Kategori: Köşe Yazıları

  • Siyasette yeni dönem ve Sivil toplum kuruluşları

    Siyasette yeni dönem ve Sivil toplum kuruluşları

    Yozgat nüfus ve konum itibariyle özgül ağırlığı bir hayli fazla olmasına karşın bir türlü etkin ve yetkin olmadı… Bunun sıkıntısını en çok siyasette yaşarken, kimi zaman siyaset endeksli ekonomik alanlarda hissetti.

    Türkiye’de dolayısıyla bu haftadan itibaren siyaset kurumunun yeniden şekilleneceğini akılda tutarak, Yozgat’ın gelişmesine, kalkınmasına ve ekonomisine yön vermek üzere gördüğüm ve gözlemlerime göre Sivil toplum kuruluşlarımızda da bir çalışma yapılmaktadır.

    Özellikle İstanbul’da Yozgat adına etki alanları her geçen gün büyüyen Federasyonlarımız ve Konfederasyonlarımızda güzel gelişmeler olduğunu duyuyoruz.

    Bu konuda evvelsi gün haber merkezlerimize gelen bilgi notu şöyle: Yozgat Konfederasyonu Kurumsallaşma ve Stratejik Plan Hazırlama Komisyonu tarafından hazırlanan 2018-2023 yıllarını kapsayan “Kurumsallaşma ve Stratejik Planı” Yönetim kurulu değerlendirme toplantısında oy birliği ile kabul edilerek yürürlüğe girdi.

    Yozgat Konfederasyonu; Yozgatlı derneklerden oluşan federasyonların üst çatısı, olarak kurulmuş, başta İstanbul olmak üzere Ankara, Bursa, Kayseri, İzmir, Almanya, Avusturya ve Hollanda’daki STK’larla uyumlu ve verimli çalışmalar yürütebilmek için kurulan, Hukuk işleri Komisyonu, Eğitim İşleri, Ar-Ge ve Proje işleri, Ekonomik işler, Spor, gençlik ve proje işleri komisyonu, Siyasi ve kurumsal işler komisyonu, İş Adamları komisyonu, Sosyal ve kültürel işler komisyonu, federasyon ve dernekler arası koordinasyon işleri komisyonu, Konfederasyon üyelik işleri, insan kaynakları, kadın kolları, yurt dışı ilişkiler komisyonu, basın yayın, sağlık işleri ve engelliler komisyonları ile güçlü bir organizasyon olarak yapılandırıldı.

    Toplumsal yaşamın ilerlemesinde; sosyal politikaların planlanmasında ve icrasında; sosyal adalet, adil dağılımı, sosyal huzur, sosyal bütünleşme ve milletçe ortak ideallerin tasarlanıp, sosyal hedefe ulaşılmasında, Yozgat’lıların üzerine düşen sorumlulukların ve payına düşen hakların gerçekleşmesinde öncü bir görev üstlenmek üzere, Yozgat dışında yaşayan Yozgatlılar’ı ortak değerler etrafında toparlayarak, stratejik amaçları, stratejik hedefleri, toplumsal fayda esasına göre kurgulanmış aksiyonları olan, geniş tabanlı, “büyük bir çatı kuruluş” olarak kurulmuş,
    Yerel, ulusal ve uluslararası alanlarda faaliyet göstermek, özellikle diasporadaki Yozgatlılar’ı bir araya getirmeyi amaçlayan, yurt içindeki ve yurt dışındaki hemşehrilerini içine alan Yozgatlılar Konfederasyonu, 5 yıllık siyaset belgesini yürürlüğe koyarak; sürdürülebilir, ölçülebilir çalışmaların organizasyonel ve yönetsel alt yapısını gerçekleştirdi.
    Yozgat konfederasyonu Milli kimliğe ve milli kültüre sahip, bilgili, ahlaklı, aksiyoner, bir gönüllüler hareketidir.
    Yozgatlıların her alanda kalkınmasını gerçekleştirebilmek, eldeki kaynakların en doğru şekilde kullanılmasını sağlamak, Yozgat dışında yaşayan Yozgatlıların ulaşmak istedikleri akılcı amaç ve beklentilerini karşılaya bilmek için İstanbul merkezli kurulan Yozgatlılar Konfederasyonu 5 yıllık Stratejik planını hazırlayarak kurumsallaşma norm ve esaslarını bir plana bağladı.
    Kurumsallaşma ve Stratejik Plan Hazırlama Komisyonu tarafından hazırlanan 5 yıllık Yozgat Konfederasyonu Stratejik Planı; kurumun misyonunu, vizyonunu ilkelerini komisyonları görev ve sorumluluk alanlarını, ölçme değerlendirme kriterlerini, raporlama sistemlerini, iletişim ve süreç yönetim metodolojisi gibi kurumsal yapılanmaya dayalı tüm dinamikleri tek bir platformda işler bir mekanik kurgu içerisinde tasarladı.

