Kategori: Köşe Yazıları

  • KAMUDA TASARRUF YOZGAT’TA HİKAYE!

    KAMUDA TASARRUF YOZGAT’TA HİKAYE!

    Kamuda tasarruf dönemi üzerinde bu dönemde de ısrarla durulacağının mesajı verilirken, bu durum Yozgat’ta halen pek anlaşılmışa benzemiyor…
    Yozgat niye böyle birazdan anlatacağım ama önce Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın Piyasalara yönelik verdiği bir dizi mesajın detaylarına bakarken, hatırda kalması bakımından şunu söylemeliyim ki, yeni dönemde özellikle en çok izlenecek bakan olarak Albayrak’ı zor bir süreç bekliyor…
    * * * *
    Ama görünen o ki, Sayın Albayrak’ın açıklamalarını incelediğimizde işin özüne odaklanmaya kararlı olduğunu görüyorum. Bu husus üzere Bakan birçok mesaj verdi… Ancak bir tanesi var ki, bana göre fazlasıyla önemli bir konu…
    Albayrak: “2018 mali yılı için kamu harcamaları ile ilgili tasarruf tedbirleri alınmaya başlanmıştır”
    Bu konuda iki gündür görsel yazılı medyadan ekonomi sayfaları önemli bilgiler sundu…
    Kamu harcamaları daha doğrusu kamu finansmanı öteden beri ciddi sorun olmaya başladı…
    Bu konuda tedbir almak zorunluluk haline geldi… Aynı konu üzerinde dönemin Başbakan’ı Binali Yıldırım’da durdu ama pek üzerine (Yozgat dahil) alınan olmamıştı.
    * * * *
    Gerçek olan şu ki, her dönem kamuda bazen öyle savurganlıklar var ki, Millet isyan noktasına geliyor… Öyle bedellere yapılan öyle işler var ki, insan olarak duyduğunuzda tepki göstermemeniz mümkün değil… Yozgat niye böyle? Bu konuda birkaç örnekle devam edelim Bilindiği gibi bir süre önce şehrin çeşitli yerlerindeki
    Kamu Müdürlükleri aynı çatı altında bir araya geldi… Valilik binası içinde bir araya gelen kurumlardan boşalan binalar atıl kaldı…
    * * * *
    Özellikle Sağlık alanında baktığımızda Kadın ve Çocuk Hastanesi binası… Çamlık girişindeki Fizik Tedavi hizmetlerinde kullanılan bina ve yıkılan Devlet Hastanesi ve yanındaki Göğüs hastalıkları bölümü binası… Şimdide yeni aldığım bir bilgiye göre eski Hükümet Konağı binası… Hepsinin durumları içler acısı.
    Devlet Hastanesi ile Göğüs hastanesi bölümünün yanına yeni bir bina yapıldı. BU binaya hangi birim taşınacak ve hangi bina boşaltılarak yıkılacak, zaman içinde göreceğiz.
    * * * *
    Tasarruf tedbirleri konusunda Yozgat niye böyle? Sorusuna bir başka açıdan bakacak olursak, Yozgat’ta en üst noktadan başlayarak incelediğimizde birçok Kamu kurumunda yapılan işlere bakıldığında bu işler “Yozgat’ta Kamu Kurumları Adeta saltanat sürüyor” sözünü akıllara getiriyor.
    Son cümle olarak Bakan Albayrak’ın yaptığı açıklamanın özeti bundan böyle ‘Yozgat’ın Kaybolan Milyonları’na odaklanacağız…
    Yozgat için, Yozgatlının adına bu konular ile ilgili bir dizi haber yayınlayacağız… Bundan sonraki süreçte Haber merkezimiz bu konuyla ilgili çok daha derinleşerek çalışmaya devam edecek…

  • Milletvekilleri geldi, olaya el koydu!

    Hep söylüyorum daha önce söyledim ve yazdım…
    Şöyle ki;
    Sayın Bekir Bozdağ,
    Siyasette başarılarla dopdolu geçen koskoca 16 yıl,
    Allah işini/gücünü rast getirsin,
    Grup Başkanvekilliği,
    Adalet Bakanlığı,
    Bakan,
    Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü,
    Şimdide Adalet Komisyon Başkanı…
    Av. Yusuf Başer, başarılı bir milletvekili, böyle olmasa Parti içinde etkin görevler verilir mi?
    Seçim İşlerinden sorumlu genel başkan yardımcılığı, üst üste iki dönem, sonra komisyon üyelikleri…Şimdide Adalet Komisyonu ve Ak Parti grup disiplin kuruluğu üyeliği yapmaktadır…
    Dr. Ertuğrul Soysal ve Abdulkadir Akgül, yıllarca milletvekilliği yaptılar, önemli görevlerinde bulundular… Çeşitli komisyonlarda görev aldılar, Bakanlar, Müsteşarlar ve Genel Müdürlerle teşviki mesai yaptılar…
    Hülasa şunu demek istiyorum yukarıda bahsettiğim isimlerden herhangi birisi ya da birileri Kara Yolları Genel Müdürü ya da Bölge Müdürüne telefonu açıp, siz benim memleketimle dalga mı geçiyorsun, 15 yıldır Yozgat’ta yol çilesi yaşıyor benim vatandaşım… Bu yolları adam akıllı biran evvel yapın, yoksa sizi ve kurumunuzu her gün Meclis kürsüsünden konuşacağım, ifşa edeceğim demiş olsaydı, bugün Yozgat’ın yolları bu halde kalır mıydı?
    Şimdi bunları neden anlattım, merak ediyorsunuz değil mi? Anlatayım; Ak Parti Yozgat Milletvekili Av. Yusuf Başer ve CHP Yozgat Milletvekili Ali Keven, Yozgat’ta devam eden yol çalışmalarını hafta sonu yerinde inceledi, yetkililerden bilgi aldı, yolun ne zaman trafiğe açılacağını sordu…
    Bu muhabbet henüz tamamlanmadan, yol trafiğe açıldı, hâlbuki Yozgat halkı ramazan ayından bugüne tek şeritte sağlanan trafik akışı yüzünden sıkıntı çekti, sorun yaşadı, şunu demek istiyorum vekillerimiz ellerindeki yetkiyi ve gücü millet adına kullanmaları durumunda bu memlekette sorun diye bir şey yaşanmaz.
    Olay bu, ne demek istediğim anlaşılmıştır, sanrım… Benzer şeyleri Belediye Başkanı da yapabilirdi… Vali’de. Biz bu köşeden trafik konusunda olduğu gibi memleket ihmal ediliyor, sorunların üzerinde ısrarla durulmuyor dedikçe yanlış anlaşılmalar oldu, işine gelmeyenler, sorumluluğu üzerinden ancak böyle attılar, şimdi iste her şey ortada…

  • POMEM VAR MI YOK MU?

    POMEM VAR MI YOK MU?

    24 Temmuz tarihli Sonsöz gazetesinin ön sayfasında küçük bir köşe de yer alan haberin asıl detayını altıncı sayfada okudum…
    Haberin başlığı aynen şöyleydi; “POMEM var mı yok mu?” bu başlık aynı zaman da bir soru şekline dönüşmüş algı ağırlıklı bir görüntüsü vardı.
    Polis Meslek Yüksek Okulu olarak Yozgat’ın hayatına girdikten sonra şuan Polis Eğitim Merkezi oldu…
    Deyim yerindeyse Bozok Üniversitesi örneğinde olduğu gibi Yozgat için “Bacasız fabrika” tarifine uyan kurumların en başında gelmektedir.
    Çünkü Polis Eğitim Merkezinde şuan bin 200 öğrenci eğitim görmektedir.
    Eğitim kadrosunu da kattığımızda ciddi bir potansiyele sahip POMEM aslında Yozgat’ın ekonomisine önemli bir katkı sunması beklenen kurumların başında gelmektedir.
    Sonsöz Gazetesinin sorduğu soruya paralel olarak şöyle bir soru ile devam edelim: Peki, Polis Eğitim Merkezi Yozgat ekonomisine bir katkısı var mı? Ya da hiçbir katkısı olmadığı için mi, sürekli sorgulanır bir kurum durumundadır?
    Buna ne şüphe Yozgat ekonomisine yıl içinde belli bir katkısı mutlaka vardır… Elektrik tüketimi bakımından ÇEDAŞ’a, Su sarfiyatı bakımından Belediyeye ve buna benzer şekilde ekonomik katkı mutlaka oluyor…
    Sanırım burada asıl sorgulanması gereken husus bunlar değil. Kamuoyu şehir ekonomisine bir katkısı olup olmadığını sorguluyor. Sonsöz Gazetesinin verdiği haberin ayrıntısı da zaten bu şekilde yapılmış…
    Haberin spot kısmı aynen şöyle: “Polis Meslek Yüksek Okulunun yerine yapılan ve bin 200 öğrencinin eğitim gördüğü Polis Eğitim Merkezinde bir dönem daha sona erdi.
    Öğrencilerin büyük çoğunluğunun yakın İllerden olduğu için evlerine gönderilmesi nedeniyle şehrin ekonomik hayatına katkı yapmadığını savunan esnaf, bir dönemin daha boşa gitmesinden duydukları rahatsızlığı dile getirdiler.”
    Bu haberin son paragrafında yer alan bölümde şu bilgiler yer alıyor: Ekonomisi öğrenciye bağlı olan ve okullar tatile girdi mi işleri yüzde 70 oranında düşen esnafın umut bağladığı Polis Eğitim Merkez’inde okuyan öğrencilerin evci gönderilmesi esnafı şok etti.
    Konuya ilişkin görüşlerini aldığımız bir çok esnaf bu uygulamaya tepki gösterdi.
    İktidar temsilcilerinin Yozgat’a büyük katkı sağlayacağını ifade etmesine rağmen bunu aradan geçen 2 yıl içerisinde tam anlamıyla gösteremediklerini belirten esnaf, yeni dönemde buna bir düzenleme getirilmesini istedi.
    Son cümle olarak Yozgat’ta tabi aynı pozisyonda bulunan tek Kurum POMEM değil başka kurumlar da henüz hizmete girmeden personel ihtiyacını başka yerlerden karşılarken, Yozgat insanı yaşadığı işsizlik ve istihdam sorununu bir türlü aşamadığı için mağdur olmaya devam ediyor.

  • TRAFİK KONUSU HEP  SORUN

    TRAFİK KONUSU HEP SORUN

    Bu konu Yozgat’ın gündeminde yeni değil, hepimiz bunun farkındayız… Fakat sorunu çözmek için kalıcı çözümler bir türlü bulunmuş da değil.
    Bu meseleyi her defasında yetkililere sorduğumuz da; Kamu kurumları saat kulesi çevresini terk ettiği zaman sorun kendiliğinden çözülecek deniliyordu…
    Hani ne oldu (!)
    Sorun kendiliğinden çözüldü mü?
    Hiçbir sorun müdahale edilmeden çözülmeyeceği herkes tarafından bilinen bir gerçek olmasına karşın, Yozgat’ta vatandaşı ve kamuoyunu oyalamak adetten oldu.
    Bu konuda en son yapılan bir haber dikkatimi çekti, bu haberi aynen veriyorum:
    Yozgat’ın en büyük problemlerinin başında otopark sorunu gelirken, sürücülerin hatalı park yapmaları trafikte aksamalara sebep oluyor.
    Yozgat’ın en büyük problemlerinin başında otopark sorunu gelirken, sürücülerin hatalı park yapmaları trafikte aksamalara sebep oluyor.
    Şehir içerisinden geçen Yozgat- Ankara Karayolu bağlantılı E-88 Karayolunda Dört Yol Köprülü Kavşakta devam eden asfalt çalışması nedeniyle şehir içi trafik yoğunluğu daha da arttı.
    Araç sahiplerinin dikkatsiz araç parkları özellikle minibüs türü araçların geçmesinde sürücülere zor anlar yaşatıyor.
    Trafik Polisi ekiplerinin de müdahalelerine rağmen bir türlü çözülemeyen hatalı araç parkları zaman zaman sürücüleri de karşı karşıya gelmesine neden oluyor.
    Kadir Demir, isimli vatandaş, Yozgat’ta en büyük problemin araç parkı sorunu olduğunu belirterek, “İlimizin yıllardır bir türlü çözülemeyen sorununun başında araç parkı sorunu geliyor.
    Belediye, birkaç yerde oto parkı açtı fakat buda yeterli gelmiyor. Çünkü her geçen yıl ilimizde araç sayısında da ciddi artış var.
    Nüfusa oranla belki Yozgat ilk 5 il içerisinde yer alıyor. Hal böyle olunca trafikte bir sıkışma ve yığılma oluyor.
    Hatalı park ya da daraltılan yollardan geçerken araçlara çarpmamak için nerdeyse yolumuzu göremiyoruz.” diye konuştu.
    Mustafa Şahin isimli araç sürücüsü de benzer ifadeler kullanarak, şöyle dedi: “Vatandaşlarımızı hatalı park konusunda daha duyarlı davranmaya davet ediyoruz. Özellikle kavşak kenarlarına Saat kulesi etrafı geçişlerine park yapmamalarını istiyoruz. Hatalı parklar yüzünden geçişlerde güçlük çekiyoruz.
    Belki kısa süreliğine park ediyorlar fakat şehrimizin trafik durumu belli kısa süreliğine de park etseler saat kulesi dönüşlerinde trafik adeta felç oluyor.
    Ayrıca emniyetimiz özellikle saat kulesi çevresinde trafik ekiplerini devamlı olarak görevlendirmesi gerekir.”

