Kategori: Köşe Yazıları

  • SIRTIMI YOZGATLILARA DAYADIM

    SIRTIMI YOZGATLILARA DAYADIM

    24 Haziran seçimlerine en hazır parti AK Parti gibi görünse de… MHP teşkilatlarının gücünü ortaya koyarak, seçim çalışmalarına en erken başlayan Parti oldu…

    Birçok Parti seçim ofisi tutalım mı, tutmayalım mı? Halen bu sorunun cevabını bulmaya çalışırken, MHP seçim karargahını açarak, seçim çalışmalarının en başında yer aldı.

    Hafta sonu MHP açısından yoğun geçti… Cumhuriyet Meydanındaki seçim iletişim merkezinin açılış törenine Milletvekili Adayları Ethem Sedef, Yusuf Mertoğlu, Osman Gözan, Ahmet Özbek, İl Başkanı Ferhat Altan, Merkez İlçe Başkanı Tekin Irgatoğlu, Kadın Kolları Başkanı Gülseren Sarıoğlu ve partililer katıldı.

    MHP Milletvekili adayı Ethem Sedef, sırtını Yozgatlılara dayadığını söyledi. Sedef, “Biz Yozgatlılar birbirimizi severiz ve sahip çıkarız. Ben şundan eminim ki Yozgatlı evladına sahip çıkacak. Bende Mecliste Yozgat’ın gür sesi olacağım. Yozgat için çalışacağım. Siz beni 37 yaşında milletvekili seçerseniz eğer bende bundan önce hizmet getirmeyenler gibi yaparsam namerdim. Sizlerinden bana sahip çıkacağınızdan emin olduğum gibi. 24 Hazirandaki seçim bugüne kadar yapılan seçimler içerisinde en önemli olanıdır. Milletimizin bu Cumhur ittifakına sahip çıkmasını istiyoruz. Bu Cumhur ittifakı ülkemizin üzerinde oynanan kirli oyunların karşısında dimdik duracaktır. İktidara karşı en sert eleştiriyi biz yaptık. Ama bugün o gün değil. Ülkemiz üzerinde oynanan oyunlara cevap verme günü. 24 Haziranda bu oyunlara sandıkta en büyük cevap verilmelidir. Çünkü Yozgat’ın en hassas meselelerinden birisi ilk önce Allah’a imandır. Ardından vatanınıdır, milletidir, bayrağıdır” dedi.

    MHP Milletvekili Adayı Yusuf Mertoğlu, milletvekili seçilmesi halinde meclis çalışmaları dışında Yozgat’ta olacağını ifade etti. Mertoğlu, “Yozgat’ı bilen, oraya gittiği zaman Yozgat’ı unutmayan, Yozgatlının sıkıntısını orada hisseden vekilleri göndermenizi istiyorum. Sizin vekiliniz olacak kişileri seçin. Şimdiye kadar hep ithal aday geliyordu. Şimdi bakın adaylara hepsi sizlerin yakından tanıdığı bildiği isimler. Devlet Adalet Sarayı yaptım diye, Valilik Sarayı yaptım diye övünemez. Devletin üretimin önünü açıp, destek olması lazım. Çiftçinin önünü açması lazım. 16 belde göçten dolayı kapandı. O göçün sıkıntısını çekenlerden biriyim. 16 yıldır bu Yozgat’ın göçü durdurulmadığı gibi daha da arttırıldı. Hani marka şehir nerede kaldı. 1973 yılından bu yana Milliyetçi Hareket Partisinde çalışıyoruz. Şimdi de yetki verdiğiniz takdirde Yozgat’a hizmet edeceğiz. Ben söz verdim. Meclis çalışmalarının dışında Yozgat’ta olacağını” vurguladı.

    Bütün bunlar bir tarafa bana göre MHP Merkez İlçe Başkanı Tekin Irgatoğlu’nun mesajı da önemliydi. Ülkemiz üzerinde oynanan oyunların bir bir bozulması için 24 Haziran’ın önemli bir yol ayrımı olduğuna işaret etti. Irgatoğlu, ülkücülerin 15 Temmuz gecesi olduğu gibi seçim sürecinde tek vücut olması gerektiğini belirterek Yozgat’ın oyunları bozacak süreçte 4 milletvekilini de meclise göndereceğine inandığını söyledi.

    Dipnot: Hafta sonu Cumartesi günü İYİ Parti dünde AK Parti seçim çalışmalarını Milletvekili aday tanıtım programı ile başlattı…

  • PARTİLER İÇİN ARTILAR-EKSİLER…

    PARTİLER İÇİN ARTILAR-EKSİLER…

    Bundan sonraki süreç bütün partiler için balıksırtı…

    Her konuşma,

    Her açıklama,

    Her ifade, her söylem,

    Kısaca atılan ya da atılacak her adım, hareket partiler için artıda olabilir, ekside… AK Parti evvelsi gün seçim beyannamesini kamuoyuna duyurdu…

    Dedik ya her söylem partiler için artıda olabilir ekside, bu sebeple AK Partinin artılar kadar eksileri de kendiliğinden ortaya çıkıyor…

    Şöyle ki, AK Parti Türkiye’de 16 yıldır tek başına iktidar…

    Bu sebeple söylemeler çok önemlidir, Biz şimdiye kadar şunları yaptık, şimdide bunları yapacağız demek başka bir şey… Bir de tam tersi söylemlerde bulunmak çok başka bir şeydir.

    Ak Parti; Cumhurbaşkanlığı Seçimleri ve Genel Seçimler, Seçim Beyannamesini açıkladı. Beyanname ile ilgili dünden bu yana İş Dünyasından ve Sivil Toplum Kuruluşlarından farklı şekillerde açıklamalar gündeme düşmeye devam ediyor…

    Mesela konu üzerine bir açıklama yapan TÜMSİAD Genel Başkanı Yaşar Doğan; “Bildiride yer alan ‘İstikrarlı ve Güçlü Ekonomi’ alt başlığı erken seçim sonrasında beklediğimiz ekonomik düzenlemeleri açıklar nitelikte. Bizler de TÜMSİAD olarak bu çalışmalar kapsamında üzerimize düşen bütün görevleri yerine getirmeye devam edeceğiz” dedi.

    Beyannamede dikkat çeken alt başlıkları değerlendiren TÜMSİAD Genel Başkanı Yaşar Doğan; “Yüksek, nitelikli ve kapsayıcı büyüme ile istihdama öncelik verilmesi ve bu kapsamda yeni kararlar alınması, yerli üretimi destekleyecek ve Kobilerimizin de rahat bir nefes almalarını sağlayacaktır. Özel sektörün piyasalardaki rolünün arttırılacak olması da, yerli ve milli üretime katkıda bulunacak. Yüksek katma değerli sektörlerin ekonomimizdeki payının arttırılması, ülkemizi daha da rekabetçi bir konuma getireceğine” dikkat çekti.

    “Milli gelirden araştırma ve geliştirmeye ayrılan bütçenin yüzde 2 ye çıkarılması, ülkemizi daha fazla teknoloji üreten konumuna yükseltecektir. Üretimin çoğalması kapsamında artacak olan ihracat rakamları dışa bağımlılığımızı da azaltacaktır.” Şeklinde konuşan Doğan, sözlerini şöyle sürdürdü; “AK Parti döneminde büyük ölçüde gerileme kaydedilen enflasyonun da, istikrar devam ettiği sürece, seçim sonrasında ortadan kaldırılacağına inancımız sonsuzdur” dedi.

    Faiz lobisine de değinen Doğan; “Beyannamede yer alan, maliye politikası ile fiyat istikrarının sağlanacak ve faizlerin oluşturduğu maliyet baskısını azaltacak tedbirlerin alınacak olması, güçlü ekonominin yolunu açacaktır.”

     

  • BOZDAĞ ÖNEMLİ AÇIKLAMALARDA BULUNDU

    BOZDAĞ ÖNEMLİ AÇIKLAMALARDA BULUNDU

    Seçim süreci hızla devam ederken, partilerin önemli isimleri de seçim bölgelerinde vatandaşları bazı bilinmeyen konularda aydınlatmaya çalışıyor…

    Yozgat’a her gelişinde önemli açıklamalarda bulunan Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ bu seferde yaptığı konuşmada Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) 25 Haziran’da Türkiye’nin tekrardan parlamenter sistemle yönetilecekmiş gibi bir algıyla milleti aldatmaya çalıştığını belirterek, CHP’nin Türkiye’de sistem değişmemiş gibi seçim hazırlığı yaptığını söyledi.

    Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ, Yozgat’ta seçim propagandası ve seçim takvimi hazırlamak için partililer, il ve ilçe belediye başkanları ile Yozgat Belediyesi Bilal Şahin Kültür Merkezi Konferans Salonu’nda bir araya geldi. Programda açıklamalarda bulunan Bozdağ, muhalefetin her zaman AK Parti’nin gerisinden geldiğini söyleyerek, “Muhalefet bizim çok ama çok gerimizden geliyor. Türkiye’nin hükümet sistemi değişmiş, cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi kabul edilmiş, 24 Haziran’da sistem bütün kurallarıyla uygulamaya fiilen ve resmen girecek ama adamın hala gözü eskide. Eski hal muhaldir. Yeniden ona dönme imkanı yoktur. Millet değişime evet demiştir ama bunlar hala sistem değişmemiş gibi devam ediyorlar. Sanki Türkiye’de sistem değişmemiş gibi seçim hazırlığı yapıyorlar.
    Türkiye’de sistem değişmemiş gibi propaganda yapıyorlar. 25 Haziran’da yeniden parlamenter sistemle yönetilecekmişiz gibi bir algıyla milleti aldatmaya çalışıyorlar. Beyler sistem değişti, kafayı kuma gömmenin kimseye bir faydası yok. Hele CHP’ye hiç ama hiç faydası yok” dedi.
    CHP’nin değişimi henüz hazmedemediğini vurgulayan Bozdağ, “CHP’nin yeni hükümet sistemini daha iyi nasıl yapacağını açıklaması lazım. CHP’nin adayı ile cumhurbaşkanlığı hükümet sistemiyle Türkiye’yi daha iyi nasıl yöneteceğine dair formülleri varsa onları açıklamalı. Yeni sisteme göre Türkiye’yi nasıl inşa edeceğini açıklamalı. Ama bakın o taraflarda bunların bezi yok. Çünkü değişimi henüz hazmedebilmiş değiller. Allah’ın izniyle 24 Haziran değişimi hazmedemeyenlere değişimi hazmettirme günü olacaktır. Artık Türkiye’ye hükümet sistemi değişti ve bunu hep beraber göreceğiz hep beraber meyvelerini alacağız. Onlar bunu öğrenmemişlerse ben eminim ki seçmenlerimiz aziz vatandaşlarımız onlara bunu eninde sonunda öğretecektir” şeklinde konuştu.
    “Tek motivasyonları cumhurbaşkanımıza düşmanlık”
    Bozdağ, açıklamasının devamında şunları söyledi:
    “Herkes bir araya geldi. Dışarıdan kaybettirmek için uğraşanlar var. İçeride de bakın birbirine benzemez ne kadar insan varsa Recep Tayyip Erdoğan düşmanlığında ittifak ederek bir araya geldiler. Tek motivasyonları cumhurbaşkanımıza düşmanlıktır. Bunların başka hiçbir motivasyonu yok. Konuştukları da söyledikleri de öyle projeleri de yok. Biz geldiğimizde şunu bunu yapacağız. Hepsi cumhurbaşkanımıza nefret ve düşmanlık üzerine kurulmuş söylemler, iddialar ve tamamı da yalan ve iftira üzerine milleti aldatmak üzere kurulmuştur. Nefret ve düşmanlık üzerine kurulan bir cephenin bu millete bir faydası var mı mümkün mü? 24 Haziran’da es kaza bunların dediği olsa bayramı bunlar mı yapar yoksa İsrail mi yapar? Seçim başarısını kim kutlar? Berlin’de mi kutlanır, Ankara’da mı kutlanır, Paris’te mi kutlanır Ankara’da mı kutlanır? Emin olun eğer ayağımız bir tökezlesin bütün başkentler ayağa kalkarlar. Bu başkentler Türk milletinin menfaati için bugüne kadar hiç ayağa kalktılar mı? Bundan sonrada kalkmazlar. Millete milletin aleyhine bir iş yaptırıp ondan sonra da bunun keyfini yaşarlar. Onları sevindirmeyeceğiz ve o milletin sokaklarındaki insanlar ayağa kalkacak. Eli nasırlı Yozgatlı bayramı burada, Konyalı Konya’da, İzmirli İzmir’de Diyarbakırlı Diyarbakır’da yapacak. Biz burada sevineceğiz.