  • TARIM BAKANI DA SÖYLEMİŞTİ!

    TARIM BAKANI DA SÖYLEMİŞTİ!

    Yozgat Milletvekili ve Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ seçim çalışmaları sırasında ziyaret ettiği Kadışehri Kabalı Meyvecilik Projesinin Türkiye’ye örnek olduğunu hatırlattı Bozdağ, “ Şuanda hükümet Türkiye’ye bin tane Kabalı yapma kararı aldı ve Kabalı örneğini yayacak. Dünyanın en büyük elma bahçesi 3 Bin dönümle Yozgat’ta, Bin dönüm kiraz ile en büyük kiraz bahçesi, dünyanın en büyük meyve bahçesi Yozgat’ta Kabalı’da. Şimdi bütün Kadışehri’nin dereleri de dahil bütün arazi, buradaki tarlalarının hepsi cazibeli sulanacak. Şimdi Süreyya Barajından Kümbet Ovasına su aktarma kararı alındı. Projesi bitti ve 2019 yılında yatırım programına alıyoruz. Bu sefer Kümbet Ovası, Süreyya Barajından sonra aynen Kabalı gibi olacak.  Şefaatli -Yerköy arasında Karanlık Dere projemiz var. Türkiye’nin en iyi üzümü bence burada yetişiyor. Ayrıca ayva konusunda çok leziz bir ayvası var, çok farklı bir aroması var. Şimdi burayı da yatırım programına koyduk ve çalışmalar başladı. Şimdi üzümcülük konusunda Karanlık Dere, meyvecilik konusunda ise Kabalı merkez olacak.” ifadelerini kullandı.

    Sorgun’a organize hayvancılık merkezi kurulacağını ifade eden Bozdağ, “ Şimdi bakıyoruz nerde bir imkan var biz bu imkanı Yozgat’ımızın yararına dönüştüreceğiz. Biz bunları vaat olarak yapmıyoruz, bu projeler bizlerin başladığı projelerdir. İnşallah yeni dönemde Yozgat’ımız 4 Sıfırla AK Parti’nin arkasına büyük bir desteği koyduğunda bizim Ankara’dan Yozgat’ımıza aktaracağımız yatırımlar daha da fazla olabilecek. Şimdi bakıyoruz nüfusu bizden fazla olan, Sivas, Çorum, Kırşehir Merkez nüfusu bizden fazla ama  Türkiye’nin ilk Şehir Hastanesi Yozgat’a yapıldı. Peki, nasıl aldık biz bunu? Tamam, bizim siyasi gücümüz var ama esas siyasi güç halkımızdadır. Halkımız bu siyasi gücü desteği vermemiş olsa biz Sayın Cumhurbaşkanımızın yanına gidip ne diyeceğiz? Ne oldu? Bak ilk hastaneyi Cumhurbaşkanımız bize verdi ve ilk açılış burada yapıldı. Şimdi havaalanı oda öyledir. Hızlı tren geliyor, yolumuzu sıcak asfalt yapıyoruz otobana dönüyor şimdi havaalanımızı yapıyoruz. Şimdi eğer Yozgatlının bu desteği duası olmasa şimdi Ankara’da biz istediğimiz kadar güçlü olalım, biz havaalanı getirebilirmiyiz? Esas güç Yozgatlının bize verdiği dua ve destekten geliyor.  Bozok Üniversitemizi kurduk. Tıp fakültesi 5 tane devlet üniversitelerinde koyduk birini Sayın Cumhurbaşkanımız Yozgat’a verdi. Bizim ayarımızdaki üniversitelerde hukuk fakültesi yok. Çorum’da, Kırşehir’de, Nevşehir’de, Tokat’ta yok.  Sivas’ta yeni alındı ve bizden sonra oldu. Tamam biz istedik ama Cumhurbaşkanı onay vermese olur muydu? Olmazdı ama niye verdi onayı Yozgat’ın duası ve desteği var.”diye konuştu.

