ne de kalkınmasını mümkün görmediğim gibi, aynı durum Üniversite içinde geçerlidir.

    Bu durumda her iki tarafından birbirinden destek alması ve ortadaki gücü doğru kullanması gerekmektedir. Başta Valilik ve Belediye olmak üzere il genelindeki bütün kurum ve kuruluşların Üniversite ile işbirliği aynı zamanda güç birliği yaparak, gelişmesini, kalkınmasını sağlaması gerekmektedir.

    Bu konuda geçtiğimiz hafta yapılan önemli bir çalışma gazetelere haber konusu oldu… Yozgat Ticaret ve Sanayi Odası ile Bozok Üniversitesi arasında sektörlerin sorunlarının üniversite-iş dünyası işbirliği kapsamında çözümüne ilişkin çalışmalar yapılacak.

    Daha önceden bu anlamda belli başlı birkaç çalışma oldu ama devamı sağlanamamıştı… Bu sefer tarafların daha ciddi bir adım attığını düşünmek istiyorum…
    Yozgat’ta uzun yıllardır beklenen sanayi-üniversite işbirliğine yönelik atılan bu adımın ne kadar önemli olduğunu bir defa ifade etmekte fayda görüyorum. Dolayısıyla Yozgat Ticaret ve Sanayi Odası’nın girişimleri ile Bozok Üniversitesi, sektörel gelişim ve kalkınmaya akademik destek çalışmasını önemsiyorum.

    Bu anlamda Yozgat Ticaret ve Sanayi Odası arasında ile Bozok Üniversitesi arasında Üniversite-Sanayi İşbirliğini tüm alanlarda geliştirmek ve bu anlamda iki kurum arasındaki eğitim ve danışmanlıkla ilgili faaliyetleri yürütmek amacıyla toplantı düzenlendi.
    Yozgat Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Sinan Çelik ve beraberindeki heyet Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Salih Karacabey’i ziyaret etti. Samimi bir sohbet ortamında gerçekleşen ve karşılıklı fikir alışverişinde bulunulan görüşmede üniversite-sanayi işbirliği konuşuldu. Yozgat’ta uzun yıllardır beklenen üniversite-sanayi işbirliği için adımlar atılırken, TSO meslek komitelerinin sorunlarına ilişkin çalışmalar yapılacak. Bozok Üniversitesi ve TSO meslek komiteleri üyelerinin yer alacağı komisyonlar kurularak ortak projeler hazırlayacak. Oluşturulacak komisyonlar sektörel sorunlar ve çözümleri için projeler hazırlayacak ve uygulamaya koyacak.

    Toplantı sonrası bir değerlendirme yapan Oda Başkanı Sinan Çelik, “Yozgat’ta, üniversite ve özel sektör işbirliği yıllardır konuşulmuştur. Ancak, bir türlü eyleme geçirilememiş. Yozgat’ta gelişen birçok sektörün desteğe ihtiyacı olduğunu belirledik ve bu konuyu Rektör hocamızla paylaştık. Her zaman olduğu gibi bu alanda da bizlere destek vereceklerini ifade etti. Bu işbirliği çalışmamız da atacağımız adımların başlangıcı olacaktır” dedi.

    Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Salih Karacabey, üniversitelerin artık bulundukları bölgelerin kalkınmasında ve ihtisaslaşmasında önemli roller üstlendiğini söyledi.

    Prof. Dr. Karacabey, günümüzde, etkin bir üniversitenin büyüyüp, gelişmesi için sadece devlet kaynakları ile beslenmesinin yeterli olmadığına da dikkat çekerek, üniversitelerin aynı zamanda bulunduğu şehir tarafından sahiplenilmesi, üniversite-şehir bütünleşmesinin de sağlanması gerektiğine işaret etti. Karacabey, ‘’Bu anlayışa göre, üniversitelerden, bulundukları bölgelerin, şehirlerin ve ülke kalkınmasının lokomotifi olması beklenirken, şehir halkının da üniversiteyi her açıdan benimsemesi ve sahiplenmesi istenmektedir. Yozgat Bozok Üniversitesi olarak, bulunduğumuz şehirle bütünleşmeye ayrı bir önem veriyoruz. Değerli Yozgat halkımızın, buradaki kamu kurum ve kuruluşlarımız ile sivil toplum kuruluşlarımızın da bu bilinçle hareket ettiğini düşünüyoruz” dedi.