  • Avrupa’ya yatırımcıları davet için giden ekip döndü

    Avrupa’ya yatırımcıları davet için giden ekip döndü

    Avrupa’da yaşayan Yozgatlı işadamlarını “gelin memleketinize sahip çıkın, yaptığınız işlerin bir şubesini de Yozgat’a kurun” demek için giden heyet 2 hafta süren ziyaret ve incelemelerin ardından Yozgat’a döndü…

    Vali Yardımcısı Adem Yılmaz başkanlığındaki davet ekibinde TKDK Yozgat İl Koordinatörü Selim Türker, Yozgat OSB Bölge Müdürü Erdoğan Öztürk, Orta Anadolu Kalkınma Ajansı Yozgat Yatırım Destek Ofisi Koordinatörü Timur Yıldız, Proje Başvuru Kabul Birim Amiri Eray Aydın, Yerinde Kontrol Birim Amiri Emre Çoban yer aldı.

    Haber ve yazılarımızı takip eden okuyucularımız daha evvelden de Avrupa ve dünyanın çeşitli yerlerinde yaşayan Yozgatlı işadamlarımızı davet için gittiler, onlar buraya geldi, Yozgat’ı gezdi, yediler, içtiler, sonra da gittiler, bir netice çıkmadı diye haklı olarak düşünebilirler…

    Bu tür çalışmalarda bir takım olmazsa olmaz dediğimiz kurallar vardır, en başta ise, yatırımcı için iş yapacağı yerin kendisi için cazip olmasını ister…

    Yapılacak yatırımın geri dönüşü her şeyden önce gelir, çünkü yatırımcı için ortaya koyduğu risk her şeyden daha önemlidir… Yani bizdeki gibi sadece arsanın bedava olması bir yatırımcı için elbette önemlidir ancak tek başına yeterli bir kriter değildir.

    Dolayısıyla Vali Yardımcısı Adem Yılmaz başkanlığında en son yapılan ziyaretten biraz bahsedecek olursak, gelişmeleri yaptıkları açıklamadan dinleyelim;

    Yurt dışında gerçekleştirilen organizasyon kapsamında, Hollanda Rotterdam’da Yozgatlı İş Adamları Derneği ile toplantı gerçekleştirildi ve Hollanda Leiden şehrinde yaşayan Yozgat Sarıkayalı Behzat Eren’in Silifke, Hocaoğlu ve Natueren markaları ile üretimini gerçekleştirdiği süt işleme tesisi ziyaret edildi. Behzat Eren’e tecrübeli olduğu bu iş sektöründe TKDK hibe destekleriyle Yozgat’ta da benzer bir süt işleme tesisi kurabileceği bilgisi verildi.
    Almanya’nın Berlin şehrinde MÜSİAD Berlin ile birlikte gerçekleştirilen organizasyonla yatırım ve istihdama yönelik iş alanları oluşturmak isteyen MÜSİAD’a mensup iş adamları için bir bilgilendirme toplantısı düzenlendi.
    Fransa’da Paris ve Lyon şehirlerine ziyaretler gerçekleştirildi. Bu ziyaretlerde Cumhurbaşkanı Baş Danışmanı Saadet ORUÇ’un katılımıyla MÜSİAD Paris’te düzenlenen etkinlikte Cumhurbaşkanlığı yeni sistemi hakkında bilgi alındı. MÜSİAD Paris Başkanı Hakan Kalaycı’ya teşekkür dilekleri iletildi. MÜSİAD Lyon’da potansiyel yatırımcıların katılımıyla gerçekleştirilen toplantıda; yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın ülkemize gelerek gerçekleştirdiği yatırımlarından örnekler verildi ve yeni yatırımcılar Yozgat’a davet edildi.
    Son olarak Avrupa’da en çok Yozgatlının yaşadığı şehir olan Avusturya Viyana’da, Avusturya Yozgatlılar Federasyonu’nun (AYFED) organizasyonuyla Viyana Ticaret Müşaviri Ayşe Şule Özdoğan’ın da katılımıyla toplantı gerçekleştirildi.
    Yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın sorularını ilgililer cevaplamak suretiyle, Yozgat’ta büyük yatırım fırsatları olduğunu ve Yozgat’ın yatırımcılar için iyi bir yatırım bölgesi haline geldiğini belirtti.
    Gerçekleştirilen bu organizasyonda birlikte toplantılar düzenlenen tüm federasyonlar, dernekler ve iş adamları böyle bir organizasyonun gerçekleşmesinden büyük memnuniyet duyduklarını ifade ederek bu ve benzeri toplantıların potansiyel yatırımcıları ülkemizde gerçekleştirecekleri yatırımlar için teşvik ettiğini belirttiler.

  • Milletvekili Keven’in komisyondan talepleri

    Milletvekili Keven’in komisyondan talepleri

    CHP’nin çiçeği burnunda Yozgat Milletvekili Ali Keven, Milli Eğitim, Kültür ile Gençlik ve Spor Komisyonunda görev yapacak.

    Her ne kadar Cumhuriyet Halk Partisi adına bu komisyonda görev almış olsa da, asıl üzerinde durmamız gereken husus, bu komisyonda Ali Keven’in Yozgat adına görev almış olmasını şahsen çok önemsediğimi belirtmem gerekiyor…

    Şöyle ki; Yozgat hem Milli Eğitim konusunda, hem Kültür konusunda, hem de Gençlik ve Spor konusunda en çok ihmal edilen İllerin en başında gelmektedir.

    Milletvekili Ali Keven Milletvekili olduktan sonra ilk yaptığı açıklama Yozgat’ın köy grup yollarının durumunu gündeme getirmek oldu. Daha sonra çiftçiler mahsulünü Toprak Mahsulleri Ofisine veremedikleri için daha uzakta ve vermek istemedikleri yere vermeye mecbur bırakılmalarını gündeme taşıdı…

    Anlaşılan şu ki, bundan sonra Yozgat siyasetinde çok seslilik olmaya alışmak lazım… Aradan uzun yıllar geçti, siyasette çok seslilik dediğimiz kurala alışmak belki biraz zor olacak ama sonuçta hoşumuza gideceği için bu durum hepimizin işine gelecektir

    Milli Eğitim, Kültür ile Gençlik ve Spor Komisyonunda bugünden sonra çalışmalara başlayan Keven, komisyonun ilk toplantısına en yaşlı üye sıfatıyla başkanlık etti. Ardından yapılan seçimle komisyon başkanlığına AK Partili Numan Kurtulmuş seçildi.

    Görevini layıkıyla yürüteceğini dile getiren Ali Keven, “Başta Yozgat’ımızın eğitim ve spor alanında eksiklerinin giderilmesi olmak üzere ülkemizin eğitim ve spor konusunda daha ileri taşınması için çalışacağım.  Eğitim ve spor politikalarının; yerel unsurları dikkate alarak, her şehrin mevcut potansiyelini dikkate alarak belirlenmesinden yanayız. Örneğin Yetkililerden ve Sayın Bakan’dan Sarıkaya’da Turizm ve Sağlık Meslek Lisesi, Kadışehri’nde Boğazlıyan’da Ziraat Meslek Lisesi, Yerköy’de Demiryolu Meslek Lisesi, Akdağ’da Mobilya ve Orman Endüstrisinde ihtisaslaşacak bir Meslek Lisesi gibi örneklerin çoğaltılacağı bir eğitim atılımına yönelik yatırım desteği istiyorum. Spor konusunda şimdiden Çamlık içinde Antrenman Merkezi oluşturmak için çabalamamız gerekiyor. Çekerek Barajı kıyısında Su Sporları Gençlik Merkezi oluşturmak için çabalamamız gerekiyor. Bunun örneği Hirfanlı Barajı kıyısında var yetkililer gidip inceleyebilirler.

    Yozgat’ın sporcu yetiştirme merkezi olması gerekiyor. Celal Atik gibi Rıza Kayaalp gibi örneklerimizi çoğaltmak gerekiyor. Bunun yolu da sporcu eğitimini liyakat sahibi kişilerin eline bırakmaktan geçiyor. Gençleri özendirmekten geçiyor. Ben şahsım adıma gerek meclis çalışmalarında gerek komisyonda gerekli desteği vereceğime söz veriyorum” dedi.

    Ali Keven’i Milletvekili olmadan da tanıyan birisi olarak söylemek gerekirse verdiği sözleri takip eden ve tutan bir kişiliği olan hemşerimizdir. Dolayısıyla şuanki sıfatı ile Yozgat’ın menfaatlerine verdiği sözleri tutacağını biliyorum.

  • HAİN YAPILAR TEMİZLENMELİ…

    HAİN YAPILAR TEMİZLENMELİ…

    Aradan 2 yıl geçti… Devlet ve Millet olarak 2 yıldır hain yapılanmaya mücadeleye devam ediyoruz… Devlet ve hükümet yetkilileri, devlet içinde hain yapılanmayı temizlemekle tüketemedi… Bu durumu fırsat bilen bazı zihniyetler ise, yaşın yanında kurunun da yanmasını sağlayarak, hükümeti millet gözünde yıpratmaya çalıştı.

    “At izi  it izine karıştı” sözünü Cumhurbaşkanı bu sebeple söylemiş, fırsat düşkünlerini uyarmıştı, sonra bunların da birçokları hain darbe taraftarı oldukları anlaşıldı.

    Gelelim bugüne (!)

    FETÖ’nün arkasında hangi ülke var?