    Yozgatlıların sandıkta AK Partiye verdiği destekle Ankara’da güçlü olduklarını vurgulayan Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, “Bizim OSB’ dolmamış ama şimdi ikinci OSB’yi yapıyoruz biz. Normalde verirler mi vermezler. Niye alıyoruz siyasi gücümüz var. Ama sadece Ankara’daki gücümüz için değil, Yozgat’taki bizim sandığa yansıttığımız gücün Ankara’dan Yozgat’a bu aktarımıdır. Şimdi diyelim Adalet Eğitim Merkezi, tamam ben Adalet Bakanıyım yapıyorum, Diyanet Eğitim Merkezi, Başbakan Yardımcısı yapıyorum ama bunların hepsi Kalkınma Bakanlığından geçiyor ve onlar onaylıyor, Başbakandan geçiyor, Başbakan onaylıyor, Cumhurbaşkanından geçiyor Cumhurbaşkanı onaylıyor. Şimdi denmez mi Bekir tamam bakanlığını yapıyor ama olmasın bu demez miydi diyebilirlerdi. Ama denilmedi hayırlı olsun dediler. Bunlar hepsi halkımızın verdiği destek ve dua sayesinde olmuştur.

    Yapılan yatırımlar konusunda biz şunları şunları yaptık dediğimizde bazı muhalifler bu zaten devletin görevi diyebiliyor. Ama madem bu devletin görevi bizden önce devlet yok muydu niye bu hizmetleri yatırımları getirmediler. Getirdiler de Yozgat yok mu dedi. Şehir hastanesi getirdiler de Yozgat hayır mı dedi. Üniversiteyi getirdiler de Yozgatlı yok mu dedi. Hızlı tren getirdiler Yozgat hayır mı dedi. Diyanet Eğitim Merkezi, Adli Tıp Kurumu ve diğer saymadığımız yatırımları getirdiler de Yozgatlı yok mu dedi. Bunlar çok büyük ve kısa sürede yapılan ve yapımı devam eden yatırımlardır. Elbette bunları yeterli görmüyoruz. İnşallah yeni dönemde de bu yatırımlara ilave yatırımlarla yolumuza devam edeceğiz. “ifadelerini kullandı.

  • Şeker de işçiler de mutlu yönetim de mutlu…

    Şeker de işçiler de mutlu yönetim de mutlu…

    Kayseri ve Boğazlıyan Şeker fabrikalarını doğru bir yönetimle başarılı şekilde işleterek, hem bölge hem de ülke ekonomisine önemli katkı sağlayan Kayseri Pancar Kooperatifi Yönetimi, özelleşme kapsamında satın aldığı Turhal Şeker Fabrikasını da aynı yöntem ile işletmeye başladı…

    Seçim öncesi haber merkezimize gelen bir bilgide Turhal Şeker Fabrikası’nın 84. kampanya dönemine hazırlanması için işçilerin bütün güçleri ile fedakarca çalışmaları yöneticileri umutlandırdığını öğrendim.