  • Elektrik, doğalgaz ve akaryakıtta indirim teklifi

    Elektrik, doğalgaz ve akaryakıtta indirim teklifi

    Hükümetin, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak tarafından beyaz eşya, mobilya ve otomotiv sektöründeki KDV ve ÖTV ve benzeri indirimlerin yapılacağını açıklaması üzerine çeşitli sivil toplum kuruluşların temsilcilerinden de farklı teklifler gelmeye başladı.

    Bu konuda Yozgat Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği Başkanı Latif Altın, döviz kurundaki düşüşe paralel olarak sanayi ve ticaretin olmazsa olmazı elektrik, doğalgaz ve akaryakıt fiyatlarında mutlak surette indirime gidilmesini teklif etti.

    Altın, 10 Ağustos’ta ülkeye yönelik gerçekleştirilen ekonomik saldırılar sonucu döviz kurunda yaşanan dalgalanmalar sebebiyle esnaf ve sanatkârların üretim maliyetlerindeki bütün girdilerde büyük oranda fiyat artışı yaşandığını hatırlattı.

    Türkiye’nin ekonomisini çökertmeye çalışan güçlü ekonomilere yönelik verilen bağımsızlık savaşının, hükümetçe alınan tedbirlerle başarıya ulaştığını, esnafından tüccarına ve sanayicisine kadar sergilenen milli duruşla saldırıların püskürtüldüğünü ve akabinde döviz kurunda düşüşler yaşandığını kaydeden Yozgat Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği Başkanı Latif Altın, güçlü ekonomilere karşı bağımsızlık savaşı veren ülke ekonomisine bütün güçleriyle destek olduklarını belirtti.

    Altın, Ekonominin temel direği olan esnaf ve sanatkârlarımızın ülkemizin ve kentimizin her köşesinde yürüttükleri ticari faaliyetler, ülkemiz için gelir vergi ve istihdam olarak geri dönmektedir. Esnaf ve sanatkârımızın maliyetlerinin arttığı bu dönemde döviz kurunda yaşanan gerilemeye paralel olarak sanayi ve ticaretin olmazsa olmazı doğalgaz, elektrik ve akaryakıt ücretlerinde indirime gidilerek, esnaf ve sanatkârların girdi maliyetleri düşürülmelidir.

    Esnaf ve Sanatkâra getirilen her destek ülkemizin daha fazla kalkınmasına ve istihdamına katkı olarak geri dönecektir dedi.

    Bunun yanında yerli üretim özendirilmesi, yerli üreticinin üzerindeki yükün azaltılarak yabancılarla rekabet edecek hale getirilmesi gerektiğine işaret eden Altın, yerli üretimin üzerindeki maliyetler düşürülüp yabancı ürünle rekabet edebilir hale getirilmesiyle raflarımız yabancı ürün istilasından kurtulacak ve yerini yerli ürünlere bırakacağını söyledi.

    Yozgat Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği Başkanı Latif Altın’ın bu teklifi herkes tarafından destek bulacaktır. Çünkü hükümetin şuanda beyaz eşya, mobilya ve otomotiv sektöründeki KDV ve ÖTV ve benzeri indirimler geçici ve sunidir.

    Hem otomotiv, hem beyaz eşya hem de mobilya sektörünün önemli bir kısmı yabancı üretimdir. Bugün ülkemizde satılan otomobillere ve beyaz eşyalara baktığımızda çoğunluğu yurt dışı menşelidir.