    Evet, haberlerdeki sorulardan biri bu… Benim düşüncem tek ülke yok bu hainlerin arkasında… Şu anda FETÖ’cüleri kimler himaye ediyorsa, hangi ülkelerde yerleşmişlerse, bu ülkelerin tamamı FETÖ’nün arkasında…

    Türkiye Cumhuriyeti, Çok badireler atlattı… 15 Temmuz ise Cumhuriyetimizin kurulduğundan bu yana en büyük işgal girişimiydi…

    50 yıla yakın süredir yapılanan bu ülkeyi ele geçirme ve Türk milletine pranga vurma hareketiydi… Bu nedenle bu girişimin tek ayağı olması mümkün değil… Bu ülkenin çeşitli noktalarında yapılanmış, uykuda bekleyen tüm hücreler belirlenip bertaraf edilmeli…

    Bu ülkenin içinde yapılanmış, mal ve güç biriktirmiş, adı cemaat, tarikat, dernek, vakıf ne olursa olsun, tüm yapıları devlet taramalı ve tehlikeli olmaktan çıkarmalıdır…

    Ülkemiz içindeki tüm hain oluşumlar temizlenmelidir… Bir daha böyle yapıların devlete sızmaması adına gerekli tüm tedbirler de alınmalıdır… Devlet ve millet menfaatinden daha önemli hiçbir şey yok… Ve bunları korumak adına ne yapılması gerekiyorsa yapılmalıdır…

    Yeni Türkiye’de bu tür yapıların bir daha aynı güce ulaşmaması adına önemli adımlar atılacağına inanıyorum… Ve çok yakın zamanda bu ülkede tek geçerli akçenin başarı ve liyakat olacağına dair işaretler alıyorum…

    Bu ülkenin yeniden dünyada söz sahibi olmasının tek yolu bu… Özellikle en kritik anlarda alınan kararlar bize gösterdi ki, bu ülke emin ellerde… Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kararlılığı, ortaya koyduğu net mücadele, bu konuda daha da umutlanmamı sağlıyor…

    Muhalefet de yapıcı bir noktada hareket etmeye başlarsa, bu ülke ve insanı güzel günler görecek… Bunu milletimize borçluyuz. Aziz milletimizi bölmek, parçalamak ve kullanmak isteyenlere fırsat vermeyeceğiz… Millet olarak kendi geleceğimize sahip çıkacağız…

    Son bir cümle olarak hafta sonu 15 Temmuz etkinliklerini hatıra getirdiğimiz de Türk Milleti ve Yozgatlılar olarak 2 yıl önce aynı gün yaşananların ülkemiz ve milletimizin geleceği adına ne büyük tehlikeler içinde barındırdığı daha iyi anlaşılmıştır.

  • Toprak Mahsuller Ofisine sahip çıkacağız

    Toprak Mahsuller Ofisine sahip çıkacağız

    24 Haziran seçim sürecini saymazsak, ikinci kez kaleme aldığım yazıda da Yozgat CHP Milletvekili Ali Keven’den bahsedeceğim…

    Ali Keven ile ilgili kaleme aldığım her yazıda AK Partinin Yozgat’ta her defasında geriye düştüğünü düşünmenizi istiyorum… Çünkü Sayın Keven’in köşemize konuk olma nedeni şimdiye kadar AK Partinin yaptığı yanlışları düzeltmesi bakımından uyarı niteliği taşımaktadır.

    Dolayısıyla en son kaleme aldığım yazıda köy grup yollarının sorunlarını gündeme taşımıştı Sayın Keven. Bu defa mahsulünü Ofise satamayan, deyim yerindeyse dokuzuncu postalanan veya satmakta güçlük çeken çiftçilerin sorunlarını yaptığı basın açıklamasıyla gündeme taşıdı.

    Seçim sonrası kaleme aldığım bir yazımda şu ifadeyi kullanmıştım: “Yozgat halkı bundan sonra sesini daha rahat duyurabilecek. Vatandaşın derdiyle dertlenecek, sorunların biran evvel çözülmesi için bir değil şuan iki alternatif hakkı oldu” demiştim.

    İşte tam da bu nokta da devreye CHP’den Ali Keven, MHP’den Ethem Sadef girmektedir.  Bugün kendisine gelen bir bilgiyi paylaşan Ali Keven, ilçe merkezine yaklaşık 25kilometre uzakta bulunan sözleşmeli silo şirketine üreticinin ürününü verebilmek için gittiği yolun çamur ve çukur olduğunu, sıra bekleyen çiftçilerin yemek ve çay sorununu kendi imkanlarıyla giderdiklerini belirterek, ücretin yatacağı banka konusunda da sorun yaşandığını söyledi.

    Sorunların büyük bölümünü kamyoncuların yol ve uzun bekleme süresinin oluşturduğunu, bununla birlikte ilçe merkezindeki ofisin kapanmasıyla tekel oluşturularak, buğday alım fiyatının 87 kuruş civarında seyretmesine çiftçilerin tepki gösterdiğini anlatan Milletvekili Keven, Yerköy ilçesindeki 80 yıllık maziye sahip Toprak Mahsulleri Ofisi’nin önünü boş olduğunu, çöplükten geçilmediğine vurgu yaptı.

    Milletvekili Keven, “1938 yılında kurulan ve ülkemiz tarımının önemli kuruluşlarından Toprak Mahsulleri Ofisi hasat ettiğimiz bin bir emekle ürettiğimiz buğday ve arpa gibi ürünlerin yıllardır alımını yapmıştır. Devletimizin silolarında bu ürünlerimiz güvenle ve emniyetle saklanmıştır. Ancak bu hasat döneminde Yerköy Ofis Müdürlüğümüz alıma başladıktan bir süre sonra ne olduysa alım yapmayı durdurmuştur. Ayrıca Şefaatli ilçemizde bulunan Ofis de buğday alımını durdurmuştur. Lisanslı Depoculuk şirketi adında özel bir şirkete ait silolara çiftçimiz yönlendirilmiş ve buğdayını oraya vermek zorunda kalmıştır’’ dedi.  Devletin siloları boş tutulurken, özel şirkete ait silolara çiftçinin yönlendirilmesinin kamu maliyesine zarar olduğunun altını çizen Keven, ‘’Ofis alım yapmaya başladığında buğdayı ortalama 95 kuruşa alırken özel şirket 1.05 liraya, Borsa esnafı ise 88 kuruşa alım yapmıştır. Ofisin alımı durdurmasıyla birlikte şirket fiyatı 87 kuruş civarına, Borsa esnafı ise aynı fiyatta alıma devam etmiştir. Bu durumdan çiftçimiz zarar etmiştir. Yerköy ekonomisi zarar etmiştir. Ancak birilerinin ekonomisi karına kar eklemiştir. Zaten yüksek enflasyon ve maliyetlerin aşırı yükselmesinden dolayı zarar eden yoksullaşan alım gücü düşen çiftçilerimiz bir de bu silolardan dolayı zarar ettirilmiştir. Taban fiyatlarının makam koltuklarında belirlendiği bu sistemde çiftçi kar edemez. Devlet alımının zorlaştırılarak özel sektörün insafına terk edilen bu sistemde çiftçi nasıl kar edecek?” sorusunu yönelten Milletvekili Keven, ‘Ülkemizin bin bir emekle kurduğu Toprak Mahsulleri Ofisi adım adım işlevsiz bırakılıp, lağvedilmek mi isteniyor? Çiftçinin Kara Gün Dostu diye anılan ofisimiz de mi özelleştirme furyasından nasibini alacak? Bunca yıl çalışan bu kurumlarımız ne oldu da birkaç özel şirketin piyasaya girmesiyle devre dışı bırakıldı?’ sorusunu yöneltti. Keven son cümle olarak bugün burada 80 yıllık TMO’ya sahip çıkmak için buradayız dedi.

  • Bisiklet projesi Yozgat’ta da uygulanmaya başladı

    Bisiklet projesi Yozgat’ta da uygulanmaya başladı

    Sağlık Bakanlığının bütün İllerde uygulanmasını istediği “Bisiklet kullanım projesi” Yozgat’ta da uygulanmaya başlandı…

    Şimdiye kadar gittiğim birçok İlde bu projenin çok önceden uygulandığını gördüm… Yakın zamanda bir vesile ile gittiğim Kırşehir’de Belediye tarafından 13 bin metre bisiklet yolu yapıldığını Kırşehir’de duymuştum.

    Malum proje Yozgat’ta da uygulanmaya başlayınca bu konuda hangi İllerde nasıl bir çalışma yapıldığı konusunda yaptığım araştırmada, Sağlık bakanlığı ile protokol yapan birçok Kamu Kurum, bulundukları İllerde 10 binlerce bisiklet dağıtımı yaparak, toplumda sağlıklı yaşam koşullarını teşvik etmeyi sağladığını gördüm.

    Hatırladığım kadarıyla 2015,2016 ve 2017 yıllarında da Yozgat’ta benzer faaliyetler yapılmıştı… Şimdi ise Yozgat Belediyesinin hazırlamış olduğu ve vatandaşın kullanımına sunduğu bu proje bir nev’i yukarı da bahsettiğim çalışmanın devamı niteliği taşıyor olabilir.

    Çünkü yaptığım incelemede Konya, Afyon, Kırşehir, Fatsa, Antalya Kepez gibi Belediyelerinde aynı şekilde çalışmaları bulunmaktadır.

    Dolayısıyla bu tür projeler Şehirlerin kimliklerine olumlu yansıdığı gibi aynı zamanda aidiyette kazandırmaktadır.

    Bu konuda Yozgat Belediyesinden yapılan ön açıklamada, Kentin çeşitli yerlerinde kurulan bisiklet terminallerinden vatandaşlar kent kart sistemiyle faydalanacakları belirtilmektedir.

    Ayrıca konu ile ilgili bir açıklamada bulunan Belediye Başkanı Kazım Arslan, bisikletin, şehir içi ulaşımda kullanılmasında trafiği rahatlatıcı bir faktör olabileceğini söyledi.

    Yozgat’ın coğrafi yapı itibariyle bisiklet kullanmaya elverişli olmadığına değinen Başkan Arslan, “Az da olsa olsa şehir içinde kullanılabilir. Ayrıca bir bisiklet kullanmak spordur, sağlık açısında önemli görüyoruz. Bu bisikletler şehir için ayrı bir renk oluşturacak vatandaşımız keyif için binebilecektir” dedi.

    Arslan, şehir içine 5 ayrı yere bisiklet istasyonu kurduklarını ve 80 bisiklet bulunduğunu anlatarak, “Bisiklet kullanmak isteyen vatandaşlarımız nüfus cüzdanı ile belediyemize kayıt yaptırıp mevcut ellerindeki kent kart veya kredi kartlarıyla istediği yerden bisikleti alıp, kullandıktan sonra istediği istasyona bırakabileceklerini” belirtti. Unutmadan son bir not düşmekte fayda olacaktır. Bisikletin saatliği 1 lira olacak.

  • Karayollarının huyu bu hep yapıyor

    Karayollarının huyu bu hep yapıyor

    Bundan böyle Koordinasyon Kurulu toplantıları Valilik binasında yapılmaya devam edecek… sonuncusu Perşembe günü yapılan toplantı da Yozgat ile ilgili birçok konu gündeme geldi… Vali Yurtnaç, bürokratları uyardı, prosedürlere fazla takılmayın, vatandaşı yormayın, işleri kolaylaştırın, zorlaştırmayın gibi ifadeler kullandı.

    Bu konu aslında ayrı bir başlık altında konuşmak gerekiyor, bu yüzden şimdi fazla bir şey konuşmayacağım ama ilk fırsatta yazacağım…

    Gelelim üzerinde durmamız gereken asıl konumuza mesele yine Karayolları… Bu kurumun Yozgat’ın yollarını adam akıllı yapacağı yok, ben şahsen umudumu kesmeme rağmen her fırsatta konuşmamı sürdüreceğim…

    Dolayısıyla hayatımda böyle bir saçmalık ne  gördüm, ne de duydum… Yozgat’taki yolların durumu konuşulmaya başlandığı sırada Karayolları Bölge Müdürü Şenol Altıok, 08.00-17.00 mesaisi ile devam eden yol çalışmalarının bir türlü tamamlanmamış olmasını kurumların alt yapı sorununa bağladı.
    Böyle bir saçmalık olabilir mi?