    Bu konuda haberde aynen şu bilgiler yer aldı: Kayseri Pancar Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Akay, Kayseri Pancar Kooperatifi Yönetim Kurulu üyelerinden Halis Lektemur, Kayseri Şeker Fabrikası Ziraattan sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Kazım Duygulu, Turhal Şeker Fabrikasından sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Hulusi Yüksel, Bölge Müdürleri ve Şeker-İş Sendikası Kayseri Şube Başkanı İbrahim Dayı ile birlikte Turhal Şeker Fabrikası işletmesi içerisindeki birimleri dolaşarak kampanya hazırlık çalışmalarını yerinde incelediler.
    İşletme gezisi sonrasında çalışanlarla yemekte bir araya gelen Başkan Akay; İşletme içerisinde Fabrikayı Kampanya dönemine hazırlamak gayreti içerisinde onların gözlerindeki ışığı, onlardaki heyecanı, onların başarma arzularını gördüğünü belirterek, bunun için de Yönetim kurullarımızla görüşerek işçi İkramiyelerini bir hafta önce ödenmesine karar verdiklerini söyledi.
    Başkan Akay sözlerini şöyle sürdürdü; Bildiğiniz üzere başarı kesinlikle tesadüf değildir. Başarılı olanlar başarı potansiyeli taşıyanlar, sadece ekonomik güç değil insan kaynağı gücü olanlar bu sektörde ayakta kalacaklar başarılı olacaklardır. Şeker sektöründe bunu başarabilecek olan tek kuruluş Kayseri Şeker diye düşünüyorum. Biz Kayseri Şeker olarak bu sektörü ayakta tutan en güçlü kuruluşuz. İsteriz ki başkaları da güçlü olsun. Ama bunu sağlamak bu kadar kolay değil. Bunu sağlamak için önce böyle birbirine kenetlenmiş birbirine inanmış, yönetimi, çalışan işçisi, çiftçisi ile birbirine güvenen bir ekip topluluğun oluşması lazım. Bu birlikteliği sağlamak için biz 7 sene emek verdik. Biz daha büyük şeyler başaracak potansiyeli taşıyoruz bu bize az gelir buna inanmamız lazım. Bir insanın içinden gelmezse, inanmazsanız bu işe gönül vermezseniz bu işin başarılması için gayret göstermezseniz olmaz. Bu iş inanmış bir ekibin başaracağı bir iştir. Bu yüzden daha başka şeker fabrikalarına da talip olacağız inşallah. Biz sadece Türkiye ile değil Avrupa ile yurtdışı ile de rekabet içerisinde olacağız. Ama bunu başarabilmek içinde her geçen gün bu ekibin kendini yenilemesi lazımdır. Turhal Şeker Fabrikası Turhal’a değer katmış bir fabrikadır. Turhal bu bölge bu fabrika ile var olmuş, bu fabrika ile bu güne kadar ayakta kalmış bu güne kadar gelmiş bundan sonrada Turhal’ın varlığı bu fabrika ile var olacaktır. Daha nice başarılar bizi beklemektedir.
    Arkadaşlarımız bize başkanım bir fabrika daha alalım dediler alacaktık alacak gücümüzde vardı yalnız ayaklarımızı sağlam basacak güce sahip olmamız gerekmektedir. Bu çiftçinin bize emanet ettiği değerleri heba etmememiz lazımdır. Kayseri ve Boğazlıyan Şeker Fabrikaları birbirine yakın olduğu için işlerimiz beraber yürütmekteydik fakat bölgemizin dışına ilk kez çıkıyoruz neyle karşılaşacağımızı da pek bilmiyorduk.
    Bu bizim için iyi bir tecrübe oluyor bu tecrübeyi yaşadıktan sonra Devletin satacağı daha 12 adet şeker fabrikası var onların da belki birkaç tanesine talip oluruz diye düşünüyorum. Buradaki başarımız bundan sonraki yol haritamızı belirleyecektir. Bunun için hep beraber çalışacağız dedi.

  • Unutulmaması gereken açıklamalar

    Unutulmaması gereken açıklamalar

    Seçim çalışmaları sırasında ziyarete gittiği çeşitli mekanlarda Yozgat’a tabur düzeyinde askeri birliğinin kurulacağını vurgulayan Bozdağ, “Yozgat Kapalı Cezaevi bu sene faaliyete geçecek. Buraya Yozgat’ın askeri birlik talebine cevap niteliği taşıyacak olan Yozgat’a tabur düzeyinde askeri birlik kurulacak ve göreve başlayacak. Tabi burada pek çok subay, astsubay, uzman, erbaş olduğu gibi erat’ta olacak ve bu cezaevinin güvenliğini onlar sağlayacaklar. Burası tutuklu ve hükümlülerin, avukatları, eşi dostu ve ziyaretçileri de olması ilimize ekonomik açıdan katkısı da olacak.  En az Bin 500 kişi çalışacak, buradaki tutuklu hükümlülerde Yozgat nüfusuna dahil olacak ve 7-8 bin artış demektir. Lojmanlar ve sosyal donatılar da tamamlandı ve buraya yaklaşık 800 kişilik tabur gelecek. Bunlar aileleri ile buradaki lojmanlarda kalacaklar. Bütün alışverişleri ve diğer işlevleri Yozgat’ımızdan giderecekler. Buda ilimiz ekonomisine ayrı bir gelir demektir.”