    Ülkemizin güçlü bir ekonomiye sahip olması için geçici çalışmalar yapmanın bir faydası dokunmayacaktır. Fakat bu ülkede esnaf ve sanatkar ne kadar çok desteklenirse, ülkenin menfaatine olacaktır.

     

  • Milletvekili Keven bilgi edinme hakkını kullandı

    Milletvekili Keven bilgi edinme hakkını kullandı

    Yozgat’ın her zaman “Ali abisi” oldu… Siyasette uzun yıllar tecrübe kazanan, bu tecrübesi ile vatandaşın gönlünde kurduğu tahtla yolu daha da açılan Ali Keven, 24 Haziran seçimlerinde partisinin Milletvekili adayı oldu… Yozgatlıların gösterdiği teveccüh neticesinde Yozgat’ı bir Milletvekili olarak TBMM’de temsil etme hakkını kazandı… Seçimlerden sonra her fırsatta ilin sorunlarını Meclise taşıdı…

    Daha önce Tarım ve Hayvancılık konularında olduğu gibi, köylünün, çiftçinin, nakliyecinin sorunlarını gündeme getirerek, çözüm yolları aranmasında sorumlu bir davranış sergileyen Milletvekili Keven, şimdide Yozgat’ın eğitimdeki sorunlarını Mecliste düzenlediği toplantıda gündeme getirdi…

    Devletin her vatandaşına sunduğu imkânlardan faydalanarak, bilgi edinme hakkını kullanan Milletvekili Ali Keven, “Milli Eğitim İl Müdürlüğü’nden bilgi edinme kapsamında aldığımız bilgilere göre ilimizde 5025 kadrolu, 201 sözleşmeli, 465 ücretli öğretmen görev yapmaktadır. Yani toplam 5691 öğretmenimiz var. Örgün öğretimde toplam 74 bin öğrencimiz eğitim görürken, örgün öğretim yaşında olmasına karşın 6 bin öğrencimiz açık lisede kayıtlı. Açık lise öğrenci sayısı da çok yüksek bir sayı bunun ilimiz yetkililerince acilen irdelenmesi gerekiyor. Bu 6 bin öğrencimiz milli eğitim sistemimiz içinde eğitim-öğretim disiplininde yetişmelidir. Çünkü bu öğrencilerimiz kayıtsız, güvencesiz bir işte çalışırlarken başlarına bir iş gelebilir. Veya sokakta başlarına bir iş gelebilir. Bu durum acilen irdelenmelidir. Yozgat’ımızın eğitim alanında yaşadığı sorunları aşmasında bu kutsal mesleği icra eden öğretmenlerimize büyük görev düşüyor. Öğretmenlerimizin her türlü ekonomik sıkıntılardan kurtarılarak özlük haklarının iyileştirilmesi gerekli. 3600 ek gösterge talepleri için kanun teklifi verdim. Biran önce bu mağduriyet giderilmeli. Ücretli öğretmenlik adı altında asgari ücretle çalıştırıldıkları bu düzene bir son verilmeli ve bütün öğretmenler kadrolu olmalıdır”

    Öğretmenlerin il dışına tayin olmak istediğine dikkat çeken Keven; “Ayrıca verilen bilgilere göre 2015 yılında 148 öğretmen atanırken, 693 öğretmen il dışına tayin oldu. 2016 yılında 265 öğretmen atanırken, 480 öğretmen il dışına tayin oldu. 2017 yılında 24 öğretmen atanırken, 276 öğretmen il dışına tayin oldu. 2018 yılında 133 öğretmen atanırken, 568 öğretmen il dışına tayin oldu. Yani son 4 yılda Yozgat’a 570 öğretmen atanırken, 2017 öğretmen il dışına tayin oldu. Öğretmenlerimizi ilimizde tutamadığımız bir tablo var karşımızda. 