    Bir soru üzerine sazı eline alan Bölge Müdürü bakın neler anlattı:
    “Şehir içi çalışmalarında hız anlamı kapsamında bütün alt yapılarımız maalesef şehir içerisinde. Su, telefon, kanalizasyon, elektrik hatları çıkıyor. En fazla elektrik hatlarından sıkıntı çıkıyor. 3-5 km lik yol hacim değil. Alt yapı çalışmalarından dolayı yavaş gidiyor. Ama maalesef elektrik hatları içinde çalışıyoruz. Can güvenliği yok. Kaldırılması ile ilgili bir takım şikayetlerimiz var. Süre olarak kısa zamanda yapılır ama alt yapı çalışmalarından dolayı sıkıntı yaşıyoruz.”
    Altıok’un konuşmasının ardından Vali Kemal Yurtnaç özellikle şehir geçişlerinin biran önce bitirilmesi gerektiğini belirterek; “Yozgat gibi yerlerde trafik sıkışıklığında çok ciddi problemler oluyor. Vatandaşlar açısından sorunlar oluyor. Dışarıdan gelenler çevre yolu olmamasından dolayı sorunlar yaşanıyor. Çevre yolu olmadığından yaptığımız bu yolun çok fazla aşınmasına neden oluyor. Kamyon, otobüs, tırlar buradan geçiyor. Çevre yolunu dışarı aldığımızda üniversite rahatlayacak. Üniversitenin içerisinde şehirlerarası yol geçiyor. Güvenlik açısından çok önemli. Yol işaretleri konusunda gerekirse ışıklı levhalar yapılacak. Yönlendirme yapalım. Buraya bilmeyen bir göz olarak göreceğiz. Gece vakti levhalardaki eksikler kazalara neden olabiliyor” dedi.

    Daha sonra söz alan Belediye Başkan Yardımcısı Talip Karslıoğlu ise, şehir içerisindeki yolun büyük sıkıntı olduğunu belirterek; “Şehir içerisinde en büyük sıkıntı bu. Bu yolu Karayolları yapsa bile vatandaşlarımız belediye yapıyor olarak biliyor” dedi.

    Karslıoğlu, 24 saat çalışma sistemine doğru geçilmesi gerektiğinin altını çizdi.
    “Yapılan çalışmalar içerisinde şehir merkezinde olmasından dolayı vatandaşın iş güvenliği düşünülmeden yapılan çalışmalar var” diyen  Karslıoğlu, şöyle konuştu:
    “Askeri Gazinonun alt tarafından şahit olduğum bir olayda kepçeler çalışırken vatandaşlar onların arasından geçiyor. Vatandaşları yönlendirecek uyarı levhalarının olmadığını görüyoruz. Yeni cami mahallesinde çıkan kısım tek şerit verilmiş vatandaşın nereye gideceği yönlendirilmemiş. Bu tür sıkıntılar hepsi belediyeye geliyor. Bizde mahalli idareler olarak onlara cevap vererek Karayolları demek bizim ayıbımız oluyor. Siz seçilmiş insanlarsınız neden bunları uyarmıyor musunuz deniyor. Bunların söylenmesine rağmen sonuç çıkıyor. Vatandaşın algısı Kayseri bölge müdürlüğü Yozgat’a üvey evlat gibi bakıyor. Ne yazık ki sizlerde Kayseri’den geldiğinizde il sınır levhasını görmeye gerek yok. Kayseri il sınırından Yozgat il sınırına girdiğiniz anda arabanın sesi değişiyor. Vatandaş Yozgat il sınırına girdik diyor. Ne yazık ki bununda neticesi burada gerekli olan denetim yapısının olmamasıdır. Her sene yol tamiri yapıyoruz. Diğer illere gidiyoruz 3 yılda bir yapılıyor. Yozgat merkezdeki 3 km’lik yolu vatandaşlar bize soruyor. Alt yapı üst yapıyı vatandaş bilmiyor. Seçim geliyor. Bizi zor durumda bırakmayın. Bunun için lütfen Yozgat merkeze önem gösterin.”

  • Çocukların dikkati dağılmasın…

    Çocukların dikkati dağılmasın…

    Yozgat Şehir Hastanesi’nde yaklaşık 2 aydır hizmet veren ve kentte tek olan ergoterapi ünitesinde otizm, down sendromu ve dikkat problemi gibi sağlık sorunları olan çocuklar eğlendirilerek tedavi ediliyor.

    Bu konuda kamuoyunun bilgisine sunulan haberin özeti şu şekilde: Yozgat Şehir Hastanesi bünyesinde hizmete giren ergoterapi ünitesinde, gelişim geriliği, dikkat eksikliği, otizm, öğrenme güçlüğü bulunan 0-12 yaş aralığındaki çocuklar, ünitedeki bir odada oluşturulan top havuzu, tırmanma duvarı, salıncak, trambolin gibi terapatik ürünler eşliğinde günde 45’er dakika ergoterapist eşliğinde tedavi ediliyor.
    Ergoterapi ünitesinde, sağlık sorunları bulunan çocukların tedavisinin yanı sıra çocukların günlük hayattaki yaşam aktivitelerinin de geliştirilmesi amaçlanıyor.
    Ergoterapi ünitesinde çocuğu tedavi gören Mühibe Türker, ergoterapinin çocuğunun gelişimi için büyük bir şans olduğunu belirterek tedaviden olumlu sonuç aldıklarını söyledi. Ergoterapi ünitesinin Sağlık Bakanlığı tarafından Şehir Hastanesine Ergoterapi Uzmanı’nın atanmasıyla hizmet vermeye başladığını anlatan Başhekim Op. Dr. Aziz Ahmet Surel, “Çocuk psikiyatrisi uzmanları ile beraber konuyu değerlendirdiğimizde otistik, kısmen felçli, toplum içinde günlük aktivitelere uyumda problem yaşayan ve bu sebeple toplumdan dışlanan evlatlarımızı günlük hayata dahil etmek için böyle bir terapi alanını açmayı uygun gördük. Hem çocuk psikiyatrist arkadaşlarımız hem de ergoterapistimizin tavsiyesiyle bu fiziki alanı oluşturduk.
    Bu hastanelerde olan bir durum değil. İlk defa Yozgat Şehir Hastanesi’nde Yozgat’ta ilk kez böyle bir hizmet vücuda geldi. Çocuklarımızın ve ailelerin ilgileri oldukça yoğun, şu anda takip ettiğimiz 19 çocuğumuz var. Her biriyle ergoterapistimiz 45’e dakika çocuklarımızla ilgileniyor. Günlük aktivitelerini konuşmalarını daha akıcı, toplum içinde reddedilmeyecek, topluma daha yoğun bir şekilde katılacakları şekilde rehabilite etmeye çalışıyoruz. Çocuklar bizim milletimizin en değerli varlıkları inşallah bu evlatlarımızı bu sıkıntılarından kurtarıp toplum hayatına kurtaracağız” dedi.
    Ergoterapist Yeşim Yıldırım ise ergoterapinin bireylerin günlük yaşamda bağımsız olmaları için çalışan temel sağlık birimi olduğunu söyleyerek “Özellikle bireylerin aktivitelerini kullanıyoruz. Gerek günlük yaşam gerek üretici aktiviteler gerekse de serbest zaman aktivitelerini kullanıyoruz. Biz bu ünitede çocuklarla çalışıyoruz. Bu çocukların temel mesleği oyun olduğu için hem oyunda hem de günlük yaşamda giyinme, yemek yeme gibi aktivitelerinde bağımsız olmalarını istiyoruz. Ailelere de çocuklarına nasıl yaklaşacaklarını anlatıyoruz. Belli seanslara alıyoruz, genelde bu seansları haftanın 2-3 gününde vermeye çalışıyoruz. Çünkü çok yoğun terapiye ihtiyaç duyuyorlar” şeklinde konuştu.
    Yıldırım, açıklamalarını şu sözlerle sürdürdü:
    “Biz burada daha çok otizmli çocuklarla çalışıyoruz. Down sendromlu, dikkat problemi olan tüm çocuklar ya da günlük yaşantılarında problem yaşayan tüm çocuklarla çalışıyoruz. Burada tam olarak duyu bütünleme eğitimini uyguluyoruz. Hastanemizde çok kapsamlı ve bütün duyu bütünleme için gerekli olan malzemeleri sağladık. Çocuklar bizim geleceğimiz bu yüzden çocukların topluma kazandırılması gerekiyor. Bu sebeple de küçük yaşta eğitime başlanması gerekiyor.”

  • Çırak bulmak dahi zorlaştı

    Çırak bulmak dahi zorlaştı

    Hayatın renkleri sayılan birçok meslek yok olmakla karşı karşıya kaldı… Bunun en önemli sebebi kalfalar ve ustalar yetişmesi için çırak bulunamamasıdır.

    Bunun da en başlıca sebebi sistemden kaynaklanmaktadır… Eskiden ilkokulu bitiren çocuk okumayı istemediği zaman babası elinden tutar bir ustanın yanına çırak olarak verirdi.

    Bu konuda dün gazetelerde güzel bir haber vardı, sohbetin kalan bölümünde bu haberi sizlerle paylaşayım:

    Yozgat Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Latif Altın, “Vatandaşlarımız ilkokul çağındaki çocuklarını yaz tatillerinde mahalledeki ve çevredeki güvenilir esnafa gönül rahatlığı ile emanet edebilir. Böylece çocuklarımız emin ellerde kısa süreli tecrübe edinip sorumluluk bilinci edinir. Ayrıca tatil dönemlerindeki kısa süreli iş tecrübeleri çocuklara girişimci olma yolunda büyük katkı sağlamaktadır” dedi.

    İlkokul çağındaki çocukların yaz tatilinde ailelerinin bildiği ve güvendiği esnafın yanında çalışarak sorumluluk kazanması gerektiğini belirten Yozgat Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Latif Altın, “İlköğretimde okuyan 10 milyonu aşkın çocuğun sorumluluk bilinci kazanarak hayata hazırlanmasındaki en etkili yöntemlerden biri onları güvenilir ve bilinir esnafın yanına teslim etmektir. Çünkü çocukların yalnızca okul dersleriyle ve bilgisayarlarla haşır neşir olması yeteneklerinin körelmesine, hayatın zorluklarıyla başa çıkamamaya ve gerçek dünyadan kopmalarına sebep oluyor. Bu yüzden yaz tatillerinde çocuklar ailelerinin bilip güvendiği berber, kahveci, pastacı ve ayakkabıcı gibi esnafın yanında kısa süreli çalışarak birey olduğunu kavramalı” ifadelerini kullandı.

    Girişimcilik bilincinin erken yaşlarda edinilmesi gerektiğini ifade eden Altın, şunları kaydetti:

    “Çocuklarımızın esnafın yanında kısa süreli tecrübe edinmesi çocuk işçiliği değil onların hayata hazırlanmasıdır. Çocuk işçiliği konusunda ESOB olarak gösterdiğimiz hassasiyet ve yürüttüğümüz çalışmalar ortadadır.

    Çocuklarımızın hayallerini ve ilgi alanlarını yanlış sektörlerde harcamamak için girişimciliği erken yaşlarda öğretmeliyiz.

    Çocuklarımız derslerden geri kalan vakitlerini sadece televizyon izleyerek ya da bilgisayarda oyun oynayarak geçirmemeli. Onların sanal dünyadan kopup gerçek dünya ile tanışmaları için bu yaz esnafa emanet etmeliyiz.

    Çocuklar iş disiplinini, iş bölümünü, para kazanmanın zorluğunu ve girişimci olmayı erken yaşta öğrenmeli. Çocukların esnaftan edindiği her tecrübe onları hayata hazırladığı gibi ileriki yaşları için de güzel bir anı olarak kalacaktır.”

     

  • Hayatın renkleri çocuklar…

    Hayatın renkleri çocuklar…

    Dünyanın neresine giderseniz gidin; çocuk her yerde çocuktur… Kimisi kumral, kimisi sarı, kimisi beyaz, yeşil, ela, kahverengi, kara gözleri vardır.

    Hayatın ve yaşamın renklerini oluşturan çocukların dünyaya gelirken, tercih hakkı olmaz…  Farkında olmadan dünyanın yükünü taşımak zorunda kalırlar…

    Dünya sistemi kurulurken, çoğu zaman kapsam dışında bıraksa da çocuklarımız yaşam devam ettiği süre içinde her zaman hayatın parçası olmaya devam edecektir.