    Yerli ve milli olanlar milletin ve devletin hukukunu her tür hukukun üstünde tutanlar büyük bir başarıya imza atacaklar”

  • ARTIK SÖZ YOZGATLILAR’DA…

    ARTIK SÖZ YOZGATLILAR’DA…

    Temayüller yapıldı, anketler düzenlendi… Görüldüğü gibi teknolojinin her türlüsü kullanıldı, ne bir eksik ne de bir noksan taraf bırakılmadı.

    Gelinen noktaya baktığımızda kolay kolay dönüşü olmayan bir yoldayız…

    An itibariyle Aday listeleri açıklandıktan sonraki ilk şok atlatıldı. Şimdi herkes gerçeklerle karşı karşıya… Tabi ki listelerden yana dertli olan çok…

    Çok sayıda aday adayı olması her ne kadar iyi olsa da, bunun bir de kötü yanı var… Şöyle ki, şuanda bir o kadar sayıda istediğini alamamış aday adayı var demektir…

    Bunların bir kısmı açıktan belli etmese de, doğal olarak küsecek, bir kısmı kabullenecek, bir kısmı kendince intikam senaryoları oluşturacak, bir kısmı ise benden önce ülkenin öncelikleri diyecek ve önüne bakıp çalışmaya devam edecek…

    Yozgat’ta siyasi partilerin içinde bulunduğu ortamlarda fokurdamalar başladı!.. Yansımalarını hissetmemek veya duymamak mümkün değil… Bunlardan dışarıya yansıyan olur mu bilemiyorum.

    Ama şimdilik öyle kayda değer bir durum yok… Bu dönemde birileri daha çok Yozgatlı aday… Daha çok merkezin önceliklerini bilenlerden aday olsun, beklentisine sahip…

    Hazır yeri gelmişken şunu söylemeliyim… Bölgecilik konusu kötü bir hastalıktır, bünyeyi içten içe kemirir, ince hastalık gibidir. Dolayısıyla böyle düşünmemek gerekiyor, Yozgat’ı bir bütün olarak görmek, her yerin ihtiyacını bir planlama sonucunda karşılayacak çalışma yapılmalıdır.

    Ama görünen o ki, Siyasi partilerin birçoğu için Yozgat, Genel merkezlerin kontenjanları için arka bahçe olarak görülüyor… Nasıl olsa Yozgat kabul eder anlayışının bir tarafı da yok gibi…

    Her şeyde aynı durum… Zaman çok az… Bu durumda iş teşkilatlara düşecek… Teşkilatlar çok daha fazla yorulacak, emek sarf edecek…

    Çünkü bu adayları Yozgat’a bu kadar kısa sürede tanıtmak çok zor olacak… Eğrisiyle doğrusuyla, Yozgat takip ediyor, bekliyor… İzleyecek, Görecek ve kararını zamanı geldiğinde verecek… Bir kısım başarılarla anılacak, Bir kısım ise başarısızlıklarıyla…

  • BEĞENDİNİZ Mİ?

    BEĞENDİNİZ Mİ?

    Bugün Yeni Valilik binasını konuşacağız… Vatandaş burası için “küçük saray” diyor.

    Kaç tane oda var?

    Kaç tane bölmeden oluşmaktadır?

    Ne kadar personel çalışacak?

    Yeni personeller alınacak mı?

    Kaç tane kurum bu çatının altında hizmet verecek?

    Kaç paraya yapıldı?

    Merak etmeyin bu soruların hepsinin cevabı var…

    Doğru ya da yanlış! Şimdi bunları tartışmanın kimseye faydası yok. Dolayısıyla bu tür tartışmaları yeniden gündeme getirmek sadece zaman kaybı olacağı için biz bundan sonra neler yapılacak, bunları konuşalım…

    Şimdi daha önceden belirlenen bütün kurumlar aynı çatı altında bir araya geldi. En son Valilik makamı kalmıştı, hafta başında vali bey’de yeni yerine geçince süreç tamamlanmış oldu.

    Evvelsi gün Yeni Valilik Binası Basın mensuplarına tanıtıldı… Bizzat Vali bey tarafından hangi katta neler var, tek tek anlatıldı…

    Tanıtım sırasında Valimiz Kemal Yurtnaç, fiziki ve genel durumu bakımından modern binalarda hizmet sunmanın güzel olduğunu belirterek, önemli olanın vatandaşlara kaliteli hizmet sunmak olduğunu söyledi.

    Yapımına 2014 yılında başlanılan ve Selçuklu-Osmanlı mimarisine sahip olan Yozgat Valiliği Hükümet binasının halka hizmet vermeye başladığı hatırlatıldı.

    İlimiz Valisi Kemal Yurtnaç, yeni hükümet binasında Yozgat’ta görev yapan ulusal ve yerel basın mensuplarıyla bir araya geldi. İlk olarak gazeteciler için yeni hükümet konağına yaptırılan Basın İletişim Merkezi’nde açıklamalarda bulunan Vali Yurtnaç, Yozgat’ın modern bir binaya kavuştuğunu ifade etti.
    40 bin metrekare kapalı alana sahip binada valiliğe bağlı 19 kurum ve 700 personelin hizmet vereceğini anlatan Vali Yurtnaç, yeni hükümet binasında hizmet kalitesinin daha da artacağını dile getirdi.
    Yozgat Valiliği olarak her zaman sonuç odaklı çalışmalar yürüttüklerini anlatan Vali Yurtnaç, amaçlarının hizmet standartlarını artırmak ve hükümet binasını kullanılabilir hale getirmek olduğuna vurgu yaptı. Hükümet binasının şehrin kalbi olacağını hatırlatan Vali Yurtnaç, “Binanın çevre güvenliği ile ilgili çalışmalarımız sürüyor. Eski valilik binasında park yeri sorumuz vardı burada 370 araçlık otoparkımız olacak ve park sorunumuz kalmayacak. Geldiğim günden beri söylüyorum. Şehrin ciğerlerini doldurmuşlar bu şehir nefes alamıyor. Biz kamu birimlerini şehrin merkezi dışına alarak şehri nefes alır hale getireceğiz” dedi.
    Sözlerini bir müjde ile tamamlayan Vali Yurtnaç son olarak ise eski Şifa Hastanesi ve Toprak Mahsulleri Ofisini de kamulaştırarak bu alanda Demokrasi Meydanı oluşturacaklarını söyledi.

  • SİYASETTE KAZAN KAYNAMAYA BAŞLIYOR

    SİYASETTE KAZAN KAYNAMAYA BAŞLIYOR

    Hatırlatmak bakımından söylüyorum… Bu seçim Yozgat açısından çok çekişmeli geçecek. Yozgat hangi parti olursa olsun çanta kekli olmaktan çıktı. Bunun ilk sinyalini MHP Ethem Sadef’i liste başı göstererek verdi.

    Daha sonra ikinci sinyal CHP’den geldi… Yozgat’ta CHP denildiğinde ilk akla gelen isimlerden olan Ali Keven’in liste başı oldu, bu seçimlerde merkez ağırlığının kaç okka olduğunu gösterecek.

    Peki, siyasette genel durumda ne var, ne yok. Bilindiği gibi geçtiğimiz günlerde cumhurbaşkanı adaylarının oy pusulalarındaki yeri belli olmuştu…

    Şimdide İttifakların ve siyasi partilerin sıralaması da belli oldu… MHP’nin ardından dün de kalan partilerin milletvekili adayları belli oldu… Bu hafta içinde siyaset arenası iyice ısınacak… Partiler ve adaylar sahaya inecek, velhasıl her yanımız siyaset olacak.

    Zaten toplum iyice politize olmuş durumdaydı, şimdi de siyasetle yatıp siyasetle kalkacağız… Fakat toplum bu konuda fazlasıyla gergin… Ve insanlar fazlasıyla kendinden olmayanlara karşı sert söylemlerde bulunuyorlar.

    Bu durum büyük sıkıntılar ortaya çıkarabilir… Gergin olan ortam bir anda yanlış olaylara yol açabilir… Bu nedenle siyaset erbaplarının, teşkilat üyelerinin söylemlerini yapıcı hale getirmesi gerekiyor… Eğer adaylar da liderlerin  sert üslubunu sokağa taşırsa, ülkemizde istenmeyen olaylar ortaya çıkabilir… Umarım ülkemizde ve Yozgat’ta bu konuda daha duyarlı hareket etmeye başlarız… Yozgat’ı arkadaşlarımız adım adım dolaşıyor, mahalle ve sokağın nabzını tutmaya çalışıyoruz.

    Bütün gayretimiz ve çabamız sizlere doğru ve tarafsız bilgiyi aktarmaktır. Halka mikrofon uzattığımızda gerginliği net şekilde görebiliyoruz… Siyasetçiler de akşamdan itibaren seçim bölgelerine gelmeye başladılar. Bu hafta Yozgat’ın dört bir yanına dağılacak daha çok kitleye ulaşmak adına tüm argümanları yoğun şekilde kullanacaklar…

    Çünkü zaman çok dar… Yozgatlılara da buradan bir çağrı yapmak istiyorum… Lütfen birbirinize karşı daha saygılı olun… Bırakın fikirler çatışsın, konuşun, uygun üslupla tartışın ama daha fazlasının olmasına da müsaade etmeyin… Umarım bu dönemi huzurlu bir şekilde geçiririz, Ve 24 Haziran sonrası da her şey daha güzel olur…

    Son bir hatırlatma yapmak istiyorum… Milletvekili adayları geldiğinde sessiz kalmayın, neden aday olduğunu, Yozgat’a ne kattığını, bundan sonra ne katmayı düşündüğünü açık açık konuşun, oyunuzu alacağınız cevaba göre vermelisiniz.

  • YOZGAT AŞIĞI BİR GENÇ

    YOZGAT AŞIĞI BİR GENÇ

    Haftanın ilk gününe merhaba derken, bugünkü yazımda örnek alınacak bir davranışa dikkat çekmeye çalışacağım… İnsanın Ülkesine ve memleketine hizmet etmesinin önünde hiçbir engel olmadığını yaptığı çalışmalarla anlatmaya çalışan bir kardeşimizden bahsedeceğim.

    Bu insanın kim olduğunu merak ettiniz değil mi? 

    Aslında tanıyorsunuz, caddede, sokakta rastladığınız birisi, isminden bahsetmeye başladığımda “tamam” diyeceğinizi bildiğim için hemen anlatmaya başlıyorum… Dağcılık Federasyonu Yozgat İl Temsilcisi Kemal Emre Akdere…

    En son yaptığı çalışma Bozok Üniversitesi BESYO öğrencilerine uygulamalı eğitimi Kazankaya Kanyonu’nda vererek buranın tanıtıma farklı bir katkı sundu.
    Dağcılık Federasyonu Yozgat İl Temsilcisi Kemal Emre Akdere, Bundan önceki çalışmasında olduğu gibi bu çalışmasıyla da Yozgat’ın tanıtım elçisi olduğunu iyiden iyiye göstermiş oldu.

    Yozgat’ın doğa güzelliklerini okumaya gelen öğrencilere tanıtmak için her fırsatı kullanmasını çok iyi bildiği gibi ne kadar mahir birisi olduğunu yazdığı köşe yazılarında da ayrıntılara dikkat çeken Kemal kardeşimiz Bozok Üniversitesi BESYO öğrencilerine uygulamalı olarak verilen doğa sporları dersini bu kez Yozgat’ın turizme tam anlamıyla kazandırılamayan nadide güzelliklerinden sadece birisi olan Kazankaya Kanyonu’nda yaptırdı.