    Yozgat eğitimde hak ettiği bir noktada değil maalesef. İlimize gelen öğretmen, doktor, sağlık görevlisi bu ilde uzun süre yaşamayı düşünebilmelidir. Bunun içinde ilimize gelen insanların sosyal, kültürel, sanatsal ihtiyaçlarına yönelik çözümler üretmemiz lazım.

    Yozgat’tan birçok şeyi alıp koparan bu siyasi anlayış ilimizi bir cazibe merkezi yapmak öte dursun yoğun göç veren iller arasına girmesine sebep olmuştur. Eğitim konusunun detaylı bir çalışma ile ele alınmasını yeni Valimiz ‘den ve ilgili bürokratlardan rica ediyorum.

    Yozgat’ı eğitimde başarılı iller seviyesine çıkarmak için üzerimize düşen her görevi yapmaya hazırız. “Eğitimdir ki, bir milleti ya özgür, bağımsız, şanlı, yüksek bir topluluk halinde yaşatır; ya da esaret ve sefalete terk eder” diyor ulu önderimiz Atatürk. Kendisini sorumlu hisseden her kişinin bu sözü daima aklında tutması gerekli” diyerek açıklamasını bitirdi.

  • Turizme yönelik atılan adımlar umutları artırdı

    Turizme yönelik atılan adımlar umutları artırdı

    Yozgat’ın hem gelişmesini hem kalkınmasını hızlandıracak çalışmalardan birisi de hiç kuşkusuz Turizm potansiyelinin doğru bir şekilde değerlendirilmesidir…

    Yozgat, gelişmesini ve kalkınmasını sağlayacak bir diğer konu ise, tarım ve hayvancılığa dayalı sanayinin alt yapısının kurulmasıdır…

    Bugün Turizmle ilgili Yozgat’ın potansiyeline baktığımızda bu konuda evvelsi gün yapılan toplantıda Vali Vekili Salih Altun çok güzel bir sunum yaptı…

    Valilik toplantı salonunda Konya Ovası Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı tarafından düzenlenen “KOP Bölgesi Entegre Turizm Master Planı” kapanış toplantısında konuşan Vali Vekili Salih Altun, her alanda konulan hedeflere emin adımlarla ilerlendiğini belirtti.

    Altun,”Ülkemizin makroekonomide sağladığı başarının sürdürülebilmesi, her bölgeyi ve her kesimi içine alan yapısal ve mikro dönüşümün sağlanabilmesine bağlıdır. Bu bakımdan, her bölgenin kendi şart ve imkânlarına duyarlı, yerel düzeyde yapısal dönüşüm hedeflerine odaklı ve çok yönlü bir bölgesel gelişme politikaları uygulanmaktadır. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan nezdinde bir devlet politikası olarak belirlenen 2023 vizyonu çerçevesinde Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100. yılını kutlayacağımız 2023 yılına kadar ülkemiz için milli gelirden ihracata, spordan sanata, bilim ve teknolojiden üretkenliğe, sanayiden ticarete pek çok alanda hedefler konulmuş olup bu hedeflere ulaşma yolunda emin adımlarla ilerlenmektedir” dedi.

    Yozgat’ın her yönü ile gelişime açık, yatırım ve turizm potansiyeli yüksek bir il olduğunu ifade eden Altun, “Hızlı trenin faal hale gelmesi ve havaalanımızın açılması ile birlikte bu potansiyelden daha fazla yararlanma imkanı bulacağız. Yozgat’ımız Çamlığı ile Fatih, Oluközü, Kadıpınarı, Üçtepeler, Davulbaz tabiat parkı ile Sarıkaya, Sorgun, Merkez ve Yerköy’deki termal Kaynakları ile, UNESCO dünya mirası geçici listesine alınan Sarıkaya Roma Hamamı, Kerkenez Harabeleri ve tarihi konakları ile eşsiz bir turizm destinasyonudur. Bu çerçevede Valiliğimizce önemli turizm çalışmaları yapılmakta ve projeler hazırlanmaktadır. KOP bölgesi entegre turizm Master planı çerçevesinde yapılacak işlerin ve yatırımların da Yozgat turizmine önemli katkıların sunulacağına inanıyorum” dedi.