    Bu konuda geçtiğimiz günlerde hazırlanan bir haber de çocuklar üzerine hazırlanan proje hayata geçirildiğini öğrendim…

    Haberde yer alan bilgiler aynen şöyle:Yerköy Sekili Çadır yerleşkesinde Sağlık Bakanlığının “Göçmen Kuşlar Projesi” kapsamında, Şanlıurfa’dan gelen tarım işçilerinin çocuklarına el yıkama, sağlıklı beslenme, ağız-diş sağlığı konulu eğitim verildi.

    Yerköy Sekili Çadır yerleşkesinde Sağlık Bakanlığının “Göçmen Kuşlar Projesi” kapsamında, Şanlıurfa’dan gelen tarım işçilerinin çocuklarına el yıkama, sağlıklı beslenme, ağız-diş sağlığı konulu eğitim verildi.
    Çocuklara çizgi film seyreltilerek verilen eğitimde çocuklar eğlenerek öğrenmenin mutluluğunu yaşadı. Eğitim sonunda diş fırçası ve Sağlıklı Çocuk Dergisi dağıtıldı.
    Geçici tarım işçilerinin sağlık hizmetlerinden faydalanabilmesi için yapılan Göçmen Kuşlar Projesi’ni hayata geçirdiklerini belirten Yerköy İlçe Sağlık Müdürü Dr. Yusuf Çelik yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Geçici olarak ilçemize gelen tarım işçi ve ailelerin sağlığını önemsiyoruz. Çocuklar ve yaşlılar risk grubunda olduğundan önceliklerimiz arasındadır. Sağlık ağız ve elden başlar felsefesi ile el yıkama, ağız-diş sağlığı, sağlıklı beslenme konularını, çizgi filmle renklendirerek çocuklarımıza anlattık. El yıkama bu projede önemsediğimiz noktalardan bir tanesi. Çocuklarımıza yemeklerden önce, diş fırçalamadan önce, dışarıdan oyundan geldiğinde, hayvanları sevdikten sonra, tuvaletten sonra, bebekleri sevmeden önce ellerini yıkamalarının kendilerine ve çevresine hastalıklardan korunmada önemli olduğunu anlattık. Aynı zamanda dişlerin hem yetişkin hem de çocuklar için günde en az 2 kere kahvaltıdan ve gece yatmadan önce fırçalaması gerektiğini, ağız diş sağlığı ve üst solunum yolu enfeksiyonları açısından koruyucu olduğunu da ailelerimize anlattık” dedi.

     

  • Temiz bir Yozgat hayali

    Temiz bir Yozgat hayali

    Şehirlerin temizliği sadece ve sadece belediyelerin çalışması ile mi hallolur? Bana göre, tabiki hayır! Elbette Belediyelerin asli görevlerinden biri şehri temizlemek, şehri temiz tutmak ama; bu işler sadece belediyelerin çalışması ile olmuyor.

    O şehirde veya o beldede yaşayanlara da büyük görevler düşüyor. Asıl olan temizlemek değil, kirletmemek olmalı…

    Geçenlerde dünya kupası maçlarında Japonya’yı seyrettim. Japon seyirciler milli maçlarından sonra oturdukları yerleri temizlediler.

    Bir tane bile çöp bırakmadılar…

    Bu nasıl bir bilinç, bu nasıl bir eğitim!

    Bizim maçları da görüyoruz!..

    Bırakın kendi pisliklerini toplamayı, oturdukları koltukları bile söküyorlar.

    Hazır söz spora gelmişken, Yozgat’ta geçen yıl oynanan maçlarda çıkan olayları hatırlıyorsunuzdur! Şehir stadında çok sayıda koltuklar yerinden sökülerek, sahaya atılmıştı…

    Günlük hayatımızın önemli bir parçası haline gelen motorlu araçlar her bir iki senede bir muayeneye gider ama; şehre bakıyoruz özel halk otobüsleri, minübüsler, kamyonlar, hepsi egzozundan simsiyah duman salıyor.

    Bunlar havayı zehirliyorlar, insanları, çocukları zehirliyorlar! Kimsenin umurunda değil! O araçlar bir dahaki muayeneye kadar havayı zehirlemeye devam ediyorlar.

    Bu şehir bu kadar sahipsiz mi? Seçim zamanları her türlü şeyi söylüyorsunuz, ondan sonra da Ankara’nın yolunu tutunca her şey unutuluyor. Tabiki bu iş sadece seçilmişlerin değil, başta ita amiri olmak üzere herkesin görevi…

    Buradan herkese açık çağrı yapıyorum. Şehri kirletenlere, havayı kirletenlere, suyu kirletenlere, doğayı kirletenlere karşı etkin bir mücadele yapılması gerekir.

    Bekleyip göreceğiz! İnşallah yetkililer bu sesimizi duyup gereğini yaparlar, bizler de onları alkışlarız… Temiz bir Yozgat hayali ile kalın sağlıcakla…

  • ŞİMDİ HİZMET ETME ZAMANI

    ŞİMDİ HİZMET ETME ZAMANI

    Türk halkının sandık başına gittiği 24 Haziran Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili Genel Seçimi’nde, AK Parti Yozgat Milletvekili seçilen Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ ile Yusuf Başer, Milliyetçi Hareket Partisinden Ethem Sadef ve Cumhuriyet Halk Partisinde Ali Keven Mecliste kayıtlarını yaptırdı.

    Mazbatalarını alan milletvekilleri TBMM Şeref Holü’nde kayıt işlemlerini yaptırmaya devam ediyor.

    MHP’den Milletvekili seçilen Ethem Sadef, kayıt yaptırma işlemi sırasında Genel Başkan Yardımcısı Ankara’dan Milletvekili seçilen Sadir Durmaz ile birlikte kaydını yaptırırken,  Bozdağ ve Başer’e kayıt sırasında AK Parti İl Başkanı Celal Köse’de eşlik etti.
    AK Parti Yozgat Milletvekili Yusuf Başer, Yozgat ve Türkiye için kolları sıvadıkların söyledi.
    Başer, “Şimdi, oyunun rengi ne olursa olsun, al bayrağın gölgesinde varlık ve huzur bulan tüm vatandaşlarımızla birlikte daha güzel günlere yürüme vaktidir.
    Bozok Yaylasının milletvekili olmak, hamuru bu topraklarda yoğrulan herkes için hem büyük bir gurur, hem de büyük bir sorumluluktur. Bu sorumluluğun gereklerini yerine getirirken hemşehrilerimizle birlikte yürüyeceğiz. Birlikte düşüneceğiz. Birlikte üreteceğiz. AK Parti, bütün renkleri, bütün sesleriyle bir Türkiye partisidir.
    Farklılıklar zenginliğimiz, siyasetimiz ahenk siyasetidir. Bizi biz yapan, bu toprakları vatan kılan değerlere, bu milletin her bir ferdine saygıyla ve sadakatle hizmete devam edeceğiz. Mutlu, müreffeh ve güçlü Türkiye’yi 81 milyon el ele, birlikte inşa edeceğiz” dedi.

    SADEF KAYDINI YAPTIRDI

    24 Haziran seçimlerinde Yozgat’tan Milletvekili seçilen Ethem Sadef, Meclis’e gelerek kayıt yaptırdı.
    Sedef’in Milletvekili rozetini ise MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Sadir Durmaz taktı.
    MHP Yozgat Milletvekili Ethem Sadef, “Meclis Kaydımızı yaptırarak Hemşehrilerimizin vekalet görevini teslim aldık Çok çalışacağız. Meclisin ilk günü kayıt işlemlerinde manevi desteğini esirgemeyen Genel Başkan Yardımcımız ve Ankara milletvekili Sayın Sadir Durmaz beyefendiye teşekkür ederim” dedi.

    Yozgat’ı yeni dönemde temsil edecek 4 Milletvekilimiz için şimdi hizmet dönemi başladı. Yozgat yeni dönemde noksanlarını tamamlamak için Milletvekillerinden hizmet etmelerini bekleyecek.

    Yozgat’a yapılacak hizmetler bellidir. Öncelikle yarım kalan ya da devam eden yatırımların tamamlanmasını isteyen Yozgat halkı, şehir merkezinden geçmekte olan devlet karayolundaki çalışmaların artık bitmesini bekliyor.

    Bunlarla birlikte Çevre yolu, Yüksek Hızlı tren çalışmaları, hava alanı ve en önemli sorun olan nüfus göçünün durmasıdır.

    Bu konularda Milletvekillerinin seçim öncesi vatandaşa verdikleri sözleri henüz hafızalarda durmaktadır, bu sözlerin vatandaş takipçisi olmaya devam edecektir.

     

  • “BU VEBAL SİZİN”

    “BU VEBAL SİZİN”

    Aşağıda paylaşacağım haberin ara başlığımız yazımın ana başlığı olarak kullandım… haberin asıl başlığı ise, ‘Bürokrasi işe yaramaz hale getirdi’ bu başlıkla verilen haberin detayı aynen şöyle;

    İl Genel Meclisi Tarım Komisyonu, Musabeyli Boğazı Köyü’nde yapımı tamamlanan Cemil Çiçek Barajı’nın tarımsal sulama yapılan tesislerinde inceleme yaptı. Komisyon raporunu okuyan AK Partili Belediye Meclis Üyesi ve Tarım Komisyon Başkanı Ali Açıkgöz, “Bu nimet, bürokrasi tarafından işe yaramaz hale getirilmiştir.” ifadelerini kullandı. Açıkgöz ayrıca, iki yıldır sulama suyunda da çiftçiye teslimat muamması yaşandığını söyledi.

    İl Genel Meclisi Tarım Komisyonu raporunu okuyan AK Parti Belediye Meclis Üyesi ve Tarım Komisyon Başkanı Ali Açıkgöz, “Biz arkadaşlarımızla barajı incelemeye gittiğimizde, bir devlet yatırımının bürokrasi tarafından nasıl işe yaramaz hale getirildiğini biz gördük.
    Devlet öyle güzel bir yatırım yapmış ki, bu yatırım ilimiz için bir nimet. Ancak bu nimet vatandaşa ulaştırılırken, bürokrasi tıkanıklıkları sonucu yaşanan sıkıntıları da gördük.
    Teslim edilecek denmiş, vatandaşa tarlası ektirilmiş, vatandaşın tarlası, ürünü elden gidiyor, su verilmiyor. Bir hizmet bu kadar rencide edilmez. Her şey hazır bitmiş. Müteahhit diyor ki; benim işim bitti. Devlet diyor ki; daha bitmedi. Ama burada vatandaş mağdur oluyor. Bir memlekette dev bir yatırım, bu kadar güzel bir yatırım bürokrasi tarafından vatandaşa ulaştırılma noktasında çarçur edilir, işe yaramaz hale getirilir” dedi.

    MHP’li Meclis Üyesi Ümit Şahbaz ise, Cumhuriyet tarihinde AK Parti hükümetleri zamanında gelen yatırım kadar Yozgat’a yatırım gelmediğini ifade ederek, “Ama ne hikmetse atadığınız bürokratlardan siz de şikayetcisiniz. Sen de şikayet ediyorsan bunun vebali sizin” şeklinde konuştu.
    AK Partili Belediye Meclis Üyesi ve Tarım Komisyon Başkanı Ali Açıkgöz, Musabeyli barajında içme suyu ile ilgili herhangi bir sıkıntının yaşanmadığını tespit ettiklerini söyledi.
    Açıkgöz, sulama suyu ile ilgili DSİ’nin devralmadığı, yalnızca Musabeyli köyünün sulama suyunun karşılandığı, önümüzdeki günlerde Topaç ve Dayılı köyünün ihtiyaçlarının karşılanacağını belirtti.
    Musabeyli Barajında tespit edilen eksiklikleri aktaran Ali Açıkgöz, “Saat yapılarının yazılarının yazılacağı ve etrafının dolduracağı. Mekanik ekipmanların son temizliğinin ve boyalarının yapılması. D6 Drenaj kapağının ana devre manfak şartlarının düzeltilerek, söz konusu drenaj kapağından gelen suların taşkına sebebiyet vermeden tahliye edilmesinin sağlanması. Basınç kırıcıların tamamında ekipmanların temizliğinin yapılması. Taşkından oluşan balçıkların, atık suların temizlenmesi. Basınç kırıcı tahliyesinin açılması ve temizliği.  Korkulukların yapılması. Platformların yapılması. Üst kapakların konulması. İnşaat kalıp demirlerinin kesilmesi gibi eksiklerin giderilerek, işletme şartlarının düzeltilmesi. Bir an evvel eksiklerin giderilerek barajın Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğüne barajın ve tarım sulama kanallarının devredilmesi gerektiği komisyonumuzca tespit edildi” dedi.