    Oldukça verimli geçen derste Akdere hem teorik hem uygulamalı bilgiler verirken, Yozgat’ın doğa güzelliklerinin de bir kez daha gündeme gelmesine vesile oldu.
    Dağcılık sporunun tanıtılması aynı zamanda Yozgat’ın görünmeyen güzelliklerine dikkat çekilmesi için Kazankaya Kanyonu’nda üniversite öğrencilerine uygulamalı eğitim verildi.

    Kazankaya Kanyonu Yozgat’ın her zaman gündeminde olmasına karşın her zaman tanıtım sorunu ile karşı karşıya kalmış bir yöredir. Dağcılık Federasyonu Yozgat İl Temsilcisi Kemal Emre Akdere, konuya ilişkin yaptığı açıklamada şu görüşlere yer verdi: “Türkiye’nin çeşitli yerlerinden ilimize öğrenim görmek için gelen arkadaşlarımıza ilimizin sahip olduğu fırsatların ve güzelliklerin tanıtımı noktasında Bozok Üniversitesi BESYO öğrencilerimizle doğa sporları dersleri kapsamında sürekli farklı bölgelere giderek hem şehrimizi tanıtıyor hem de uygulamalı olarak doğa sporları eğitimi vererek bu sporu aşılamaya çalışıyoruz. Bu hafta Kazankaya Kanyonu’na gittik. Benim köşe yazılarımda da defaatle üzerinde durduğum bölge doğa turizmi açısından bir cennet. Doğa sporları açısından bir cennet. Biz bu hafta hem buna dikkat çekmek için hem uygulamalı olarak dağcılık ve kampçılık eğitimi vermek için bu bölgeyi seçtik. Kazankaya kanyonunda büyük bir potansiyel var. El ele verirsek şehrimizin tanıtımı noktasında bölgeden hak ettiğimiz turizm payımızı kolaylıkla alırız.”

  • Engelsiz yaşam programı ilgi gördü

    Engelsiz yaşam programı ilgi gördü

    Yozgat Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğünün düzenlediği “Engelsiz yaşam” etkinliği vatandaşlarca büyük ilgi gördü… Bilirsiniz kamu kurumlarının düzenlediği birçok etkinlik vatandaşın fazla ilgisini çekmez ama vatandaş bazı etkinlikleri de dikkatle takip eder. İşte bunlardan birisi de geçtiğimiz gün ilgi ile takip edilen “Engelsiz yaşam” etkinliği oldu.

    İl Müdürü Abdullah Neşeli düzenlendiği programda yaptığı konuşmada şunları dile getirdi:  “Engellilik, yalnızca engellilerin ve her türlü sıkıntılarını paylaştıkları ailelerinin değil, teşhisten iyileştirmeye, özel eğitimden rehabilitasyona, istihdamdan sosyal hizmetlere kadar doğru ve kalıcı çözümler üretmek, arzuladıkları mutlu bir yaşam sürmeleri için çaba göstermek, toplumsal hayata katılımlarını kolaylaştırmak, hak ettikleri sevgi ve saygıyı göstermek kamu kurumları, yerel idareler ve sivil toplum olarak halkımızın en önemli sorumluluklarımızdandır. Bu kapsamda  engelli hakları, kazanımları ve yaşam standartlarının geliştirilmesi engelliler ile ilgili toplumda bir bilinç oluşturma, engellilerin mutlu zaman geçirmeleri, engellilerin topluma kazandırılmasında yardımsever birey olma açısından 10-16 Mayıs Engelliler Haftası önemli bir farkındalık oluşturmaktadır. Bizlerde bu haftada engellilik salon programları,  Yozgat Fuar alanındaki sergiler, engelsiz yaşam şenliği ile oluşturmak istedik. Pazartesi günü engelli sivil toplum kuruluşları ve dışarıdan engelli olan olmayan misafirlerimizle engelsiz yaşam şenliği düzenledik. Bu etkinliğe katkılarından dolayı İç Ortopedik Engelliler Derneğine ve Sürmeli Topluluğuna ayrıca teşekkür ediyoruz.” dedi.

    Neşeli: “Bizler İl Müdürlüğü olarak 250 kapasiteli Bakım Rehabilitasyon Merkezinin ilimizde yeterli olmadığını biliyor ve özel girişimcilerin katkılarını önemsiyoruz. Bu haftada değerli Yozgat’lılara İlmimiz Merkezde Türkiye’nin en büyük özel bakım merkezlerinden bir tanesinin (ruhsal ve zihinsel takribi 300 kişi) inşasının başladığını. Yerköy ilçesinde ise bedensel engellilere yönelik bina inşasının son aşamasına gelerek çok yakında özel bakım merkezinin hizmete gireceği müjdesini vermek isterim. Bizler engellilere sadece kurumsal hizmetlerle değil evde bakım hizmeti ile hizmet vermekteyiz.  2007 yılından beri ilimizde uygulanmakta olan engelli evde bakım modeli ile engelliye evde bakım hizmetinin sunulmasını takip etmekte ve önemsemekteyiz. Bu güne kadar  bu hizmet modelinde ilimizde 7293 başvuru alınmış bugün ise 3583 engelliye evde bakım hizmeti  sunulurken engelliye bakım hizmeti sunan aile fertlerine ayda 3,8 yılda totalde yaklaşık 48 milyon ödemeye yaparak hizmetimizi devam ettirmekteyiz.
    Ayrıca ilimizde engelliye sunulan sosyal hizmet modellerini çeşitlendirerek Umut evleri ile engellinin sosyal hayatın içerisinde bir apartman dairesinde en az 4 en fazla 6 engelliye bakım ve rehabilitasyon hizmetini yaygınlaştırmak, toplumun engelliye bakış açısını geliştirmek için 2017 yılında çaba ve gayret sarf etmekteyiz. İl Müdürlüğü olarak engellinin kurum ve evde bakımı yanında sosyal hayata katılımları için gerçekleştirilen adımların tüm dünyada dikkat çektiğini ifade etmek isterim Sosyal devletin sadece ayni ve nakdi yardım eden değil sosyalleştiren yanını göstermesi açısından 2015 yılından bu güne kadar uygulanmakta olan engelli, şehit yakını ve gaziyi taşıyan Şehrimizde toplu taşıma hizmeti sunan  her bir araç için  600 TL’lik ödeme en güzel örnektir.”dedi.

     

     

  • SAHURA KALKMANIN FAYDALARI

    SAHURA KALKMANIN FAYDALARI

    Dünkü yazımda Ramazan ayının başta paylaşmak ve yardımlaşmak olduğundan bahsetmiştim… Bugünden aynı konu üzerinden dün Yozgat İl Sağlık Müdürü Dr. Fatih Şahin bir açıklamada bulunmuş, bununla devam edelim istiyorum:

    Ramazan ayının, vatandaşlar açısından beslenme ve yaşam şeklinin değiştiği bir ay olduğunu belirterek, vatandaşları sahursuz oruç tutmamaları konusunda uyardı.

    İl Sağlık Müdürü Fatih Şahin, yaptığı açıklamada, yeterli ve dengeli beslenmenin sürdürülebilmesi için günün oruç tutulmayan bölümünde en az 2 öğünü tamamlamak ve sahur öğününü atılmaması gerektiğini ifade etti.
    Dr. Şahin, “Sahura kalkılmaması ya da sahurda sadece su içilmesinin zararlı olduğu unutulmamalıdır. Çünkü bu beslenme tarzı yaklaşık 16 saat olan açlığı, ortalama 20 saate çıkarmaktadır. Bu da açlık kan şekerinin daha erken saatlerde düşmesine ve buna bağlı olarak günün daha verimsiz geçmesine neden olmaktadır. Bu durumun aksine eğer sahur öğünü, ağır yemeklerden oluşursa gece metabolizma hızı düştüğü için yemeklerin yağa dönüşme hızı ve kilo alma riski artmaktadır. Bu nedenle sahura mutlaka kalkılmalıdır. Sahurda süt, yoğurt, peynir, yumurta, tam tahıllı ekmekler gibi besinlerden oluşan hafif bir kahvaltı yapılabilir ya da çorba, zeytinyağlı yemekler, yoğurt ve salatadan oluşan bir öğün tercih edilebilir. Gün içerisinde aşırı acıkma problemi olanların midenin boşalma süresini uzatarak acıkmayı geciktiren kuru fasulye, nohut, mercimek, bulgur pilavı gibi yemekleri tüketmesi; aşırı yağlı, tuzlu ve ağır yemekler ile hamur işlerinden uzak durulması uygun olacaktır.
    Bu süreçte dikkat edilmesi gereken bir diğer husus da iftar sofraları için hazırlanan yiyecekler ve bunların tüketim miktarlarıdır. İftar sofralarında bir insana yetecek yemeğin 2-3 kat fazlası bulunabilmektedir. İftarda kan şekeri çok düşük olduğundan kısa sürede çok miktarda besin tüketme isteği doğmaktadır. Yapılan en büyük hatalardan birisi de çok hızlı bir şekilde, çok yüksek miktarda besin tüketmektir.
    Beyin doyma emrini yemekten 15-20 dakika sonra verir. Çok hızlı yemek yendiğinde bu süre zarfında fazla miktarda, enerjisi yüksek besinler yenilir ve bu durum hem sağlık açısından risk oluşturabilir hem de ilerleyen günlerde kilo alımına zemin hazırlayabilir.”dedi.
    Sıvı tüketimine de dikkat çeken Şahin, “Sıcaklık ve nem artışına bağlı olarak vücut ısısı artmakta ve metabolizma bu yeni duruma uyum sağlamaya çalışmaktadır. Sıcaklıkların etkisiyle artan terleme ile birlikte yeterince sıvı alınmazsa su ve mineral kaybı sonucu, bayılma, bulantı, baş dönmesi gibi sağlık problemleri yaşanabilmektedir. Günde ortalama en az 2-2,5 litre (12-14 su bardağı) su içmeye, bununla birlikte Ramazan ayında sıvı ihtiyacını da karşılayacak ayran, taze sıkılmış meyve-sebze suları, sade soda gibi içecekleri sık sık tüketmeye özen gösterilmelidir.”ifadelerini kullandı.

     

  • Paylaşma Mevsimi Ramazan

    Paylaşma Mevsimi Ramazan

    Bugün ramazan ayının ikinci günü, ilk oruçlarımızı tuttuk, teravih namazlarımızı eda ettik…

    Dolayısıyla toplumda iradeleri merhametle eğiten ve özgürleştiren oruç ibadetinin yerine getirildiği evrensel mesajını anlamak ve içselleştirmek üzere Kur’an-ı Kerim’in daha çok okunduğu, insani ve ahlaki erdemlerin daha güçlü bir şekilde hayata yansıdığı, sosyal yardımlaşmanın ve paylaşmanın arttığı, birlik ve beraberlik ruhunun canlandığı müstesna bir zaman dilimi olan ramazan ayına bir kez daha kavuşmanın mutluluğu yaşanıyor.

    Maddi ve manevi sayısız güzelliklerin yaşandığı ramazan ayı; eskimez öğüt ve çağrısıyla her dönem insanlığı aydınlatan, rehberliğiyle insanlığı mutluluğa ve huzura götüren, taşıdığı değer ve anlamlar, getirdiği ahlak ve erdem ilkeleriyle daima taze ve yeni kalan Kur’an’ın indirildiği bir aydır.

    Ramazan, İslam’ın rahmetle yoğrulmuş adaletini, bilgi ve hikmetle bütünleşmiş ahlakını bütün insanlığa gösteren Allah Rasulü’nün, “İnanarak ve karşılığını yalnız Allah’tan umarak ramazan orucunu tutan kişinin geçmiş günahları bağışlanır” müjdesinin gerçekleşeceği rahmet ve bağışlanma ayıdır.

    Ramazan, dünyanın sayısız nimetleri içinde Allah’ın lütfuna mazhar olan insanın belli bir süre zarfında bunlardan kendini uzak tutarak, bir bakıma nimetin kadrini daha yakından bildiği, nimete ulaşamayan insanların halini anladığı ve paylaşmayı öğrendiği oruç ayıdır.