  • Kızılay haftası ve etkinlikler

    Kızılay haftası ve etkinlikler

    Türk Kızılay Kurumu, insanlarımızın zorda ve darda kaldığında manevi yönden kendisini yalnız hissetmelerini engelleyen önemli kuruluşların başında gelir…

    29 Ekim 4 Kasım tarihleri her yıl Ülkemizde Kızılay haftası olarak çeşitli etkinliklerle kutlanmaktadır. Bu konuda dün bir bildiri yayınladı…

    Türk Kızılayı Yozgat Şube Başkanı Ekrem İlker, Kızılay, yardımseverlerin her geçen gün artan güveni ve desteği ile ihtiyaç sahiplerinin umutlarını yeşertmeye devam ettiğini söyledi.
    Türk Kızılayı Yozgat Şubesi Başkanı Ekrem İlker, Kızılay’ın 150’inci yıl dönümünü kutladıklarını aktardı. İlker, Kızılay’ın kayıtsız şartsız ve ayrım yapmaksızın tüm insanlığın acısını dindirmek gibi kutsal bir amaçla 1868 yılında yola çıktığını belirtti.

    İlker, her yıl 29 Ekim – 4 Kasım günlerinin Kızılay Haftası olarak kutlandığını belirterek, şube başkanlığı olarak okullarda Kızılaycılık eğitimleriyle, resmi kurumlarda düzenlenen kan bağışı organizasyonları ve ziyaretlerle haftayı değerlendireceklerini dile getirdi.
    İlker, Kızılaycılık bilincinin oluşturulmasında, Kızılay’ın milletimiz açısından önemini vurgulamak ve Kızılay’ın karşılıksız sunduğu hizmetlere kamuoyu desteğini sağlamak açısından büyük önem taşımaktadır.

    Tüm okullarımızda çeşitli etkinliklerle kutlanan Kızılay Haftası, Kızılaycılık felsefesi ve temel ilkelerini tanıtmak ve benimsetmek, gerçekleştirdiği yenilikleri ve hedefleri konusunda kamuoyunu bilinçlendirme imkânı sunması açısından önemlidir.

    Türk Kızılay gönüllü olarak yürüttüğü tüm çalışmalarında vatandaşların desteğine ihtiyaç duymaktadır. Gerçekleştirilen çalışmaların doğru araçlar ile halkımıza aktarılması bu çalışmaların devamlılığına büyük katkı sağlamaktadır.
    Toplumsal dayanışmayı sağlamak, sosyal refahın gelişmesine katkıda bulunmak, yoksul ve muhtaç insanlara barınma, beslenme ve sağlık yardımı ulaştırmak gibi önemli görevler üstlenen ve birçok konuda da öncü olan Türk Kızılay, kan, ilkyardım, afet müdahale, sağlık, sosyal hizmetler, gençlik ve gönüllülük çalışmaları ile eğitim alanlarında da hizmetler sunmaktadır.

    Türk Kızılay, halk sağlığı ile yakından ilgilenen bir kurum olarak Türkiye’de kan hizmetlerinin kurulup geliştirilmesi görevini üstlenmiştir.

    Bölgesel Kan Merkezleri Projesi ile ülkemizin kan sorununu çözmeyi hedefleyen Türk Kızılay, ülkemizin kan gereksinimini karşılamaktadır.
    Sosyal hizmet alanında da birçok faaliyet yürüten Türk Kızılay, çalışma gücünü kaybetmiş, yoksul ve korunmaya muhtaç vatandaşlarımıza yiyecek, giyecek ve nakdi yardımlar yapmaktadır.
    Kızılay, hizmetlerinin kalitesini arttırmak amacıyla personeli, üyesi, gönüllüleri ve işbirliği içinde çalıştığı kurum ve kuruluşların çalışanlarına ve halkın afet bilincini arttırarak afetlerden daha az zarar görmelerini sağlamak amacıyla özellikle çocuklar olmak üzere bütün halkımıza yönelik eğitim programları düzenlemektedir.