    Her alanda olduğu gibi sağlık alanında da önemli gelişmelerin yaşandığını vurgulayan Bozdağ, “Yozgat’ta sağlıkta şehir hastanesi ve diğer reformları yaptık. Yozgat’ta 2002 yılında tüm sağlık çalışanlarının mevcudu Bin 600 iken, bugün gelinen noktada 5 Bin 600 civarında çalışanımız var. Yani 5 Bin kişi ilave istihdam edilmiştir. Mesela üniversitede 150 kişi ya vardı ya yoktu. Şuan fakülte hastanemizle beraber 2 Bin kişi çalışıyor. Fabrikalarda 50- 100 kişi çalışıyor işte bunlar ilimiz açısından bacasız fabrika niteliği taşıyor. Kamu hizmeti sunduğu için süreklilik arz ediyor ve piyasadan etkilenmemektedir ve buda  ilimiz için bir değerdir” dedi.

    Diyanet Eğitim Merkezinin yakında açılışının yapılacağını kaydeden Başbakan Yardımcısı Bozdağ, şöyle devam etti: “Diyanet Eğitim Merkezi’nin müdürünü atadık ve yakında resmi açılışını yapacağız, her dönem en az 300 ile 500 arası maaşlı imam, müezzin adaylar olacak ya da meslek içi görevliler olacak. Bunların hepsi devletimizin maaşlı personeli olacak. 150- 200 akademik kadro ve diğer çalışanlar olacak. Bunlar Yozgat’ımızın kültürüne ve değişimine de katkı sağlayacak. Çünkü akademi alimler gelecek buraya orası ayrı bir üniversite. Şimdi adalet akademisi ayrı bir üniversite, orada da her dönem en az 500 kişi olacak. Adliye yardımcı personeli orada meslek öncesi ve meslek içi eğitim alacak ve orası ayrı bir istihdam kapısı olacak.Şimdi hızlı tren 2019 yılında bittiği zaman buda Yozgat’ta ayrı bir ekmek kapısı olacak. Burada, Sorgun’da, Akdağmadeni’nde Gar’ımız olacak ve bunlarda yeni bir istihdam kapısı oluşturacak.”

    “Yozgat havaalanımız inşallah 2020 yılında faaliyete başlayacak. İnşallah Yozgat’ımız için bir ivme kazandıracak”diyen Bozdağ,  “İnşallah 2020 yılına kadar yeni OSB’mizi de faaliyete geçireceğiz. Hem havaalanı hem de yeni OSB’miz yan yana 2 kilometre arayla olacak. Yeni OSB’miz Yozgat mücavir alanı içerisinde olacak. Havaalanı ve yeni OSB’miz belediyemiz sınırları içerisinde olacak. Buraların altyapıları belediyemiz tarafından yapılacak ve buraların gelirleri de belediyemiz bütçesine dahil edilecek. Cumhurbaşkanımız talimat verdi, bakanımız da çalışmalara başladı. Belediye mastır planı yapacak önce şuan belediye başkanımız hazırlıklarına başladı, biz inşallah ondan sonra projelendireceğiz. Tabi bir günde bitirilecek iş değil, çok pahalı bir iş ama biz onu inşallah adını koyduk ve arkasını getireceğiz. Çevre yolu Yozgat için zaruri bir ihtiyaç haline geldi. İnşallah biz çevre yolunu devreye koyacağız, raylı sistem yeni dönemde inşallah kovalayacağımız bir iş olacak.”ifadelerini kullandı.

    Et Süt Kurumunun süt bölümünün açılarak çiftçi ve üreticilerin sütlerini alacağını vurgulayan Bozdağ, “Et süt kurumunun süt bölümünü açma kararı aldık ve yatırıma koyduk. İnşallah önümüzde ki dönem Yozgat’ın süt bölümüne yatırım yapacağız. Yozgat’ın sütlerini artık et süt kurumu alacak. Pazar derdi ortadan kalkacak. Kırsalda ve şehirlerde hayvancılık yapanlara da büyük bir destek olmuş olacak.”dedi.

  • Bu sevgi durduk yere yaşanmaz!

    Herkes eteğindeki taşı döktü, söyleyeceğini de söyledi… Bu saatten sonra kim ne yaparsa yapsın toplum önünde pek fazla bir karşılığının olacağını düşünmüyorum…

    Partiler ve Milletvekili adayları bir süreden beri toplum önünde ne ektiyse yarından sonra onu biçecekler, iyi tohum kullanan iyi mahsul, kötü tohum kullanan da karşılığı aynısı gibi alacaktır…

    Bugün köşe yazımda bir değişiklik yapmak durumunda kaldım… Kullandığım fotoğrafa dikkatli baktığınızda anlatmak istediğimi göreceksinizdir.