    Baştan sona bir feyz, rahmet ve bereket mevsimi olan bu günlerde iradeleri güçlendiren oruç, cömertliği, ikramı ve paylaşmayı öğreten iftar, ibadetin neşe ve coşkusunu bütün topluma yayan teravih, hayır ve bereketin ne olduğunu gösteren sahur, bütün bu yüksek değerlerin manevi dünyamızı kuşattığı Kadir Gecesi, akıl ve gönülleri manevi bir atmosferde zirveye taşıyan ve dinî duygunun kolektif olarak paylaşılmasını sağlayan hatim ve mukabeleler, toplumun sosyal yaralarını saran zekât ve fitreler, toplumun birlik ve beraberliğini pekiştiren bayram ile ramazan ayı, ferdi hayatta dindarlığın, sosyal hayatta dayanışma ve kaynaşmanın yoğun olarak yaşanmasına ve Müslümanlar olarak arınma ve yenilenme bilincimizin tazelenmesine vesile olur.

    Asırlardır din ile bağını koparmadan sürdüren ve onu hayatına rehber edinen milletimiz, ramazan ayının esenliğini, insanlığı mutluluğa erdiren manevi atmosferini nefislerinde, ailelerinde ve toplumlarında yaşamış ve yaşatmış, sevinçleri ve üzüntülerini birlikte paylaşmış, sofralarını ve gönüllerini muhtaçlara açmış, ramazan ayını sadece dinî değil, sosyal ve kültürel hayatları için de canlı bir dönem haline getirmişlerdir.

    Fert ve toplum olarak merhamete, sevgi ve saygıya ve birbirimizi anlamaya muhtaç olduğumuz günümüzde, ramazan ayının insanların yalnız kendi dünyalarında, kendi hanelerinde, kendi sofralarında yaşadıkları bir neşe olarak kalmaması, güzelliklerin yoksullarla, yetimlerle, kimsesizlerle ve yüreği yaralı insanlarla paylaşıldığı bir ay olması dileğiyle ramazan ayınızı tebrik ediyor, ülkemiz ve bütün insanlık için hayırlar getirmesini Yüce Allah’tan niyaz ediyorum.

     

  • Çiftçi dostu fabrika

    Çiftçi dostu fabrika

    Kayseri Şeker, sözleşmeli pancar ekimi yapan çiftçisine ‘Faizden Kurtarma Avansı’ adı altında 129 Milyon TL ödeme yaptı.

    Hatırlanacağı üzere bir süre önce Şeker fabrikaları kanun kapsamında özelleştirildi. Bu kapsamda Yozgat Şeker fabrikası gibi 14 fabrikanın satışı yapıldı.

    Kayseri ve Boğazlıyan Şeker Fabrikasını başarı ile işletmeye devam Kayseri Pancar Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Akay ve yönetimi çiftçilerle el ele vererek, daha faydalı çalışmaları birlikte yapmayı sürdürmektedir.

    Bu bağlamda Pancar çiftçilerinin temlik kredisini daha az kullanarak faiz yükünden daha az etkilenmesi ve şeker pancarı tarımından elde ettiği gelirin kendi cebinde kalması için Kayseri Şeker’in, pancar ekicilerine yönelik 2018-2019 kampanya döneminde verdiği Faizden kurtarma avans çiftçiler arasında büyük bir sevinçle karşılandı.

    64 ncü kampanya dönemi için Kayseri Şeker Yönetimi, Faizden kurtarma avansını 13 TL/ton olarak belirlemiş olup Kayseri Şeker Fabrikası ile 414 bin dekar alanda Sözleşmeli pancar ekimi yapan 9.238 çiftçiye toplamda 29 Milyon TL dağıtımı yapıldı. Kayseri Şeker’in Faizden kurtarma avansı sayesinde çiftçisinin cebinden yaklaşık 3 Milyon TL’nin faiz yolu ile gitmesi engellenmiş oldu.

    Türkiye’de ilklerden olan bu uygulamayla ilgili olarak Kayseri Pancar Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Akay; “Bu uygulama Türkiye’de ve sektörde ilklerden olup, İnşallah bir iki yıl içerisinde tüm çiftçilerimizin faiz yükünden kurtarılmasını amaçlamaktayız. Çiftçilerimizin çalışmalarında başarılar diler. Bereketli, kazasız belasız bir kampanya dönemi nasip etmesini Cenab-ı Haktan niyaz ederiz” dedi.

    Kayseri Şeker ile Sivas, Kayseri,Yozgat ve Nevşehir illerinde sözleşmeli pancar ekimi yapan 9 bin 238 çiftçiye, pancar tohumları toprakla buluştuktan fabrikaya teslim edilinceye kadar geçen süre içerisinde; gübre avansı, Tohum Avansı, Çapa Avansı, Sulama Avansı, Ramazan Bayramı avansı, Kurban Bayramı Avansı, Söküm Avansı, Mazot avansı, Ekim ve ilaç avansı adı altında düzenli ve gününde yapılan ödemeler pancar tarımına olan ilgiyi her geçen gün artırıyor.

    Kayseri Şeker’e bağlı Boğazlıyan, Çandır, Yenifakılı, Yenipazar, Kayseri Merkez, Bünyan, Develi, Sarıoğlan, Yeşilhisar, Pınarbaşı, Gemerek, Şarkışla bölgelerinden çiftçiler; Çiftçinin zirai anlamda en çok harcamasının olduğu ve gelirinin en az olduğu dönemde Kayseri Şeker tarafından pancar ekicisi olan çiftçilere dağıtılan faizden kurtarma avansından duydukları memnuniyeti dile getirdiler.

     

  • MEZUNİYET TÖRENİ VE YOZGAT’IN DURUMU!

    MEZUNİYET TÖRENİ VE YOZGAT’IN DURUMU!

    Bozok Üniversitesinde bir eğitim ve öğretim döneminin daha sonuna yaklaşıldı… Geçtiğimiz hafta 2017-2018 eğitim – öğretim döneminde lisans ve ön lisans eğitimlerini başarıyla tamamlayan öğrenciler için düzenlenen mezuniyet töreni bu durumun habercisi oldu.

    Bir süre sonra Üniversite öğrencileri buradan ayrılacaklar, şehir yine bomboş kalacak… Caddeler, sokaklar, işyerleri bir süre sessizliğe bürünecek, gençlerin gittiği Cafe türü mekânların bir kısmı bu durumdan oldukça fazla etkilenecek.

    Her zaman şunu söylerim: Bir şehirde sürekli hareketlilik olması ve ekonominin yolunda gitmesi için birden fazla alternatifi olması gerekir… Yozgat bu durumda alternatifi olmayan belki de tek şehirdir.

    Mezuniyet törenine gelince biraz da bunu konuşalım: Erdoğan Akdağ Kongre ve Kültür Merkezi bahçesinde düzenlenen ve saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan mezuniyet töreni Bozok Üniversitesi halkoyunları ekibinin gösterisi ile devam etti.
    2017-2018 eğitim – öğretim dönemi Fakülte ve Yüksekokullar birincisi İlahiyat Fakültesi öğrencisi Semanur Bayram mezun olan öğrenciler adına konuşma yaptı.
    Bayram konuşmasında, “ Bizim için eğitim hayatımızın en önemli basamağı üniversite yıllarımız olmuştur. Seçtiğimiz meslekte bize başarılı olmamızın yolu Bozok Üniversitesi’nde gösterilmiştir. Bozok Üniversitesi akademik anlamda kendimizi geliştirmemiz için bize büyük fırsat tanımıştır. Bütün öğrenci arkadaşlarım ve ben bu fırsatı değerlendirebilmek için elimizden gelen gayreti göstermeye çalıştık.
    Bozok Üniversitesi akademik anlamdaki etkinliklerin, bilimsel şölenlerin, sempozyumların yanı sıra sosyal aktiviteler açısından da bize pek çok imkânlar tanımıştır. Tabi ki her son aynı zamanda bir başlangıçtır. Eğitimin ise hiçbir zaman sonu olmaz. Bu anlamda bu mezuniyet belgemizin yüksek lisans ve doktorada bizlere kapı aralayacağını umut ediyorum” dedi.
    Bozok Üniversitesinde 55 yaşında başladığı eğitim öğretim hayatını 60 yaşında tamamlamanın mutluluğunu ve sevincini yaşayan İlahiyat Fakültesi öğrencisi Hülya İpek şunları söyledi:
    “Okumanın yaşı vakti ve zamanı yok. Ben azmettim çok çalıştım ve başardım. Bügün mezuniyet sevinci yaşıyorum. Bizlere bu fırsatı tanıyan ve kaliteli eğitim almamıza vesile olan başta Rektörümüz olmak üzere hocalarımıza teşekkür ediyor, mezun olan tüm arkadaşlarıma bundan sonraki hayatlarında başarılar diliyorum”
    Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Salih Karacabey ise konuşmasında insan hayatında önemli bir dönüm noktası olan mezuniyetin önemine dikkat çekerek, “Bugün aramızdan mezun olacak kardeşlerimiz hayatlarında bir dönemi tamamladılar ve yeni bir döneme başlıyorlar. Öğrencilerimiz eğitimlerini başarı ile tamamdılar. Ümit ve temenni ediyoruz ki gelecekleri de hep başarılı olsun ve hayatlarında arzu ettikleri her şeyi başarsınlar” diye konuştu.
    Mezuniyet heyecanı yaşayan öğrencilerimize seslenen Rektör Karacabey, “Üniversitemizde 55 yaşında eğitme başlayan ve 60 yaşında mezun olan öğrencimiz Hülya İpek, okumanın yaşının olmadığını ve azmin elinden hiçbir şeyin kurtulmadığının en güzel kanıtıdır. Bu bizim geleceğimiz açısından çok önemlidir. Üniversitemizden mezun olan kardeşlerimiz bugün mezun oluyorsunuz; ama hayatınızda okuma ve çalışmanın süresi bitmiyor. Hayatta emekli olunmayan tek şey okumaktır. Dolayısıyla bundan sonraki hayatınızda da sürekli okuyacak ve kendinizi geliştireceksiniz” ifadelerini kullandı.
    Vali Kemal Yurtnaç ise mezuniyet töreninde yaptığı konuşmada, “Ülkemizin yetişmiş insan gücüne Yozgat’ta yükseköğrenimlerini başarı ile tamamlayan önemli değerler gönderiyoruz. Yozgat’ta daha fazla üniversite öğrencisini konuk edeceğiz. Eğitimlerini verip sonra ülkemize memleketimize hizmetleri için bu öğrencileri buradan göndereceğiz.
    Ailelerimizin ve çocuklrımızın bugün çok mutlu günleri. Zira bir çocuk kolay büyümüyor. Bunların ilk, orta, lisesi, üniversiteyi kazanması derken üniversiteyi bitirmesi ve akabinde işe girmeleri aileleri ve kendileri için büyük bir mutluluk.
    Mezun olan gençlerimiz yerli ve milli kalın. Ülkenizi ve insanınızı sevin ve daima başarılı olun. Mezuniyetiniz hayırlı ve uğurlu olsun” ifadelerini kullandı.
    Konuşmaların ardından fakülte ve yüksekokullarında birinci olan öğrenciler yaş kütüklerine isim plakalarını çaktı.
    Dereceye giren öğrencilerin ödüllendirilmesinden sonra mezun öğrenciler kep fırlatarak mezuniyetlerini coşkuyla kutladı.

     

  • Memleketin derdiyle dertlenen bir işadamı

    Memleketin derdiyle dertlenen bir işadamı

    Yeterli olmayabilir ama başlangıç olması bakımından önemli gördüğüm bir haberdir şu anlatacaklarım…

    Geçtiğimiz yıl valiliğinin daveti üzerine ilimize gelen ve iş adamlarına Yozgat’ın fırsatlarının anlatıldığı “İş Adamları Zirvesi” meyvelerini vermeye devam ediyor.

    “Bu İş Adamları Zirvesinden de bir şey çıkmaz” diyerek, hem kendini hem de çevresine umutsuzluk iksiri dağıtanlara cevabı Avrupa’dan işadamı hemşerimiz Satılmış Koç verdi…

    Biraz sabırlı olursak, bundan sonra da bu cevapların devamı gelecektir… Yeter ki, birbirimize sahip çıkmasını bilelim.

    Şimdi bu konuda yapılan bir haber vardı, bunu bir kez daha okuyalım: Pizza yapımında kullanılan ve Türkiye’de üretimi henüz olmayan Mozzarella peynir üretimi yılsonunda Yozgat’ta üretilmeye başlanacak.