  • Atıl durumdaki tarım arazileri

    Atıl durumdaki tarım arazileri

    Yozgat, herkesçe bilinir ki, geçimini daha çok tarım ve hayvancılık sektöründen sağlayan bir ildir. Bu konuda kaleme alınan çok sayıda yazı, tarımın ve hayvancılığın ne kadar önemli olduğundan bahseder.

    Yozgat’ın gelişmesi ve kalkınması için tarıma dayalı sanayinin de aynı zamanda kısmı alt yapınsın daha da güçlendirilmesi için atılan adımların sayısının artması gerektiği her fırsatta ifade edilmektedir. Bu konuda son yıllarda yapılan çalışmalar etkili olacak ki; Hükümet, eylem planına atıl durumdaki tarım arazilerinin üretime kazandırılması için ciddi bir çalışma başlattı.

    Bu konuda dün gazeteler yer alan haberde, Cumhurbaşkanlığının 2019 yılına ilişkin programında, sözleşmeli üretim ve arazi kiralama gibi yöntemlerle tarımsal işletmelerde ölçeklerin büyütülmesi, arazi bankacılığı dahil çeşitli modellerle atıl tarım arazilerinin üretime kazandırılması amaçlanıyor.

    Resmi Gazete’nin mükerrer sayısında yayımlanan, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Strateji ve Bütçe Başkanlığınca hazırlanan “2019 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı”nda tarım, hayvancılık ve ormancılık ile ticaret ve bölgesel kalkınma konularında yürütülecek çalışmalara yer verildi.

    Programda, 2019 yılı yatırım imkanları Devlet Su İşleri sulama yatırımları portföyünde proje bazında kaynak tahsisinde önceliklendirmenin titizlikle yapılmasının önemine işaret edildi.

    Programa göre, devam eden projeler kapsamındaki depolama tesis ve sulama şebeke inşaatlarından 2019’da tamamlanacak olanlara öncelik verilecek.

    Kapsamlarındaki iş programları 2020 ve sonrasına sarkan projeler yavaşlatılacak ve bu ilke doğrultusunda kapsamında sözleşmeye bağlanmış iş bulunmayan projelerden fizibilitesini yitirdiği tespit edilenler yatırım programından tasarruf edilecek.

    Ayrıca, söz konusu işler irdelenerek toplulaştırılmış projeler revize edilecek. Yeniden önceliklendirme çalışması neticesinde, kaynak kullanımında tasarruf sağlanırken hizmet seviyesinin korunması hedeflenecek.

    Gıda güvenliğini temin için ürün piyasalarında ve çiftçi gelirlerinde istikrar gözetilerek etkin stok yönetimi, üretim, pazarlama ve tüketim zincirinde kayıpların azaltılması, piyasaların düzenlenmesine ilişkin idari ve teknik kapasitenin güçlendirilmesi ve dış ticaret araçlarının etkin kullanılması sağlanacak.

    Sözleşmeli üretim ve arazi kiralama gibi yöntemlerle tarımsal işletmelerde ölçeklerin büyütülmesi, arazi edinimi uygulamalarının geliştirilmesiyle arazi bankacılığı dahil çeşitli modellerle atıl tarım arazilerinin üretime kazandırılması amaçlanacak.

    Tarım ve Orman Bakanlığı bünyesinde kurulan tarım bilgi sistemlerinin, diğer kurumların hizmetlerinde ortak kullanıma sunulabilecek olanlar da dikkate alınarak geliştirilmesine devam edilecek.