    Bu fotoğrafta sevginin ışığa dönüştüğü bir güzellik var… Yaşlı teyze kendisine koşup gelen genç hanımefendiyi sarıp, sarmalıyor…

    Karşılıksız, doğal ve güzel olan her şeyi içinde barından bir görüntü ancak bu kadar bir fotoğrafa yansıtılabilirdi.

    Dolayısıyla daha önceki yazılarımda da AK Parti Yozgat Milletvekili adayı Sibel Yıldırım ile ilgili seçim programı çerçevesinde ziyaret ettiği yerlerle ilgili konularda yorumlarım oldu.

    Bugün ise bu fotoğraftan yola çıkarak, birkaç kelam daha edelim istedim… Baştan söyleyeyim bu fotoğraf şirin bir ilçemizden.

    Şöyle ki; Milletvekili adayı Sibel Yıldırım, Akdağmadeni programında da halkla iç içe oldu. Renkli diyalogların yaşandığı ilçe ziyaretinde vatandaşlar AK Parti’de kadın milletvekili adayı görmenin mutluluğunu yaşadıklarını dile getirdiler.
    Yıldırım’ın ziyaret programı Akdağmadeni İlçe Kadın Kolları Başkanı Zeynep Ünlü ve yönetim üyeleri ile gerçekleştirdiği istişare toplantısı ile başladı. Ev ortamında gerçekleşen toplantıya katılım yoğun olurken, AK kadınlar Yozgat’ta AK Kadın Milletvekili adayı ile seçime katılmaktan duydukları memnuniyeti dile getirdiler. Yıldırım, istişare toplantısının ardından Akdağmadeni Belediye Başkanı İfran Coşkun’u makamında ziyaret etti, burada da görevli personellerin sevgisi ile karşılandı.
    Ziyaret ve istişare toplantılarının ardından Akdağmadeni’nde kurulan Perşembe pazarını ziyaret eden Yıldırım, burada renkli diyaloglar yaşadı.
    İlçe halkının yakın ilgisi ile karşılanan Yıldırım, kadını erkeği, yaşlısı genci Akdağmadenililerin sevgi gösterisi ile karşılandı.

     

  • Çevreye duyarsız insanlar!

    Çevreye duyarsız insanlar!

    Canlıların ve cansız varlıkların oluşturduğu doğal ortama çevre diyoruz.

    Çevre, insan ile karşılıklı bir iletişim içerisinde olduğundan, insan faaliyetleri çevreyi olumlu ya da olumsuz yönde etkilemektedir. İnsanların sağlıklı bireyler olarak varlıklarını sürdürebilmeleri, yaşadıkları doğal çevreyle sıkı sıkıya ilişkilidir.

    Aşırı nüfus artışı, düzenlenemeyen kentleşme, tarım ve sanayide çevreye duyarsız üretim biçimi, yoğun trafik, toprağın, havanın ve denizin kirlenmesi, doğal çevrenin bozulmasına yol açarak, canlıların yaşamını yok etmekte, gelecek için de bir daha dönüşü olmayan izler bırakmaktadır.

    Bugün bütün dünyanın oturup üzerinde kafa yorduğu küresel ısınma tüm bunların sonucudur.

    Yaşadığımız bir tek dünya olduğuna göre, bunu korumak ve gelecek kuşaklara yaşanabilir bir dünya bırakmak için, üretimden tüketime kadar her yerde çevreye duyarlı olmak ve her türlü tedbiri almak zorundayız.

    Çevrenin korunması ve geliştirilmesi için bütün insanların her günü, çevre günü olarak algılayıp, kurallara uygun davranması yanında, bilinçli bir tavır alması gerekmektedir. Bu dünyanın çocuklarına kalacağını unutanlar, uyanın artık. Uyanın da, dünyanın nereye gittiğini görün!

    Daha öncede yazdım bugün Yozgat’ın yolları delik deşik, yol boyu dökülen çöp torbalarının çirkin görüntüsü ve araçların eksozundan çıkan dumanlar, üzerleri açık akan atık sular ve plansız bir şekilde yapılmış binalar, insanları huzursuz etmeye yetiyor.

    Bir araştırmanın sonuçlarına göre; insanların eve oranla, ofislerde çevreye karşı daha duyarsız olduklarını gösterdiği bildirildi.