    Yozgat OSB’de fabrika kurmak için çalışmalara başlayan firma ile valilik toplantı salonunda protokol imzalandı.

    2012 yılında Slovakya’nın iki farklı ilinde fabrika kuran ve bu fabrikalarda süt ve süt ürünlerini işleyerek dünyaya açılan Yozgatlı girişimci Satılmış Koç, Avrupa’daki başarısını Yozgat’a taşıma kararı aldı.

    Valiliğimizin gerçekleştirmiş olduğu iş adamları ziyaretinde Vali Kemal Yurtnaç’ın bizzat Yozgat’ta davet ettiği Satılmış Koç, Yozgat Organize Sanayi Bölgesinde fabrika kurmak için çalışmalara başladı.

    Protokol sonrası açıklamada bulunan yatırımcı Satılmış Koç, “Geçtiğimiz sene içerinde Avrupa’ya memleketimizden misafirler geldi. Sayın Valimiz Kemal Yurtnaç ile Avrupa’da bir araya geldik ve bizleri Yozgat’a davet etti. Bu davet bizim için çok önemliydi. Çünkü bizlerinde kimliklerinde Yozgat yazıyor. Kendi memleketimizde ne yapabiliriz diye oturduk araştırmalarda bulunduk. Halihazırda iki fabrikamız var. Bunlarda ayran ve pizza peyniri de olarak bilinen mozzarella peyniri üretimi yapıyoruz. Araştırmamızın sonunda gördük ki Türkiye’de mozzarella peyniri üretimi yok. Ülkemizde üretilen pizzalar ya dışardan satın alınan mozzarella peyniri ile yapılıyor ya da mozzarella peyniri yerine başka peynirlerle yapılarak vatandaşın hizmetine sunuluyor. Avrupa’dan edindiğimiz tecrübemiz ile kendi memleketimizde mozzarella peyniri üretimi yapmaya karar verdik. Anadolu’nun bereketli otlaklarında otlayan hayvanların sütünden yapacağımız mozzarella peynirini Dünya’ya satacağız. İnanıyoruz ki Anadolu’nun bin bir çeşit farklı bitkinin aroması mozzarella peynirini daha bir vazgeçilmez yapacak” dedi.

    Yıl sonunda üretime geçmeyi planladıklarını aktaran Satılmış Koç; “5 bin metre kare alan üzerine kuracağımız fabrikamızda ilk etapta fabrika içerisinde 10 kişiye, süt toplama ve yan dallarında yine bir 10 kişiye daha istihdam sağlamış olacağız. Zamanla fabrika içerisinde ki çalışan sayımız 30’a yükselecektir. Pazarımız Avrupa. Anadolu’nun bu güzel şehrinde üretmiş olduğumuz mozzarella peynirini Avrupa’nın bir numaralı peyniri yapacağız. Sonrasında ise Yozgat’ta ürettiğimiz peyniri dünyanın her yerine ulaştıracağız. Bu üretimi yaparken de son teknoloji yerli makineleri kullanacağız. Tam anlamıyla yerli bir pizza peyniri üretimi gerçekleştireceğiz. Hiçbir sorun ile karşılaşmazsak üretimimize yılsonu itibariyle başlamış olacağız” ifadelerini kullandı.

    Vali Kemal Yurtnaç ise yaptığı açıklamada, “Geçtiğimiz yıl iki farklı iş adamları zirvesi düzenledik. Birincisi Yozgat dışında yaşayan diğeri ise Avrupa’da yaşayan iş adamlarımıza yönelikti. Toplantıların ardından tabi biz boş durmadık ve oluşturduğumuz ekibimizle birlikte iş adamlarımızı ziyaret ederek tesislerinde incelemede bulunup tekrar Yozgat’a yatırım yapmaları için davet ettik. Yapmış olduğumuz bu girişimler meyvesini vermeye başladı ve OSB’ye yeni bir fabrika kurulması için bugün yatırımcımızla protokol imzaladık. Bu yatırımın ilimize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum. İnşallah yakın zamanda birçok firma buraya yatırım yapmak için gelecektir. Biz onlara her türlü kolaylığı sağlıyoruz ve sağlamaya devam edeceğiz” dedi.

     

  • OKUMA YAZMA SEFERBERLİĞİ

    OKUMA YAZMA SEFERBERLİĞİ

    Yozgat bu konuda biraz geri kaldı… Daha önceden okuduğum bir makalede şöyle yazıyordu: Hatırladıklarım var, hatırlamadıklarım var, ama bu memlekette harf inkılâbından sonra en az yüz “Okuma-yazma Seferberliği” yürürlüğe kondu…

    Hatta bu işin inkilâp öncesi bile var: İlki Mart 1922’ye tarihlidir. Bizzat Atatürk tarafından başlatılmış, yetişkinlere okuma-yazma öğretmek üzere muhtelif bölgelere “Halk Mektepleri” kurulmuş, okullarda “Gece dersleri” ihdas edilmiştir.

    1925 yılında Türk Öğretmenler Birliği, “Halk Dershaneleri” açarak “Okuma-yazma Seferberliği”ne katılmıştır.

    Ama beklenen sonuç alınamadı.

    Bu kez 1926 yılında bir kanun çıkarıldı: 789 sayılı kanunla fabrikalara, çalıştırdıkları işçilere ilköğretim düzeyinde eğitim verme zorunluluğu getirildi.

    Aynı yıl “Halkı Okutma Mektepleri Genelgesi” yürürlüğe kondu. Buna göre okuma-yazma eğitimi iki aşamalı olacak, birinci aşamada okuma-yazma öğretilecek, ikinci aşamada ise okuma-yazmanın geliştirilmesi sağlanacaktı…

    Uzun nutuklar ve övgüler eşliğinde açılan kampanya, uygulamadaki güçlükler sebebiyle kısa süre içinde sessiz-sadasız kapandı.

    Yine beklenen sonuç alınamamıştı.

    1927 yılında ”Halk Derslikleri ve Konferansları Yönetmeliği” yayınlandı. Güya hiç eğitim görmemiş ya da eğitimde istediği noktaya gelememiş olanlar bu yönetmenlik çerçevesinde başlatılan “seferberlik”le eğitilecekti.

    Lâkin tepeleme ideoloji yüklenen, tek parti propagandası yapmaktan öğretmeye zamanı kalmayan bu seferberlik pek işe yaramadı.

    Kasım 1928’de gerçekleştirilen harf devriminden sonra, tekrar tekrar okuma-yazma seferberlikleri açıldı. Bizzat devrimin mimari Atatürk bu işin öncülüğünü üstlendi. Kendisine “Başöğretmen” unvanı verildi. Karatahta başında okuma-yazma öğretirken çekilen fotoğrafları her yere asıldı…

    Halk Dershaneleri ve Gece kursları, “Millet Mektepleri”ne dönüştürüldü. “Okuma-yazma seferberliği” en geniş mânâsıyla yürürlüğe kondu. Bu kez iş sıkı tutuldu: Bütün öğretmenlerle birlikte aydınlar da seferber edildi.

    Fakat olmadı, tutmadı…

    Bu defa 1929 yılında Millet Mektepleri Kanunu çıkarıldı. Tüm okulların yanı sıra, tüm devlet kurumlarında, hatta köylerde, kahvehanelerde, hapishanelerde Millet Mektepleri açıldı. 16-45 yaş arası tüm vatandaşlara okuma-yazma kurslarına katılma mecburiyeti getirildi. Bunların yanı sıra, birer ay süreli gezici kurslar bile düzenlendi.

    Bunlar da umulanı vermeyince, 1932 yılında “Halkevleri” kuruldu. Halkevlerinde tek parti propagandası ve ideolojisi en kaba biçimde yapıldı. Bu yüzden halk itibar etmedi. Başarısız kaldı.

    Başarısızlıkların açık ifadesi şu idi: Vatandaş kafasına doldurulmak istenen resmi ideolojiye karşı direniyor, millî ve manevî geçmişiyle birlikte kültürel değerlerini de korumaya alıyordu!

    Öte yandan; Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesindeki askerlere okuma-yazma öğretmek üzere, halk arasında “Ali Okulu” denen okuma-yazma kursları açtı.

     

    Nihayet Atatürk’ün doğumunun 100. yılı münasebetiyle 23 Mart 1981’de yeni bir “okuma-yazma seferberliği” daha başlatıldı. “Bilen bilmeyene öğretsin” yöntemleri kullanıldı. Bir sürü özendirici tedbir alındı. Kursları bitirenlere sertifikalar verildi, övgüler düzüldü. Millî Eğitim Bakanlığı’nın koordinasyonunda “Okuma-Yazma Seferberliği Bakanlıklar Arası Koordinasyon Kurulu” bile oluşturuldu.

    8 Eylül 1992’de bir “Okuma -Yazma Seferberliği” daha başlatıldı. Fakat hiçbirinden umut edilen sonuç alınamadı. İstatistiksel olarak okur-yazar oranı artmış gözükse de süreli yayın ve kitap satışları nüfus artış oranına göre artmadı. Okuma-yazma öğrenenler ise “otobüs tabelâsı okuyucusu” seviyesinde kaldı.

     

    Şimdi televizyon programcısı Sayın Müge Anlı ile Sayın Emine Erdoğan’ın önderliğinde, Sayın Cumhurbaşkanımız’ın da katılımı ile yeni bir “Okuma-Yazma Seferberliği” başlatıldı.

    Eminim ki bu seferberlik de tıpkı diğerleri gibi kâğıt üzerinde son derece başarılı sonuçlar verecek, ama 81 milyonu geçen nüfusumuzun kahır ekseriyeti herhangi bir süreli yayın yahut kitap “okumak” yerine, ekran karşısında “seyirci” durumunda kalmayı tercih edecektir!

    Bu seferki sorun “ideolojik” olmayacaktır. Konu halkımıza öğrenme şevki ve zevki aşılayamamış olmakla ilgilidir.

     

  • ESNAF YERİM DAR DİYOR…

    ESNAF YERİM DAR DİYOR…

    Yozgat’ta esnaflık zor zanaat… Merkez olsun, ilçe olsun mekanın hiçbir önemi yok. Herkesin sahibi var ama esnafın kimsesi yok… Dün Akdağmadeni ilçemizden paylaşılan haberin hikayesi oldukça dikkat çekiciydi! Önce haberi birde buradan okuyalım:

    Akdağmadeni İlçesinde demir doğrama işinde 40 yıldır faaliyetini sürdüren Kaya Duru isimli işletme sahibi demir doğrama işini geliştirerek ürettiği kepçe ve yem karma makinelerini ülkenin dört bir tarafında satışını gerçekleştiriyor.

    Yozgat Valisi Kemal Yurtnaç, Akdağmadeni Yeni Sanayi Sitesini ziyaret ederek, buradaki işyeri sahiplerinin sorun ve isteklerini dinledi, sohbet etti.