  • ATATÜRK VE CUMHURİYET EĞİTİMİ

    ATATÜRK VE CUMHURİYET EĞİTİMİ

    Türkiye Cumhuriyet’i Devleti bugün yine dimdik ayakta… 95 yıllık şanlı ve şerefli geçmiş dün ülke genelinde düzenlenen törenlerle kutlandı…

    Devlet ve Millet olarak bugünlere kolay gelmediğimizi çok iyi biliyoruz… Tarihe kısa bir yolculuk yaparak, neler yaşandığını kısaca şu satırlardan hatırlamak mümkündür.

    Birinci Dünya Savaşı sonunda batılı devletler, askerî, siyasî ve ekonomik olarak bitmiş zannıyla, altı yüzyıllık Osmanlı Devletini paylaşmanın çok kolay olacağını düşünüyorlardı. Onlara göre, yeni bir kimlikle ortaya çıkmak isteyen Türk ordusu, başlatmış olduğu Kurtuluş Savaşı’ndan galip çıksa bile, tahrip olmuş hiçbir kurumunu yeniden inşa edemezdi. Ancak, batılı devletlerin görmezden geldiği bir lider vardı. O da Mustafa Kemal’di. Türk ulusu, büyük önderi sayesinde olağanüstü gayretlerle bağımsızlığını kazanmış, yeniden yapılanma yolunda inkılâpları hızla uygulamaya koymuştur.

    O Büyük Önder ki, savaş meydanlarından sonra asıl kazanılması gereken savaşların, ekonomik zaferler olduğunu, aksi takdirde çok büyük zaferlerin bile kısa bir sürede unutulacağını biliyor; bunun için de Kurtuluş Savaşı bitiminde İzmir’den Ankara’ya dönüşünde:”Küçük savaş bitti. Asıl büyük savaş yeni başlıyor. Büyük savaş cehaletle yapılacak olan savaştır. Bunun tek yolu da millî bir eğitim politikası oluşturmaktır.” diyordu. Hedef, Türk milletinin geri kalmasına sebep olan bazı kurumların yerine, toplum hayatında çağdaş gelişmeyi sağlayacak modern kurumlar oluşturmak ve kalkınmadaki temel atılımları bir an önce gerçekleştirmekti. Bunun yolu eğitimden geçmekteydi. Atatürk’e göre: “Eğitim, bir milleti ya hür müstakil, şanlı yüksek bir cemiyet hâlinde yaşatır, ya da bir milleti esaret ve sefalete terk eder.” İşte bütün bunları gerçekleştirmenin en etkili yolu eğitimde yapılacak köklü devrimler ve değişikliklerdi. Atatürk, eğitimin millî, lâik, akılcı, gerçekçi ve ihtiyaca cevap veren bir öze sahip olması için gerekli tedbirleri alarak, dil, tarih, hukuk ve yazı alanlarında yapılan köklü değişikliklerle çağdaş gelişmenin önünü açmıştı. Yeni Türkiye Cumhuriyeti’nin sağlam temeller üzerinde kurulması için özellikle millî eğitim işlerinde başarıya ulaşılması gerekiyordu. Bu yüzden Atatürk, gittiği her yerde ve katıldığı bütün toplantılarda, cehaletin ve yoksulluğun ancak eğitim yoluyla ortadan kaldırılacağını önemle belirterek gerçekleri açıklamıştır.

    Bu cümlelerden hareketle gediğimiz noktaya baktığımızda sağlıktan eğitime, ulaşımdan diğer konulara birçok sorunla karşı karşıyayız…

    Bu sorunları aşmanın tek yolu Eğitim ve üretimdeki tıkanıklığı biran evvel aşarak, yol almaktır. İyi bir eğitim aynı zamanda üretimin çoğalmasını sağlayacaktır.

    Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kurucusu Atatürk, gittiği her yerde ve katıldığı bütün toplantılarda, cehaletin ve yoksulluğun ancak eğitim yoluyla ortadan kaldırılacağını ısrarla söylemesinin temelinde de bunlar bulunmaktadır.