    Konuyla ilgili her şey ortada bir yorum getirmeyeceğim, fakat memlekete yapılan hizmetlerin bu şekilde karşılık görmesi kabul edilir gibi olmadığını söylemeden geçmek de bir haksızlık olacağı için özetlemek düştü.

  • İmtiyazlı’mı olmalı?

    İmtiyazlı’mı olmalı?

    Önceki gün İl Özel İdaresi Meclis Salonunda hararetli bir tartışma yaşandı. Milliyetçi Hareket Partili Meclis üyesi Nuri Kahraman, 4 bin 500 lira kira alınan firmanın çıkarıldığını öne sürerek, bir vakfa bedelsiz yapılan tahsis ile devletin zarara uğratıldığını iddia etti.

    Bu bir gazeteci olarak bu konu elbette benim de dikkatimi çekti. Gazeteci arkadaşlarımızın takip ettiği MHP’li Meclis üyesi Nuri Kahraman ve Ümit Şahbaz’ın sert çıkışlarına sebep olan konu bir vakfa bedelsiz olarak il özel idaresi üzerinden yer tahsis edilmesiydi. Nuri Kahraman, söz konusu yerin bir AK Parti’ye yakın bir vakfa verildiğini iddia etti ve aynı şekilde bedelsiz olarak Ülkü Ocakları’na da verilmesini istedi.

    Kahraman, bu şekilde yapılan uygulama ile devletin zarara uğratıldığını öne sürdü ve  şöyle konuştu: “İl Özel İdaresi Komisyonu üyesiyim, mevzu olan yerde içinde 4 Bin TL üzerinde kira veren ve kamu yararına hizmet veren bir kurumu mahkeme kararı ile çıkarıp bedelsiz bir şekilde tahsis yapıyoruz. Devletimizin zarara uğratılmaması için, kamu yararına faaliyet gösteren bir kurumun buradan mahkeme kararı ile çıkarılarak, siyasi amaçla kurulmuş bir derneğe ücretsiz tahsis edilmesini uygun bulmuyorum. Çıkarılan kamu kurumun verdiği kirayla aynı şekilde kira ödenmesi koşulu ile verilmesinin daha uygun olduğunu düşünüyorum. Devletin kasasına giren parayı bir anda kesiyoruz. Komisyon kararı altına bu şekilde bir şerh koyacağım. İçerisinden çıkan kamu yararına çalışan bir kurum.

    Bu kurum aylık 4 Bin 500 liranın üzerinde bir kira veriyor. Buranın verilmek istendiği dernekte bu kirayı ödeyerek otursun. Bunda bir sakınca olmaz diye düşünüyorum. Biz bu para bizim cebimize girmeyecek. Biz bu parayı devletimizin kasasına girsin diye istiyoruz. Her önümüze gelen derneğe, devletin bir yerini verecek isek bende Ülkü Ocakları için bir bina tahsisi istiyorum o halde. Ülkü Ocakları da kamu yararı gözeten bir dernek” diye konuştu.

    Kahraman’ın eleştirilerine cevap veren AK Partili Meclis Üyesi Ahmet Avşar, “Arkadaşımızın görüşüne saygı duyuyorum ancak mevzu olan yerin ilgili vakfa ücretsiz olarak verilmesini arkadaşlarımızla birlikte uygun gördük demesi üzerine; MHP’li meclis üyesi Ümit Şahbaz’da binanın vakfa peşkeş çekildiğini iddia ederek tepki gösterdi.

    CHP’li Meclis Üyesi Ramazan Arslan’da başka dernek ve vakıfların böyle bir talebi olursa ücretsiz tahsis yapılıp, yapılmayacağını sordu.

    Mecliste oy çokluğu ile alınan bir kararla böyle bir yola gidilmesini açıkçası bende doğru bulmuyorum.

    Kamu yararına pek çok dernek faaliyetini sürdürüyor. Bu dernekleri birbirinden ayırmak farklı gözle bakmak işte meclis salonunda yaşanan tartışmaları ve devamını getirir. Bunlara il yöneticilerimizin ve ilgililerin dikkat etmesi gerekir.

     

  • CUMHURBAŞKANIN DİKKATİNİ ÇEKTİK!

    CUMHURBAŞKANIN DİKKATİNİ ÇEKTİK!

    Kimilerimiz içimizden şöyle geçirebiliriz: “Keşke böyle olmasaydı… Sayın Cumhurbaşkanın dikkatini bu şekilde çeken bir İl olmasaydık…” Yapacak bir şey yok! Vatandaş seçim öncesi Ak Partiyi uyaracağının aslında mesajını vermişti.

    Bu mesajların bir kısmını aslında bizleri ziyarete gelen partililere, milletvekili adaylarına ve milletvekillerine vermiştim…

    Gerekli tedbirler alınmadığını düşündüğümüzde aklımıza ilk gelen fikir “dinlenmemiş” demek oluyor. Bu konuda en son yapılan haber şöyleydi:

    Haziran ayında yapılan Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği genel seçimlerinde Yozgat ve Anakara’da oy oranın da düşüş yanşamasına Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tepki gösterdiği öğrenildi.

    24 Haziran seçimlerinde yüzde 7’lik bir oy kaybına uğrayan AK Parti yönetiminin bu konudaki analiz çalışmaları devam ediyor.
    Yaygın medyanın haberine göre Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın analiz çalışmalarını ekibiyle yürütürken, son MYK toplantısında, seçim sonuçlarını değerlendirdiği, özellikle Ankara ve Yozgat sonuçlarına ‘çok şaşırdığını’ ve ‘üzüldüğünü’ söylediği belirtildi.
    Erdoğan’ın İç Anadolu’daki oy kaybının iyi analiz edilmesini istediği de ifade edildi. Diğer bölgelerde oy kaybı yaşanan illerin listesini inceleyen Erdoğan’ın her il için ayrı analiz yaptırdığı öğrenildi. Erdoğan’ın bu seçim sonuçlarına ilişkin ilk tepkisini 24 Haziran gecesi AK Parti Genel Merkezi’ne gelen parti yöneticisi ve bakanlara direkt söylediği de biliniyor.
    Türkiye genelinde olduğu gibi Yozgat’ta da AK Parti aldığı oy oranı ile her seçimde büyük destek vermiş ve ilk 7 içersinde yer almıştı. 24 Haziran’da ortaya çıkan ‘2 AK Parti, 1 MHP, 1 CHP tablosu, 16 yıllık Yozgat siyasetinde ilk defa üç farklı siyasi partiden 4 milletvekilini Yozgat’ta bir araya getirmiş oldu.
    Yozgat’ta 4 milletvekilinin 2’ye düşmesi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da dikkatini çeken önemli bir seçim sonucu oldu.
    Erdoğan, İç Anadolu’daki oy kaybının iyi analiz edilmesini isteyerek, diğer bölgelerde oy kaybı yaşanan illerin de listesini inceledi. Erdoğan’ın her il için ayrı analiz yaptırdığı öğrenildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu seçim sonuçlarına ilişkin ilk tepkisini 24 Haziran gecesi AK Parti Genel Merkezi’ne gelen parti yöneticisi ve bakanlara direkt söylediği de ifade ediliyor.
    Ankara’da en büyük hareketlilik bürokraside yaşanıyor. Genel müdür, müsteşar, müfettiş, denetim elemanları gibi üst düzey bürokratlar, yeni yapıda görev alabilmek için kulis çalışmalarını yoğunlaştırdı. Buna ilişkin temaslarda Cumhurbaşkanlığı ile AK Parti genel merkezi yöneticileri en çok kapısı çalınan isimler oldu. Görev almak isteyen eski milletvekilleri de Cumhurbaşkanlığı kabinesinin açıklanması ve oluşacak yeni yapıya göre bakan yardımcılığı, Cumhurbaşkanlığı danışmanlığı, ofis ve kurullarda görev almak için kulis yapıyorlar.

     

  • ACİL ONARIMIN BAŞARI HİKÂYESİ

    ACİL ONARIMIN BAŞARI HİKÂYESİ

    Dönemin İl Milli Eğitim Müdürü Osman Nuri Gülay zamanında kurulmuştu… Acil Onarım Ekibi. Bu projeyi bir süre sonra Milli Eğitim Bakanlığı örnek aldı… Türkiye genelinde bütün İllere Yozgat’ı örnek göstererek, projenin genelleştirilmesini tavsiye etti.

    Aradan yıllar geçti… Ekip, kendini daha da geliştirdi, işi bilen eleman sayısı artırıldı, bununla ilgili birim kuruldu.

    Bugün Yozgat Milli Eğitim Müdürlüğü okul onarımları için hem tasarruf sağlıyor hem de okullardaki sorunlara anında müdahale ediyor.

    Yozgat Milli Eğitim Müdürlüğü Yozgat genelinde bulunan okulların ihtiyaçlarını acil onarım ekibi aracılığı karşılamaya devam ediyor.

    Yozgat’ta 2003 yılında kurulan ve tamamı Milli Eğitim Müdürlüğünün gönüllü personelinden oluşan acil onarım ekibi, okulların boya, badana, lavabo, elektrik, kapıların değişimi ve tamiri ile ilgili çalışmalar yapıyor. 12 kişilik ekip, başlarında şefleri ile beraber okulların yaz tatiline girmesiyle birlikte ihtiyaç duyulan onarım işlerine anında müdahale ediyor. Acil onarım ekibi, yaptığı çalışmalarla 15 yılda devlete yaklaşık 25 Milyon TL tasarruf ettirirken 2003-2018 yılları arasında da 300 okulun onarımını yaptı.
    Acil onarım ekibi çalışanı Zaferi Tuncer, “Milli Eğitim Müdürlüğünce acil onarım ekibinde çalışmaktayım. Şu anda okullarda boya ve tamirat işleri yapmaktayız. Biz burada gönüllü olarak çalışıyoruz. Önemli olan memleketimizdeki çocuklarımıza hizmet etmek. Okullarımızı daha güzel bir hale getirmek. Yavrularımızı en güzel şartlarda yetişmesini sağlamaktır. Onun içinde gururlu ve mutluyuz” dedi.
    Özdemir Kaygısız ise “Acil onarım ekibi diye bir ekip kuruldu. Bu ekip 2003 yılından beri Yozgat genelinde il, ilçe köylerdeki okulların tamirat, elektrik, boya, su ne gerekiyorsa tamiratını boyasını badanasını yapıyoruz. Yaz tatili kış tatili bize yok. Sürekli nerede iş var biz gidip yapıp geliyoruz. Çocuklarımız okullarına girdiği zaman temiz ve güzel olması için elimizden geleni yapıyoruz” şeklinde konuştu.
    Yozgat İl Milli Eğitim Müdürü Yusuf Yazıcı de “Acil onarım ekibimiz okullarımızda akademik faaliyetlerin yanında okullarımızın eğitim öğretime hazırlanması babında Türkiye’de tek ve örnek olan ve çalışma yürüten bir ekip. Ekibimiz 2003 yılından beri faaliyetine devam ediyor ve 10-12 kişiden oluşmaktadır. Ekibimiz okullarımızın hem dönem arasında hem dönem içinde özellikle de yaz tatilinde eğitim öğretime hazırlanması için acilen yapılması gereken küçük bakım ve onarımları yapmakta. Hem işlerin hızlandırılması hem de ekonomik olarak devlet bütçesine katkı sağlaması açısından takdire şayan bir ekip. 2003 yılından bu zamana kadar 300 e yakın okulumuz ekibimiz tarafından onarımdan geçirilmiştir ve 25 milyon liralık bir katma değer devletimize sağlamıştır. 2007 yılında yapılan bir işi 350 bin liralık bir malzeme ile 2 milyonluk bir katma değer sağlanmış oluyoruz. Bu da hem işlerin hızlı yürümesi hem de bütçemize katkı sağlaması açısından çok önemli. Her açıdan kat ettiren bir proje hem okullarımızın daha hızlı ve çabuk onarımlarının yapılması hem de eğitim öğretime hazırlanması ekonomik olarak ta sağladığı katma değer açısından önemli çalışmalar yapmaktadır” ifadelerine yer verdi.
    Yazıcı açıklamalarını şu sözlerle sürdürdü: “Acil onarım ekibi alçı, badana, boya, ıslak zemin, kapıların değiştirilmesi gibi çalışmalar yürütüyor. Okul ortamları akademik başarılarının artırılmasına yönelik çalışmalar yürütürken, çocuklarımızın daha hijyenik şartlarda eğitim alabilmeleri bizim için çok çok önemli. Çünkü bunlar bizim geleceğimiz. Onlara en güzel ortamları sunmak. Onların geleceği açısından bizim sorumluluklarımız arasında. Bu sorumluluğu da bu ekibin ziyadesi ile yerine getirdiğini düşünüyorum”.