    Her konuda esnaflara ve iş adamlarına kapılarının açık olduğunu vurgulayan Vali Yurtnaç, esnaflara bereketli bol kazançlar temennisinde bulundu. Ardından Kaya Usta Makine sanayiye uğrayan Vali Yurtnaç Kaya Duru’nun başarı hikayesini kendinden dinledi.
    Kaya Duru, 1978 yılında Akdağmadeni eski sanayi sitesinde demir doğrama olarak başladığı işte bugün Türkiye’ye traktör kepçesi ve yem karma makinesinin üretimini yapıyor.
    Akdağmadeni ilçesinde kurduğu mütevazı fabrikasında traktör kepçesi ve yem karma makinesi üretimi yapan Kaya Duru, alanında bölgede tek olma özelliği taşıyor. Kaya Usta ismini tescilleten Duru, başta Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi olmak üzere ürettiği traktör kepçesi ve yem karma makinesini Türkiye’nin dört bir köşesine gönderiyor.
    Fabrikasında 5 kişiye istihdam sağlayan Duru, ilçeye yapılan yeni sanayi sitesinde de yer alarak işleri büyütmeyi, istihdamı artırmayı hedefliyor. Talebin çok olduğunu ve işleri yetiştirmede zorlandıklarını söyleyen Duru, “1978 yılında demir doğrama işi yaparak bu alana ilk adımımı attım. Zamanla kendimizi geliştirerek bölgemizde olmayan traktör kepçesi ve yem karma makinesi yapmaya başkalık. Oğullarımla birlikte üretim yapıyoruz. Şu anki yerimizde 5 kişiye istihdam sağlıyoruz. Yerimiz yetersiz. Bize burası küçük geliyor. Talep çok olunca yetiştirmekte zorlanıyoruz. Yeni yapılan sanayi sitesinde yeni teknolojiyi kaldıracak, daha etkin ve hızlı üretim yapabileceğimiz, daha geniş bir alan alarak işleri büyütüyoruz. Buna paralel olarak istihdam sayımızda artacak. Mevcut yerimizde şuan senede yaklaşık 50 traktör kepçe, 80 yem karma makinesi yapıyoruz. Yurdumuzun dört bir yanına gönderiyoruz. Yaptığımız makineler standart değil. Traktöre özel üretim yapıyoruz. Yeni yerimizle birlikte ülke sınırlarını aşmak istediklerini” belirtti.
    Sanayiciye en büyük desteğin Vali Kemal Yurtnaç tarafından sağlandığını belirten Duru, “Sayın Valimiz sanayicinin her zaman yanında oldu. Yozgat ekonomisine, ülke ekonomisine kim katkı sağlamak istiyorsa onun yanına koşan ilk kişi sayın valimiz oldu. Biz bunu biliyoruz. Sağ olsunlar bugün de bizi ziyaret ettiler, bizleri dinlediler, gerekli şeyleri yapacaklarını söylediler. Yanımızda devletimizin olduğunu görmek bizi daha mutlu ediyor ve daha emin adımlar atma kararı almamızda yardımcı oluyor” dedi.

    Bir İl’in en önemli lokomotifi esnaftır, esnafın önü ne kadar açık olursa, bu İl’inde önünün açık olduğunu gösterir. Her birbirine şu soruyu yöneltiyor: Merkez kabuğundan dışarı neden çıkamıyor?

    Bu soruya özel bir cevap aramaya gerek yok, herkes etrafına baktığında cevabı da kolayca bulmuş olacaktır.

  • AYRILIKTAN YANA DEĞİL BİRLİK OLALIM

    AYRILIKTAN YANA DEĞİL BİRLİK OLALIM

    Sorgun’da birkaç gün evvel önemli bir toplantı yapıldı… Sorgun Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Üzeyir Arslan’ın ev sahipliğinde yapılan toplantıyı Yozgat adına önemsediğimi peşinen söyleyeyim…

    Yine Sorgun ilçemizin Yozgat adına birçok faaliyette lokomotif olduğunu buradan tekrar etmekte hiçbir sakınca görmüyorum.

    Bu konuda ne demek istediğimi Sorgun Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Üzeyir Arslan’ın şu ifadeleri daha net bir şekilde izah etmektedir…

    Ama önce Sorgun’da yapılan toplantıdan biraz bahsedeyim… Oda ve Borsa yönetimleri her ay bir Odanın başkanlığında bir araya gelip değerlendirme toplantı yapmaktadır. Bu ayki toplantıya Sorgun ev sahipliği yaptı. Burada toplantıda Yozgat’ın ilçeleriyle bir bütün olduğuna dikkat çekilerek, güç birliği sağlanarak kentin kalkınmasına öncülük edilmesi kararlaştırıldı.
    Sorgun’da gerçekleştirilen toplantıya; Sorgun, Yozgat, Boğazlıyan, Yerköy ve Şefaatli Oda ve Borsa Yönetim Kurulu Başkanları, Meclis Başkanları ve Genel Sekreterleri katıldı. Toplantının moderatörlüğünü Odalar ve Borsalar Akademik Danışmanı Yrd. Doç. Mehmet Kara üstlendi.

    Sözümün başında bahsettiğim gibi toplantının en önemli kısmında bir açıklama yapan Sorgun Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Üzeyir Arslan, Sorgun Tarım Hayvancılık Gıda Sanayi Makine ve Ekipmanları Fuarı’nın bu yıl 4’üncüsünü yapacaklarını belirterek “Bu yıl üyelerimize söz verdiğimiz gibi 4.’üncü Tarım Hayvancılık Gıda Sanayi Makine ve Ekipmanları Fuarını belirlediğimiz tarihte yapacağız. Ancak şu bir gerçek ki bu fuarların hem Yozgat’ta, hemde Sorgun’da ayrı ayrı yapılması değil, Yozgat ve Sorgun tam ortasında bir fuar alanının yapılarak tek bir fuar şeklinde olmasından yanadır. Bu kapsamda Yozgat Ticaret ve Sanayi Odası ve diğer ilçe odalarımızda katkılarıyla Yozgat ve Sorgun’un tam ortasında geniş bir fuar alanı oluşturulması daha doğru olacağını düşünüyoruz. Biz Odalar ve Borsalar olarak birlikte olursak Yozgat daha güçlü olacaktır” dedi.
    Toplantının açılış konuşmasını yapan Sorgun Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Üzeyir Arslan,” Yozgat’ın ilçeleriyle bir bütün olduğunu söyledi.
    Arslan  “Şunu da çok iyi biliyoruz ki bizler Sorgun ile Yerköy ile Boğazlıyan ile Şefaatli ile Yozgat’ız biriz ve bütünüz. Yapacağımız çalışmalarda da ortak hareket planları ile belirlenen yol haritalarının hedefe ulaşma noktasında da etkin ve verimli olacağı bilincindeyiz. Usulü daire içerisinde olmak kaydıyla zaman zaman fevri hareketler ve çıkışlar olacağını biliyoruz. Önemli olan gönül kırmamak olduğunu, ben değil biz olarak hareket etmek ve bu süreçte imrenilen birlikteliğimizin başta ilimiz ve bölgemizde ve dahi ülkemizde konuşulmasını sağlamaktır” dedi.

    Son bir bilgi toplantının sonunda Yozgat inşaat sektörü, tarım ve hayvancılık sektörü ve perakende sektörünün sorunlarının tespiti için 24 Haziran seçimlerinin ardından 2 gün sürecek bir çalıştay toplantısı düzenleneceği konusunda karar verildi.

  • ADAY ADAYLARININ ZİYARETLERİ ÜZERİNE

    ADAY ADAYLARININ ZİYARETLERİ ÜZERİNE

    Bu seçimlerde de en çok aday adayı müracaatı doğal olarak iktidar partisine yapıldı. Aralarında toplumu kucaklayan ya da toplumun içinden çok sayıda isim olduğu dikkatleri çekiyor…

    Bugün aday adaylarından ikisi ile yaptığımız sohbeti sizlerle paylaşmayı uygun buldum: Yozgat Milletvekili aday adayı İşadamı Nazmi Ünsür Ak Parti olarak seçim çalışmalarına başladıklarını belirterek, 24 Haziran’da yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği Genel Seçimlerinde AK Partinin sandıktan büyük bir zaferle çıkarak, Yozgat’ın ve Türkiye’nin kazanacağını söyledi.

    AK Parti Milletvekili Aday adayı Nazmi Ünsür gazetemizi ziyaret etti. Ziyarette Genel Yayın Yönetmeniz Ferhat Özer’e seçim gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ünsür, zahmetsiz ve kolay elde edilen kazanımlardan ziyade, çok çalışılarak, mücadele ve emek verilerek elde edilen başarıların daha anlamlı ve kalıcı olduğunu vurguladı.

    24 Haziran seçimlerinden büyük bir zaferle çıkacaklarını vurgulayan Milletvekili aday adayı Nazmi Ünsür, “Başarmak için önce inanmak gerekir. Biz her seçim olduğu gibi bu seçimde AK Partimizin sadece Yozgat’ımızdan değil ülkemizin tamamından yine sandıkta zaferle çıkacağına yürekten inanıyoruz. AK Parti olarak bizler büyük bir aileyiz. 7’den 70’e herkesin sevgisini kazanan fakirin, fukaranın her daim yanında olan Sayın Cumhurbaşkanımız Genel Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan sevgisini milletimizin yüreğinden atmaya 3-5 muhalefet partisinin birleşmesi bir şeyi değiştirmez. Aksine kimlerin ne hesaplar peşinde olduğunu, 15 CHP milletvekilinin başka bir partiye ağlayarak geçmesini bu milletimiz görüyor ve sorguluyor. Bu tür entrikalara Yozgatlı vatandaşlarımız asla prim vermez. Ülkemizin, Yozgat’ımızın kaderini belirleyecek seçimlere bir buçuk ay kadar bir zaman kaldı. Bu süre içerisinde bizler bütün adaylarımız parti teşkilatlarımızla Sayın Cumhurbaşkanımıza bu zorlu süreçte alın teri dökerek, gece gündüz çalışarak bizlerde destek olmalıyız. Zahmetsiz, emek verilmeden pişirilen yemekten tat alamayız. O yüzden bu başarıya bizlerinde, bütün teşkilatlarımızın da çok çalışarak bir nebze olsun katkı sağlamalıyız. “diye konuştu.

    MHP’DEN MERTOĞLU GELDİ

    Haziran’da yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği Genel seçimleri için Milliyetçi Hareket Partisi (MHP)’den aday adayı Yusuf Mertoğlu, Yozgat’a daha iyi hizmet etmek için milletvekili aday adayı olduğunu belirtti.

    MHP Yozgat Milletvekili aday adayı Yusuf Mertoğlu, gazetemiz Yeniufuk’u ziyaret ederek, gazetemiz sahibi Bekir Çaylak’a seçim çalışmalarını değerlendirdi.
    Mertoğlu, Yozgat’a ve millete hizmet için aday adayı olduğunu belirterek, ülkeye daha iyi hizmetin MHP iktidarı ile geleceğini söyledi.
    2009-2014 döneminde MHP’den Çadırardıç Belediye Başkanlığı yaptığını hatırlatan Mertoğlu, amacının Yozgat halkına ve ülkeye daha iyi hizmet etmek olduğunu vurguladı. Mertoğlu, “Aldığım eğitim, edindiğim tecrübe ve ülkeme olan derin sevgimin ifadesi olarak Allah nasip ederse milletvekili olmak ve asıl olan Türk milletine hizmet etmektir” diye konuştu.
    Gazetemiz sahibi Bekir Çaylak’ta ziyaretlerinden dolayı Mertoğlu’na teşekkür ederek, çalışmalarında başarılar diledi.

  • TATSIZ TUZSUZ YEMEK FESTİVALİ…

    TATSIZ TUZSUZ YEMEK FESTİVALİ…

    Yemek Festivalinin ikincisinde yöresel etkinlikler ön plana taşınmaya çalışıldı… Ahçılar hazırladıkları testi kebabı ile düzenlenen yarışmaya iştirak etti.

    Geçen yıl olduğu gibi bu yıl da aynı tarihlere rastlayan etkinliklere katılan vatandaş, havanın yağışlı olmasından dolayı festivali ağız tadıyla yaşayamadı…

    Bu konuda Belediye’nin Hıdrellez ile birlikte yaptığı Yemek Festivali tarihini tekrar gözden geçirmesinde fayda olacak. Hatırlarsanız geçtiğimiz yılda aynı sıkıntı yaşanmıştı… Lise caddesi boyunca yan yana dizilen bin adet testi yarışması hava muhalefeti nedeniyle yapılamadı.

    Belediye, bu etkinlikleri gelecek yıl kısmet olursa Ramazan bayramı sonrasında belirlenecek bir tarihte yapması halinde daha çok insana hitap etmiş olacaktır.

    Havanın yağışlı olmasına rağmen bu yıl yapılan etkinliklerin görselliği dikkatleri çektiğini söylemeliyim…

    Mesela Cumhuriyet Meydanı’nda Hıdrellez ve 2. Yozgat Yemek Festivali kapsamında düzenlenen etkinliklerde Yozgat’ın plakası olan ‘66’ şekline göre hazırlanan Ocakta 66 testi kebabı pişirildi.