  • Beyaz Bayraklı okullarımıza ödül yağdı

    Beyaz Bayraklı okullarımıza ödül yağdı

    Yozgat’ta Milli Eğitim Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı tarafından başlatılan “Beyaz Bayrak ve Beslenme Dostu Okul Programı” projesi kapsamında İl genelinde belirlenen kriterlere uyan 34 okul Beyaz Bayrak, Pirinç Levha ve Sertifika, 34 okul ise Beslenme Dostu Okul Programı Sertifikası ile 3 yıllığına ödüllendirildi.

    Milli Eğitim Müdürlüğü Bozok Toplantı Salonunda düzenlenen programa, Vali Yardımcısı Salih Altun, İl Milli Eğitim Müdürü Yusuf Yazıcı, Halk Sağlığı Başkanı Dr. Mehmet Akif Karaarslan, İl Milli Eğitim Müdür yardımcıları, Şube müdürleri, İlçe Milli Eğitim müdürleri, okul müdürleri, öğretmenler ve her okuldan temsilciler katıldı.
    İl Mili Eğitim Müdürü Yusuf Yazıcı, programda yaptığı açılış konuşmasında projenin amacının sağlıklı nesiller yetiştirerek toplum sağlığının geliştirilmesine katkıda bulunmak olduğunu vurguladı.
    Yazıcı, “Hep beraber çocuklarımızın geleceği için, ülkemizin daha müreffeh olması amacıyla büyük bir özveri ile çalışıyor, toplam kalite anlayışı ve ekip ruhuyla evlatlarımızı daha güzel ve sağlıklı bir ortamda yetiştirmek için gayret gösteriyoruz.
    Hedefimiz tüm okul ve kurumlarımızın Beyaz Bayrak ve Beslenme Dostu Okul standartlarına ulaşmasıdır. Sayın Valimize, vali yardımcılarımıza ,Halk Sağlığı Müdürümüze , milli eğitim müdür yardımcılarımıza, şube müdürlerimize, okul müdürlerimize, müdür yardımcılarımıza, öğretmenlerimize, öğrencilerimize, okul aile birliklerine ,okullarımızda görev yapan yardımcı personelimize ve emeği geçen herkese teşekkür ediyor ,saygılar sunuyorum .”dedi.
    Halk Sağlığı Başkanı Dr. Mehmet Akif Karaarslan’da projenein sağlıklı bireyler yetişmesi açısından son derece önemli olduğunu vurguladı. Dr. Karaarslan, “ Okul sağlığını korumak ve geliştirmek maksadıyla belirlenen kriterler doğrultusunda okulların hem Milli Eğitim Müdürlüğü Hem Sağlık Müdürlüğü´nün personelleri ile incelenip, yerinde değerlendirmeler yapılmıştır. Temizlik ve hijyen konusunda belirlenen kriterlere sahip olan okullara beyaz bayrak ve beslenme dostu okul sertifikaları verilmektedir.
    Sağlıklı toplum, sağlıklı nesil, sağlıklı bireylerin yetiştirilmesi için beslenme ve yaşam çok önemli hususlardır. Bu hastalığın temelinde maalesef sağlıksız beslenme ve hareketsiz yaşam yatmaktadır.
    Bu nedenle gençlerimizi erken zamanda bilinçlendirmek, okullarımızda sağlıklı beslenme ortamları oluşturmak ve onları hareketli yaşama teşvik etmek maksadıyla bu kriterler doğrultusunda değerlendirme yapılmaktadır .Yapılan değerlendirmeler neticesinde belli bir başarı grafiği elde etmiş bulunmaktayız. Sayın Valimize İl Milli Eğitim Müdürümüze ve emeği geçen herkese teşekkür ediyor, ödül alan okullarımızı tebrik ediyorum.”diye konuştu.
    Vali Yardımcısı Salih Altun’da projeyi önemsediklerini belirterek, “ Türkiye´de okulların gerek fiziki durumu gerekse teknik imkanları ,eğitim materyallerinin çeşitliliği ve eğitimde kaynağa ulaşma imkanları gün geçtikçe artış göstermektedir.
    Eski dönem ile kıyas edilemeyecek düzeyde gelişmiş imkanlara sahip olduğumuz açıkça görülmektedir. Yeni yaptırdığımız okullar eğitim ve öğretime son derece katkısı bulunan yapılardır.
    Öğretmen ve öğrencilerimizin eğitim-öğretim noktasında çağın isteklerine göre azimli ve istikrarlı olduğunu görmekteyiz.Temizlik hususu bizim geçmişten günümüze inancımızın gereği ve kültürümüzün sembolü olan ‘’Temizlik İmandan Gelir ‘’ prensibi ile izah edilebilir.
    Bu hususta bizim tüm dünyada ders vermemiz örnek almamız gerekir.
    Belirli zamanlarda okullarımıza yaptığımız ziyaretlerde hijyen ve temizlik konusunda herhangi bir problemin olmadığını sevinçle müşahede etmekteyiz.
    Beyaz bayrak ve beslenme dostu okul Projeleri ile olağan temizlik standardının üzerinde biraz daha gayret gerektiren kriterler sistemi geliştirilmiştir. Bu standartlar üzerinden çalışıp belirlenen kriterlere göre ödül alan okullarımızı şimdiden tebrik ediyorum, beyaz bayrak ve beslenme dostu okul projesi kapsamına alınmayan okullarımızın da önümüzdeki başvuru sürecinde daha gayretli çalışarak ödül almalarını temenni ediyorum.
    Başta Valimiz Sayın Kemal Yurtnaç olmak üzere bizler İl Milli Eğitim Müdürlüğümüzün yaptığı projelere destek oluyor başarılarını takdir ediyoruz. Öğrencilerimizin yüzünü güldürecek, öğretmenlerimizi mutlu edecek her projenin içerisinde olduğumuzu belirterek, emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.”dedi.

  • TSO VE SEKTÖR TOPLANTILARI…

    TSO VE SEKTÖR TOPLANTILARI…

    Ticaret ve Sanayi Odası, Sivil Toplum Kuruluşları içinde lokomotiftir… Bu hususu her fırsatta ifade etmişimdir, şimdi bir kez belirtmekte fayda görüyorum.

    Bilindiği üzere bir İl’in olmazsa olmazı ticarettir… Fakat Yozgat’ta bu durum çok fazla önemsenmediği için esnaflar sürekli geri plan da kaldığı gibi sahipsiz bırakılmıştır…

    Bu konuyu daha önce esnaflara sorduğumda; Esnafın sahipsiz kalmasının birinci sebebi esnaf temsilciliklerinin kötü yönetimini işaret etmişlerdi… Maalesef ki Ticaret Sanayi Odası bu konuda her zaman başı çeken bir lokomotif oldu.

    Şimdi yapılan çalışmalara baktığımızda bu durum biraz olsun düzeltilmeye, hatalar telafi edilmeye çalışılıyor…

    Bu konuda sektörlerin sorunlarını tespit etmek üzere Yozgat Ticaret ve Sanayi Odası yönetimi “Sektör Toplantısı” yapmaya başladı…

    Katılımcılarla bir araya gelen Oda Başkanı Sinan Çelik, “Vergisini ödeyen, eleman çalıştıran, kira ödeyen ve her şartı yerine getirmek için bin bir zorluk çekerek ticaret yapan üyelerimizin yaşadıkları mağduriyetleri gidereceğiz.”dedi.

    Bu açıklamanın üzerine sorulması gereken birçok soru var ama bir soru ile devam edelim…

    Sinan Başkan ne yapacaksınız?  Göreve gelirken, birçok projeniz vardı, geçen zaman içinde ortaya elbette ufak tefek bir şeyler koydunuz, ama üyeler somut çalışmalar beklemektedir sizden ve yönetiminizden…

    Haksız mıyım?

    En son yapılana toplantı ile ilgili yapılan açıklamaya bakalım: Yozgat Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığı sektör toplantılarına devam ediyor. İl merkezi ve ilçelerinde faaliyet gösteren sigorta acentesi yetkilileri Oda Başkanlığında bir araya gelerek sektör toplantısı gerçekleştirdi. Yozgat TSO’da düzenlenen toplantıya büyük katılım sağlandı. Toplantı süresince sektörün ortak sorunları, haksız rekabet ve ortak çözüm önerileri görüşüldü.
    Yozgat TSO Başkanı Sinan Çelik, yaptığı konuşmada, zorluk içersinde ticaret yapan üyelerinin sıkıntılarını gidereceklerini belirtti. Çelik, “Vergisini ödeyen, eleman çalıştıran, kira ödeyen ve her şartı yerine getirmek için bin bir zorluk çekerek ticaret yapan üyelerimizin yaşadıkları mağduriyetleri gidereceğiz. İl odası olmamız sebebiyle üyemiz olsun olmasın tüm sigorta acenteleri bize bağlı. Ticarette rakip olanlar bugün ilk defa Odamızda bir araya gelerek sorunlarını ve çözüm önerilerini bizlerle paylaştılar. Odamız sigortacılık kayıt birimimizde yürürlükte olan mevzuat ile ilgili soruları cevapladı. Bazı bankalar, ilimize şube açan büyük kuruluşlar ve asıl faaliyet konusu sigortacılık olmayan kuruluşlarla yaşadıkları haksız rekabet konusunda yaşadıkları sorunları paylaştılar. Odamız olarak gereken raporlamayı yapıp bir sonraki sigortacılık sektörü toplantısında yine üyelerimizin ortak kararları doğrultusunda çözüme kavuşturacağız ve yaşanan tüm sorunların aşılması için takipçisi olacağız” diye konuştu.
    Sorunların çözümü birlik ve beraberlik sağlanarak çözüme kavuşacağından bahseden Oda Başkanı Çelik, ilerleyen süreçte de toplantılara hız kesmeden devam edeceğini ifade etti.

     

  • Seçim sonuçları STK’lara olumlu yansıdı

    Seçim sonuçları STK’lara olumlu yansıdı

    24 Haziran seçimlerinin tarz ve netice itibariyle farklı olacağı toplumun hemen her kesimi tarafından ifade edildi. Seçim sonuçlarına ve Meclise yansımasıyla birlikte bu tespitin doğruluğu bir kez daha tescillenmiş oldu…

    Dolayısıyla seçim sonrası çeşitli sektör temsilcileri ve kuruluşlarca yapılan açıklamalardan bugün birisini sizlerle paylaşacağım:

    Hak-İş Konfederasyonu Genel Başkan Yardımcısı ve Öz Orman-İş Sendikası Genel Başkanı Settar Aslan, 24 Haziran seçimlerinin, ülkedeki tüm siyasî görüşlerin Parlamento’ya yansımasını sağladığını söyledi.