    Yozgat Belediyesi, İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Tüm Aşçılar ve Pastacılar Konfederasyonu (TAŞPAKON) iş birliğinde yemek yarışması düzenlendi. Cumhuriyet Meydanı’nda çeşitli etkinliklerle kutlanan festivalde, şehir dışından gelen birçok aşçı yöresel yemek pişirerek hünerlerini sergilediler. Daha sonra Cumhuriyet Meydanı’nda Yozgat’ın plakası olan “66” şeklinde hazırlanan Ocakta 66 testi kebabı yapıldı. Etkinlikte Yozgat Valisi Kemal Yurtnaç ve Belediye Başkanı Kazım Arslan, TAŞPAKON Genel Başkanı Gökhan Tufan’ın tarifiyle testi kebabı hazırlandı. Hazırlanan testi kebabının kırılmasından sonra 66 testide hazırlanan kebap halka ikram edildi.
    Yozgat Valisi Yurtnaç açıklamada, amaçlarının ilin yöresel lezzetlerini Türkiye’ye tanıtmak olduğunu söyledi. Yurtnaç, “Bir taraftan Roma hamamıyla, bir taraftan termalle gündeme geliyoruz. Yozgat’ın farklılığını oluşturmaya gayret ediyoruz. Bugün de 66 tane testi oluşturuldu. Bu testiler halkımıza ikram edilecek. Nevşehir’de testi yapılır Yozgat’ta da pişer halka sunulur” dedi.
    Belediye Başkanı Kazım Arslan ise, Yozgat’ın yöresel lezzetlerinin başında testi kebabı geldiğini ve bunu Türkiye’ye tanıtmak istediklerini belirterek “Yozgat’ımızın Türkiye’ye örnek olabilecek güzel lezzetleri var. Bunların en başında gelenlerin birisi de testi kebabımız. İkincisini yaptığımız yemek şenliğinde testi kebabımızı Türkiye’mize tanıtmak istiyoruz. Bu tür tanıtımlar şehirlerin dışa açılması açısından önemli olaylardır. 2.’sini yaptığımız festivalin başarılı olduğunu umuyorum” şeklinde konuştu.
    TAŞPAKON Genel Başkanı Tufan ise konfederasyon olarak misyonlarının milli değerler ve bu değerlerin korunması olduğunu ifade etti. Tufan, “Bugün testi kebabını yapmak ve tanıtmak hem yerli hem de ulusal anlamda bunu ileriye taşıma hedefindeyiz” dedi.

     

  • HASTA VE HASTA YAKINLARINA KOLAYLIK OLSUN

    HASTA VE HASTA YAKINLARINA KOLAYLIK OLSUN

    Yozgat Şehir Hastanesi Başhekimi Op. Dr. Aziz Ahmet Surel, bundan böyle hasta ve hasta yakınları telefonlarına yükleyecekleri yeni bir program ile hastane içerisinde gitmek istedikleri yerleri daha kolay bulabilme imkânından faydalanacaklarını anlattı. Bu güzel bir haber teknolojiyi yakından takip eden ve akıllı telefon kullananlar için müjde niteliği taşımaktadır.

    Bu haberi ilk okuduğumda hasta yönlendirme ekipleri sanırım işlerini yapamadılar ki yönetim böyle bir yolu tercih etmek durumunda kaldı diye düşünürken, meğersem böyle bir çalışma ile yönetim vatandaşa alternatif kolaylıklar sunmak niyetinde olduklarını fark ettim.

    Gelin bu haberin detayında başka neler var birlikte göz atalım: Yozgat Şehir Hastanesi’nde uygulamaya konulan yön bulma programı, hasta ve hasta yakınlarının işini kolaylaştırdı. Hastane girişinde bulunan görevliler tarafından yönlendirilen hastalar, akıllı telefonlara yüklenen programı kullanmaya başladı. Sağlık Bakanlığınca geliştirilen ve kamu-özel sektör iş birliğiyle yaptırılan, Yozgat Şehir Hastanesi’nde hayata geçirilen ‘Şehir Hastaneleriö isimli navigasyon uygulaması sayesinde hastalar, 142 bin metrekare kapalı alana sahip hastane içerisinde istedikleri bölüme rahatça ulaşacak. Uygulama hakkında bilgi veren Yozgat Şehir Hastanesi Başhekimi Op. Dr. Aziz Ahmet Surel, Bizler hastanemizi tanıyoruz. Sürekli buradayız. Fakat ilk defa gelen bir hastamız ve hasta yakınımız hastane içinde, otoparka koyduğu aracını dahi bulmakta zorlanıyor. İşte bu zorlukların önüne geçebilmek için ilk defa hastanelerimize gelen hastalarımız ve yakınları rahatça yollarını bulabilsinler diye bir navigasyon programı tesis ettik. Bizim aslında şehir hastaneleri konseptinde yönlendirme görevi yapan arkadaşlarımız mevcut. Ama bu uygulama hastalarımız açısından daha kullanışlı olacak. Tekerlekli sandalye kullanan hasta veya yakını, ‘tekerlekli sandalye kullanıyorum parametresini işaretleyerek, kendi özürlü güzergahına uygun bir alanda ilerleyebilecek dedi.

    Yön bulma uygulamasının başlangıç olduğunu belirten Başhekim Surel, Burada ana amacımız, akıllı telefon uygulamasının birinci sürümü ile yeterli sayıda kullanıcı yakalamak. Vatandaşı bu uygulamaya alıştırmak. İkinci aşamada, bir iki ay içinde gelecek. MHRS yani hastane randevu sistemi ile hastanemizin Hasta Bilgilendirme Sistemi (HBS) sistemi arasında da bir bağlantı olacak. Yani kişisel sağlık asistanı olacak. Randevunuz hatırlatılacak. Sonucunuz çıktığında, size kantinde otururken mesaj gelecek. İndir dediğiniz anda cep telefonunuzda bütün sonuçlarınız inecek. Sağlık asistanı olarak cep telefonunuzla nereye giderseniz sonuçlarınızda sizin yanınızda olacak. Ben sizden kan istediysem, sistem en az yoğunluk neredeyse sizi oraya yönlendirecek. Bir ay sonra da inşallah halkımızı asıl işlevsel navigasyonla buluşturacağız diye konuştu.

     

  • İŞKUR’DAN İSTİHDAM SORUNUNA ÇÖZÜM

    İŞKUR’DAN İSTİHDAM SORUNUNA ÇÖZÜM

    Uzun uzun yazmaya gerek var mı bilemiyorum ama şunu ifade etmeliyim ki, Yozgat’ın en önemli sorunu istihdam alanlarının yetersiz kalmasından dolayı işsizliktir.

    Bu hususta kamuda ciddi çalışmalar yapılmaya devam etse sorun halen devam ediyor… Aslında işsizlik sorunu sadece Yozgat’ın değil ülkenin genel sorunları arasında yer almaktadır. Bu konuda Hükümetin de ciddi çalışmaları bulunmaktadır.

    Geçtiğimiz gün ziyaretimize gelen İŞKUR Müdürü Taner Yıldız ile bu konular da sohbetimiz oldu…

    Yozgat Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürü Taner Yıldız, Türkiye İş Kurumu ile Basın İlan Kurumu arasında 2016 yılında iletişim ve medya sektöründe çalışan veya çalışabilecek iş arayanlara ve üniversite öğrencilerine yönelik olarak 9 ay işbaşı eğitim programı düzenleneceğini söyledi.

    Sayın Yıldız, yaptığı açıklamada, şunları kaydetti: “ Basın İlan Kurumu 2018 yılında dünyada bilgi teknolojilerinde yaşanan değişim ve dönüşümün gerekliliği konusunda, nitelikli insan kaynağını oluşturmak, yeni nesil gazeteci yetiştirmek amacıyla Basın İlan Kurumu Gazetecilik Eğitim Programı başlatmış bulunmaktadır. Bu kapsamda söz konusu eğitimi bitiren kişilerin sektörde faaliyet gösteren işletmelerde işbaşı eğitim programlarına katılmaları konusunda işletmelerle anlaşmalar yapmıştır. Gelinen aşamada Basın İlan Kurumu yetkilileri Kurumumuz tarafından uygulanmakta olan işbaşı eğitim programlarından sektördeki firmaların yararlanmasını talep ediyoruz.”dedi.
    Yıldız, yapılan protokol çerçevesinde görsel ve yazılı basın meslek kuruluşlarında çalıştırılmak üzere 9 ay süreli program düzenleneceğini kaydetti.

    Ayrıca Yozgat Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü istihdam seferberliği kapsamında çıkan yeni teşviklerin tanıtımı için işverenleri ziyaret etmeye devam ediyor.

    İŞKUR İl Müdürü Taner Yıldız, yaptığı açıklamada, ilçelerde yeni teşvik yasaları hakkında işverenleri ziyaret ederek bilgilendirdiklerini söyledi. Yıldız, “Bu kapsamda Saraykent, Aydıncık, Kadışehri ve Çekerek ilçelerinde işverenlerimiz ile yüz yüze görüşme gerçekleştirdik. Bu yıl uygulanacak olan teşvikler ile İmalat ve Bilişim sektöründe faaliyet gösteren işverenlerin, şartları uyan işsiz vatandaşları mızı istihdam etmesi durumunda kişi başı 2 Bin 29 TL sigorta primi teşviki ve 121,95 TL’de gelir ve damga vergisi olmak üzere toplam 2 Bin 151 TL devlet tarafından destek sağlanacak. Ayrıca imalat ve Bilişim harici sektörlerde faaliyet gösteren işverenlerimize ise geçen yıl olduğu gibi bu yılda asgari ücretli işçi için tahakkuk edecek sigorta primi 761 TL ve 121,95 TL tutarındaki gelir ve damga vergisi olmak üzere toplam 883 TL’nin tamamı devletimiz tarafından ödenecektir. İmalat ve Bilişim sektöründe faaliyet gösteren işverenlerimiz için İşbaşı Eğitim Programları süresi 6 aya çıkarıldı.

     

  • HEPİMİZİN GURURU OLMADI MI?

    HEPİMİZİN GURURU OLMADI MI?

    Milli Güreşçimiz Rıza Kayaalp’ten bahsediyorum…

    En son maçını heyecanla takip ettik…

    Anne, baba ve kardeşlerinin bu müsabakayı takip etme görüntülerini daha dün izledim sosyal medyadan. Rıza’nın babası, annesi yani bütün ailesi evlatlarının başarısıyla ne kadar gurur duysalar haklarıdır.

    Rıza şimdiye kadar çıktığı maçlarda Türkiye’nin gururu oldu… Rıza istediği ya da şöyle diyelim arzuladığı hedefe sanırım ulaşmış değil, gönlünden geçirdiği bir tek dünya şampiyonluğu ünvanı kaldı.

    Evvelsi günkü maçla ilgili neler yazıldı, çizildi bir kez daha hatırlayalım… Avrupa Güreş Şampiyonası’nda grekoromen stil 130 kiloda finalde karşılaştığı Rus rakibi Vitalii Shchur’u 2-1 mağlup ederek 8. Avrupa şampiyonluğuna ulaşan Rıza Kayaalp, Yozgat’ta yaşayan ailesinin de sevinç kaynağı oldu.

    Rusya Federasyonu’na bağlı Dağıstan Özerk Cumhuriyeti’ndeki Kaspiysk kentinde düzenlenen Avrupa Güreş Şampiyonası’ndaki final müsabakasını evlerinde televizyon karşısında izleyen milli güreşçi Kayaalp’in annesi, babası, kardeşleri ve diğer akrabaları hem yoğun duygular yaşadı hem de Kayaalp’in altın madalya kazanması için dua ettiler.
    Oğlunun final maçını büyük bir heyecanla izleyen anne Sevgi Kayaalp, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, “Allah oğluma nice Avrupa ve Dünya şampiyonluklarını tekrar tekrar nasip etsin, oğlumla gurur duyuyorum. Benim oğlum ama dünyanın çocuğu. Allah bana verdi, ben de herkese verdim. Çok mutluyum. İstiklal Marşımızı söyletti, bayrağımızı dalgalandırdı. Ben Rusya’ya giderken oğluma hep söyledim. ‘Oğlum finale geldin, hataya düşme İstiklal Marşımızı okut, bayrağımızı dalgalandır. Minderde dört kere dön bir seni görüyüm dedim.’ Oğlumla gurur duyuyorum. Türkiye’nin gururu, bizim gururumuz” dedi.
    Ankara’dan baba evine final maçını izlemek için gelen milli güreşçi Kayaalp’in ikiz kız kardeşi Zehra Kayaalp Güneş ise, “Çok heyecanlandık, onunla gurur duyuyoruz. Tüm Türkiye gurur duyuyor. Zaten emeklerinin karşılığını Allah ona nasip etti. İnşallah daha nice başarılar elde eder, onunla gurur duyuyoruz” şeklinde konuştu.
    Baba Kelami Kayaalp de oğluyla gurur duyduğunu belirterek, “Oğlum 8. Avrupa şampiyonluğunu elde etti. Çok mutluyuz, gururluyuz. Önümüzde olimpiyat ve Dünya şampiyonluğu var, onları da almasını istiyoruz. Bizim şanlı bayrağımızı dalgalandırdı, İstiklal Marşımızı okuttu. Onunla gurur duyuyoruz” ifadelerine yer verdi.
    Final maçı sonrası Kayaalp ailesini, yakınları telefonla arayarak oğullarının başarısından dolayı tebrik ettiler.

     

  • BİLİM MERKEZİNİN BİR YENİSİ YOZGAT’TA KURULACAK

    BİLİM MERKEZİNİN BİR YENİSİ YOZGAT’TA KURULACAK

    Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ açılış için geldiği Yozgat’ta yeni bir müjdeyi verdi… Bu haber vatandaşın fazla dikkatini çekmemiş olacak ki, mevcutta konuşulan konular arasında pek rastlamadım.

    Sayın Bozdağ, “Yozgat’a bir bilim merkezi kurma kararı aldık” dedi. Bu çalışmanın Yozgat için ne kadar önemli bir çalışma olduğunu vurgulamak bakımından bir de ekleme yaparak şunları söyledi: “Kurma kararı aldığımız Bilim merkezinden Türkiye’de şuanda 3 tane bulunmaktadır. Dördüncüsü Yozgat’ta kurulacaktır” dedi.

    Bu konuya tekrar döneceğim ama önce birkaç hatırlatmada bulunmak isterim… Devlet ve Hükümet programlarında olmazsa olmaz ya da yapılması gereken bir çalışmalar hazırlanan takvime göre zamanı geldiğinde devreye konur.

    Fakat bazı yatırımlar ise, belli bir çalışma ve gayretin neticesinde tesis edilir… Mesela Diyanet Eğitim Merkezi ve Adalet Eğitim Merkezi gibi Yozgat’a yapımı devam eden tesisler Sayın Bozdağ’ın gayreti neticesinde yapımı gerçekleşmektedir.

    Bu tesisler hizmete girdiğinde Yozgat’ın sosyal ve ekonomik yönden kalkınması daha hızlı olacaktır.

    Bilim Merkezi konusuna tekrar dönelim; Bu konu Yozgat gündeminde her ne kadar yeni bir konu olsa da, Yozgat’ın kültürü ve tarihi göz önünde bulundurulduğunda böyle bir merkeze ihtiyaç olduğu kolayca anlaşılacaktır.

    Bilindiği üzere Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, MÜSİAD Yozgat Şube Başkanlığının açılışı dolayısıyla gelmişti daha sonra TSO Başkanı yönetim kurulu üyelerine hayırlı olsun ziyaretinde bulundu.
    Burada Yozgat’ın ticaret ve ekonomisi üzerine Sanayicinin, iş adamının, tüccarın hepsinin TSO yönetiminden beklentilerinin bulunduğunu ifade eden Bozdağ, başarılı olmalarının beklentilerin gerçekleşmesine büyük katkı sağlayacağını dile getirdi.
    Her daim oda yönetiminin yanında ve yardımcısı olacağını aktaran Bozdağ, elinden gelen her türlü desteği, katkıyı vermeye devam edeceğini ifade etti.
    Başbakan Yardımcımız Bozdağ, altyapı sorunlarını büyük ölçüde çözme noktasına getirdiklerini belirterek, şunları kaydetti:
    “Yozgat’a bir bilim merkezi kurma kararı aldık. Türkiye’de üç yerde var, dördüncüsü Yozgat’ta olacak. Bilim merkezinde bir yandan Türk tarihinin ve dünya tarihinin büyük bilginleri onların keşifleri icatları olacak karşı tarafta da geleceğin bilgisi, teknolojisi ve yenlikleri olacak. Yozgat’ın öğrencileri ve insanları hem tarihin derinliğinden elde edilen başarı hikayelerini hem de gelecekteki gideceğimiz istikameti orada görme fırsatı bulacaklar. Bu Yozgat için çok çok önemli olacaktır.”

     

  • Yeni Nesil Siyaset Yeni Nesil Bürokrasi

    Yeni Nesil Siyaset Yeni Nesil Bürokrasi

    Bugünlerde Türkiye genelinde olduğu gibi Yozgat’ta da birinci derecede öncelikli konu hiç kuşkusuz “Siyasi gündem” Vatandaş merak ettiği için soruyor… AK Partinin aday adayı sayısı kaç oldu? Mevcut Vekilleri liste dışı bırakacak isim var mı?

    Fakat zaman zaman gündeme gelse de unutmaya yüz tutan ancak gerektiği gibi üzerinde durulmayan bir başka önemli konu ise, “Bürokratik Engellerdir” Bu önemli konu üzerinde yine Sayın Valimiz Kemal Yurtnaç durdu…

    * * * *

    Bürokrasi her zaman anahtar görevi yapmıştır. İstediği zaman açamadığı kapı yoktur. Fakat gönlü olmadığında anahtar ihtiyacı duymayan kapılar dahi açılmaz… Yozgat Bürokratik engellere takılan İl’lerden olduğu için yatırımdan yana yüzü gülmemiştir.

    Bu önemli konu Yozgat’ta en son yapılan İl Değerlendirme toplantısında da Valimiz Kemal Yurtnaç tarafından bir kez daha huzura getirilmişti. Aynı konu geçtiğimiz hafta İstanbul’da Kızlarağası Mehmet Ağa Medresesi’nde Türkiye Yazarlar Birliği İstanbul Şubesi ve Basın İlan Kurumu işbirliğiyle düzenlenen programda da konuşuldu…

    Programa konuşmacı olarak katılan Sayın Yurtnaç, Türkiye’nin 24 Haziran’dan sonra başkanlık sistemine fiilen geçeceğini hatırlatarak, “Yeni nesil bürokrasi derken, riski ve rekabeti seven, sonuca ve sürece odaklı asık yüzlü değil, güler yüzlü bürokrasiyi kastediyoruz” dedi.

    24 Haziran Cumhurbaşkanlığı ve 27’nci dönem Milletvekilliği seçimleri öncesi böyle bir konunun önemli bir toplantıda İlimiz Valisi tarafından konuşulması gerek Türkiye gerekse Yozgat açısından daha da önemli olduğunu özellikle vurgulamam gerekiyor.

    * * * *

    Bunun devrim niteliğinde bir karar olduğunu ifade eden Yurtnaç, “Yeni nesil bürokrasi derken, riski ve rekabeti seven, sonuca ve sürece odaklı, asık yüzlü değil, güler yüzlü bürokrasiyi kastediyoruz. Hedefimiz bürokrasiyi işler hale getirmektir. Yapacağımız şey bürokraside ‘bugün git, yarın gel’ felsefesini silmek, bürokratik sistemi rehabilite etmektir. Buna bürokrasi reformu da diyebiliriz” dedi.

    * * * *

    Yurtnaç, şunları kaydetti: “Halkın daha yönetimin içinde olduğu ve katkıda bulunduğu, daha çok önemsendiği bir yönetim anlayışının oluşmasını amaçlıyoruz. Halkın odakta olduğu, sonuca odaklı bir yönetim sisteminin ortaya çıkarılması için çalışmalar yapıyoruz. Cumhurbaşkanlığı sistemi bizi daha pratik ve tasarruflu hale getirecek. Bürokratik oligarşinin vatandaşa ve ülkemize maliyeti yüksektir, zamanı boşa harcar, kaynak israf eder, eski ve hantal bir sistemdir. Bürokratik oligarşinin doğup büyüdüğü yer, merkezi bürokrasidir. Hantal bürokratik anlayışın, siyaseti kuşattığı sağlıksız yapılar hizmet üretemez. Bürokratik devletten, demokratik devlete dönüşmek zorundayız.”

    Kemal Yurtnaç, bürokrasideki aksaklıklar çözülmediği takdirde girişimciliğin önünün de açılamayacağını belirterek, hantallaşmış bürokrasinin, girişimcilerin, KOBİ’lerin önündeki en büyük engel olduğunu sözlerine ekledi.

    * * * *

    Bugün ülkemizde üretimin maalesef durma noktasına gelmesinin en önemli sebebi KOBİ’lerin bürokratik engellere takılmasıdır.

    Hâlbuki Türkiye’nin KOBİ’ler her dönem bel kemiği olmuştur. Devlet bugün elindeki üretime yönelik önemli birçok fabrikayı ve tesisi özelleştirme noktasına gelmişse bunun sebebi de hantal bürokrasidir. 

    Son cümle olarak bu konuda en önemli örnek Şeker Fabrikalarıdır. Devlet her türlü imkana sahip olmasına karşın üretimde adeta lokomotif durumunda olan bu tesisler yük olmaya başladığını gördüğünden dolayı özelleştirmek durumunda kalmıştır.

     

     

     

     

     

  • ERKEN SEÇİMİ İŞ DÜNYASI DA OLUMLU BULDU

    ERKEN SEÇİMİ İŞ DÜNYASI DA OLUMLU BULDU

    Bu konuda muhalefet olumlu yaklaşım göstermese de iş dünyasının önemli isimleri tavırlarını net bir şekilde ortaya koymaya devam ediyor…

    Biliyorsunuz geçtiğimiz günlerde Yozgat’ta önemli bir sivil toplum kuruluşun şubesinin açılışı yapılmıştı… Bu açılışa Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği Genel Başkanı Abdurrahman Kaan’da katıldı.

    Sayın Kaan, şehri gezdi, ziyaretlerde bulundu. Yozgat Ticaret ve Sanayi Odası ziyareti sırasında gazetecilerin sorularını yanıtladı.

    Kaan, “Seçimlerin erkene alınması iş dünyasını nasıl etkiledi?” şeklindeki soru üzerine, iş dünyası olarak huzur ortamını, istikrarı her zaman öncelik olarak gördüklerini söyledi.

    Kaan, seçimlerin normalde 2019’da yapılacağını hatırlatarak, “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin kabul edilip onaylanmasından sonra dünya Türkiye’yi bir miktar sıkıntıya sokmaya çalıştı ancak hükümet önce Fırat Kalkanı, sonra da Zeytin Dalı Harekatı ile bunları bertaraf etti.” dedi.

    Yine manipülasyonlar olduğuna işaret eden Kaan, “Bu bakımdan bir erken seçim bekliyorduk ama bu kadar erkene alınması bizi daha da mutlu etti. İş dünyası olarak erken seçimin 24 Haziran’da yapılmasından mutlu olduğumuzu Yozgat’tan bir kez daha Türkiye’ye söylemek istiyorum. Çünkü iş netleşti. Sonraki dönemde 5 yıllık bir süreç var, bu süreçte de hep birlikte iş dünyası olarak gayret gösterip bu işin üstünden geleceğimize inanıyoruz” diye konuştu.

    MÜSİAD olarak Türkiye’de hemen hemen her yerde olmak istediklerini ifade eden Kaan, 81 il, 5 de büyük ilçede olmak üzere 86 noktada şube ve temsilciliklerinin bulunduğunu aktardı.

    Kaan, dünya genelinde de 173 ülkede 196 noktada olduklarını belirterek, şunları kaydetti:

    “İletişim ağının, dijitalleşmenin, bilgi teknolojilerinin hızlandığı bir dönemde amacımız Türkiye’yi dünyaya açmak, illerimizi de aynı şekilde dünyaya açmak. Biz sadece iş adamları derneği değiliz. MÜSİAD, erdemi, yüksek ahlakı da önceleyen, yeri gelindiğinde mazlum coğrafyalarda da faaliyet gösteren bir sivil toplum kuruluşu. O bakımdan her yönüyle de çalışmalar yapan örgütüz, mümkün olduğunca her noktada teşkilatımızı genişletmek istiyoruz.”