    Settar Aslan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın desteğiyle Öz Orman-İş Sendikası tarafından düzenlenen Tarım ve Ormancılık İşkolunda İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimi Projesi’nin Ankara’daki açılış toplantısındaki konuşmasında, 24 Haziran seçimlerinin, temsil kabiliyeti en yüksek tabloyu ortaya çıkardığını ifade ederek, şunları söyledi:
    “Böylece ülkedeki tüm siyasî görüşler TBMM’de temsil imkânı bulmuştur. Barış ve huzur içinde bir seçim süreci yaşadık. Bunlar da, demokrasimizin geldiği düzeyi ortaya koymaktadır. Neticede, (Ben Parlamentoya giremedim) diyen bir kitle kalmadı.
    Siyasî partiler, sosyal yardım vakfı gibi dayanışma içine girdi. Bir parti, başka bir partinin seçime girebilmesi için milletvekili desteği verdi. Bir başka parti, barajı aşabilmesi için diğer bir partiye oy desteği sağladı.”
    Seçime katılımın yüzde 90’a yaklaşmasının çok anlamlı olduğunu da vurgulayan Settar Aslan, “Birçok demokratik ülke, yüzde 50’nin altında katılımla seçim yapıyor. Başta Avrupa ülkeleri olmak üzere birçok ülke, Türkiye’deki seçimlerle çok yakından ilgilendi. Bu da, yaptığımız seçimlerin önemini ortaya koymaktadır. Ülkemizi temsil edenler, diklenmeden dik durarak, devletimizi ve milletimizi onurla temsil etmektedir. Hepimiz, ülkemizin geldiği bu noktayla övünmeliyiz.” dedi.
    Aslan, 24 Haziran seçimleriyle geçilen yeni yönetim sisteminin, yasama ve yürütmeyi de birbirinden ayırdığını belirterek, “İddia edilenin aksine, yeni sistemle birlikte, Parlamento ve milletvekilliği büyük bir önem kazanmıştır.” şeklinde konuştu.
    Öz Orman-İş Genel Başkanı Settar Aslan, tarım ve ormancılık sektörünün hem işletmeler hem de çalışanlar bakımından, kayıtdışılığın yoğun olduğu bir sektör olduğunu da ifade ettiği konuşmasını şöyle sürdürdü:
    “Sektörde yaşanan iş kazaları ve meslek hastalıkları, büyük can kayıplarına, yaralanmalara, sakatlıklara neden olmaktadır. Tarımda kullanılan zirai ilaçlar da bir diğer büyük tehlike kaynağıdır. Sektörde kadın, çocuk ve yaşlı işçilerin yoğun şekilde çalışması, iş kazası ve meslek hastalıkları riskini daha da artırmaktadır.
    Öte yandan, tarım ve ormancılık alanında, sendikal ve diğer örgütlenmeler de çok zayıftır. Bu durum da sektördeki eğitim çalışmalarını çok daha önemli hale getirmektedir. Başlattığımız bu eğitim projesiyle, binden fazla emekçimizi iş sağlığı ve güvenliği eğitiminden geçirmiş olacağız. Ayrıca bu eğitimler sırasında ortaya çıkan görsel malzemelerle eğitim setleri hazırlayacağız. Böylece, eğitimi daha geniş kitlelere yaymış olacağız.”
    Tarım ve Ormancılık İşkolunda İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimi Projesi açılış toplantısında konuşan Hak-İş Onursal Başkanı, TBMM Eski İdare Amiri ve 24-25-26. Dönem Çorum Milletvekili Salim Uslu, tarım ve ormancılık sektöründe hem işletmelerin, hem de çalışanların gelirlerinin çok düşük olması, kayıtdışılık oranının yüksekliği, ulaşım imkânlarının yetersiz olması, işletmelerin dağınık olması, denetimin zorluğu, işçi sayılarının az olması gibi sebeplerin, sektörde sendikal örgütlenmeyi de zorlaştırdığını, o bakımdan sektörün özel olarak ele alınması gerektiğini bildirdi.
    İş sağlığı ve güvenliği konusunda alınacak tedbirleri bir maliyet unsuru gibi görmemek gerektiğini anlatan Salim Uslu, tarım ve ormancılık işkolundaki iş kazası ve meslek hastalıkları konusunda farkındalık oluşturmanın önemine vurgu yaptı.
    Uslu, yakın geçmişte alınan tedbirlerle birçok işkolundaki iş kazası ve meslek hastalıklarının düşüş eğilimine girdiğini de hatırlatarak, “Fakat büyük tabloya baktığımızda, başta gemi inşa sanayii olmak üzere, bazı alanlarda pazarın başka ülkelere kaymakta olduğunu görüyoruz.

  • MODERN BİNALAR YAPMAKLA HER İŞ BİTMİYOR

    MODERN BİNALAR YAPMAKLA HER İŞ BİTMİYOR

    Nohutlu tepesine çıkıp baktığımızda,

    Hastane,

    Üniversite,

    Valilik binası gibi devlete ait çok sayıda modern bina görmek mümkündür. Bu binalar şehrin elbette saygınlığını, görselliğini artırmaktadır.

    Fakat fazla ayrıntıya girmeden şunu söyleyeyim, hizmet bakımından bazılarının içi halen boş durmaktadır.

    Şimdi yeni binalar yapmaya hazırladığımız şu günlerde aynı hatalara düşmemek adına bu hatırlatmayı yapmak istedim.

    Yeni, yeni binalardan kastım Endüstri Meslek ve Kız Meslek lisesi binalarının yenilerinin yapılması için başlatılan çalışmalardır.

    Bu konuda dün yapılan haberlere baktığımızda şu bilgiler dikkatleri çekti:

    Yozgat’ta modern okul binaları yükselmeye devam ediyor. Geçtiğimiz yıl yapılan ihaleler sonrası birçok okul binası yıkılarak modern, eğitim kalitesi yüksek, öğrenciye hitap eden, spor salonları olan okulların yapımına başlandı.

    Yapımına başlanılacak olan okullardan bir tanesi de Yozgat Bekir Ilıcak Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi.

    Okulun yapımını üstlenen Rönesans Holding yetkilileri Vali Kemal Yurtnaç’ı ziyaret ederek okul hakkında bilgi verdiler.

    Yozgat’ın modern okul binaları ile kaliteli öğretmenleri ile öğrencilere daha verimli bir eğitim verileceğini belirten Vali Yurtnaç, “Yozgat’ta birçok okul binasını yenileme kararı aldık. Geçtiğimiz yıl ihalelerini yaptık ve okullarımızın inşaatına başladık. Birçok okulumuz 2018-2019 eğitim öğretim yılına açılacak. Yeni yapılan okullarımızı daha modern, spor salonları olan, daha ferah bir şekilde yapıyoruz” dedi.

     

    Lise Caddesinde bulunan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi için yeni okul binası yapılacağını ifade eden Vali Yurtnaç, “Okul binamızın yerini belirledik. 112 Acil Çağrı Merkezinin alt kısmında 39 bin 980 m² bir alana 24 derslikli ana bina, 5 farklı bölüm için atölyeler, 128 kişilik öğrenci yurdu ve spor salonundan oluşan okulumuzu yapacağız. Atölyelerimizde şu anda piyasada kullanılan ve son teknoloji makine ve cihazlar olacak.

    Öğrenci buradan mezun olduktan sonra bir firmada işe başladığı zaman kullanacağı makinelere yabancı olmayacak. Hep teorikte hem pratikte kendini en iyi şekilde yetiştirecek. Bu okuldan mezun olan gençlerimiz sektörlerinde ara eleman ihtiyacını en iyi şekilde karşılayacak” diye konuştu.

     

    Okul inşaatını Rönesans’ın yapacağını kaydeden Vali Yurtnaç, “Okulumuzu Yozgat Şehir Hastanesini inşa eden Rönesans Holding yapacak. En kısa süre içerisinde yüklenici firma inşaata başlayacak ve inşallah 2019-2020 eğitim öğretim yılına faaliyete geçecek” ifadelerini kullandı.

     

  • Bizim Gazete de dün…

    Bizim Gazete de dün…

    Arkadaşlarımız güzel bir haber hazırlamışlar…

    Birazdan ayrıntıları ile anlatacağım bu haber dün gazetede yayımlandı… İnanılmaz geri dönüşler olduğunu baştan söyleyeyim…

    Çok sayıda gelen yorumlar cabası…

    Gelelim haberin detayına…

    Yozgat’ta 1991 yılında yapılan Ersoy Apartmanı bugüne kadar farklı partilerden 5 il başkanı ve 4 vekil çıkarmasıyla dikkat çekerek, adeta vekil olmanın yolunun bu apartmanda ikamet etmekten geçiyor dedirtiyor.

    Sivas Caddesi üzerinde bulunan ve 6 kattan oluşan Ersoy Apartmanı 27 yılda, Milliyetçi Hareket Partisinden 2 Milletvekili, Doğru Yol Partisinden 2 İl Başkanı, AK Parti’den 2 İl Başkanı ve 1 Milletvekili Cumhuriyet Halk Partisinden 1 İl Başkanı ve 1 Milletvekili çıkarmasıyla dikkat çekiyor.

    1999 yılında yapılan seçimlerde MHP’den 21. Dönem Yozgat Milletvekili seçilen Ahmet Erol Ersoy, kendi soyadını taşıyan bu apartmandan milletvekili olarak meclise gitti. AK Parti kurucu il Başkanı Yusuf Bahri Yazarel, AK Parti İl Başkanı Zekeriya Avşar, AK Parti İl Başkanı Yusuf Başer, AK Parti Milletvekili Yusuf Başer, CHP İl Başkanı Ali Keven, CHP Milletvekili Ali Keven, Doğru Yol Partisi İl Başkanı Erol Doğan, DYP’nin son dönem il Başkanı ve Demokrat Parti İl Başkanı İhsan Civelek’te Ersoy Apartmanında ikamet eden isimler arasında yer aldı.

    Ersoy apartmanından son olarak MHP İl Başkanı Ethem Sedef Milletvekili seçildi. Sedef’de Merkez İlçe Başkanlığı ve İl Başkanlığının ardından MHP Yozgat Milletvekili olarak seçildi.

    Vatandaşlar, vekil olmak isteyip olamayan adayların mutlaka bu apartmanda oturması gerektiğini belirterek, bu apartmanın adaylara uğur getirdiğini ifade ediyor.

    Kenan Arslan isimli vatandaş, vekil olmak isteyenlerin mutlaka Ersoy Apartmanında oturması gerektiğini belirterek, Yozgat’ta son 20 yılda siyasette bulunan insanların Ersoy Apartmanından çıktığını ifade etti. Arslan, “Yeni bir seçimi daha geride bıraktık. Aday adayları ve aday olan partililer kısa sürede yoğun bir çalışma süreci yaşadılar. Vekil adayları arasında baktığımız zaman MHP’li Ethem Sedef ve CHP’li Ali Keven, önceki yıllarda Ersoy Apartmanında oturdular. CHP’li Keven uzun yıllar bu apartmanda oto alım satımı yaptı. Yani bundan sonra siyasete atılmak isteyen vatandaşların mutlaka bu apartmanı ihmal etmemesi lazım”diye konuştu.

    Seçimlerde farklı partilerden aday adayı olan bazı partililerde kendi aralarında yaptıkları sohbetlerde Ersoy Apartmanında   oturmanın bir ayrıcalık olduğunu ve adaylara şans getirdiğine inandıklarını kendilerinin de orada bir daire bulmaları halinde bir daha ki seçim öncesi  mutlaka deneyeceklerini ifade ediyor.