    Araştırma, çevre koruma adına evlerinde daha tasarruflu ve bilinçli hareket eden kişilerin, çalıştıkları ofis ortamlarında aynı duyarlılığı göstermediklerini ortaya koymaktadır.

    Araştırmaya katılan ofis çalışanlarının yüzde 40’ı ofislerdeki en önemli çevre sorununun bilinçsiz baskı sonucunda ortaya çıkan, kağıt israfı olduğunu belirtti.

    Bu sorunu, yüzde 37’lik oran ile ofislerde kullanılmayan ışıkların açık bırakılması sorunu takip etti.

    Anayasamızın 53. maddesinde de; herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir, hükmüne yer verildikten sonra, çevreyi korumak, geliştirmek ve çevre kirlenmesini önlemeyi devlet vatandaşlar için, bir ödev olarak düzenlenmiştir.

    Çağımızda hızla ilerleyen bilim ve teknoloji, insanların ve onu meydana getiren toplumların yaşamlarını etkilemekte, çevreyi de büyük ölçüde etkisi altına almaktadır.

    Sağlıksız ve doğal dengesi bozulmuş bir çevre, başta insan sağlığını ve diğer canlıları etkilemektedir.

    Sanayi kuruluşlarının bacasından çıkan duman ve motorlu taşıtların egzozundan atılan zararlı ve zehirli gazlar hava kirliliğine yol açmaktadır.

    Ayrıca, çevre de önemli ölçüde gürültü yaratarak, insanın solunum ve sinir sistemini bozmaktadır.

    O kadar çok sinirleniyorum ki, elindeki çöpü yere atarak etrafı kirleten, çevreye duyarsız insanlara.

    Bu dünyanın çocuklarına kalacağını unutan, çevreye duyarsız insanlar, uyanın artık.

    Uyanın da, dünyanın nereye gittiğini görün!

  • BİLAL MÜDÜR BORÇLU MÜKELLEFE MÜJDE VERDİ

    BİLAL MÜDÜR BORÇLU MÜKELLEFE MÜJDE VERDİ

    Yozgat Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdür Vekili Bilal Keskin, düzenlediği basın toplantısında 6736 sayılı yapılandırma kanunu hakkında bilgi verdi. Keskin, Yozgat’ta toplam 170 milyon TL alacaklarının bulunduğunu belirterek, geciken borçların yapılandırma kapsamında olduğunu söyledi.
    Keskin açıklamasının devamında şunları söyledi: Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ/PDY) kapsamında el konulan şirketlerden alacaklarının 1 milyon 200 bin TL civarında olduğunu belirterek, bu alacakların hazine tarafından ödeneceğini aktardı.

    Sayın Keskin, yapılandırmanın kamuoyunda prim affı şeklinde algılandığına dikkat çekerek, böyle bir durumun söz konusu olmadığını prim alacaklarının Anayasa tarafından güvence altında olduğunu vurguladı. Anayasa’da prim alacaklarının affedilemeyeceğinin açıkça yazdığına değinen Keskin, yapılandırma kapsamında gecikmiş borçların yapılandırılarak ödeneceğini ifade etti.
    Sosyal Güvenlik Kurumu Müdürlüğü olarak kurumlar arası işbirliğinin önemli olduğunu dile getiren Keskin, kişi ve kuruluşmarın hiçbir zaman mağdur olmasını istemediklerini, emekliliği hak eden esnafların biran önce emekli olmaları için gayret gösterdiklerini söyledi.
    Keskin, kurumun birikmiş alacaklarına dair sigortalılar ve işverenlere ödeme kolaylığı sağlanacağını söyledi.
    Keskin, “6736 Sayılı bazı alacakların yapılandırılmasına ilişkin hüküm 19.08.2016 tarihi itibariyle yürürlüğe girdi. Sigorta prim borçları, işsizlik sigortası primleri, sosyal güvenlik destek primi, isteğe bağlı sigorta primi bu kapsama giriyor. Kamu kurumlarının memurlardan kaynaklanan borçları, idari para cezaları, kurumumuz alacağı olmayıp kurumumuzca takip edilen damga ve özel işlem vergisi alacakları da yine yapılandırma kapsamındadır. 30 Haziran 2016 tarihine kadar bitirilmiş özel bina inşaatıyla ihale konusu işlerden kaynaklanan fark işçilik alacakları da bu kapsamda yer alıyor” dedi.
    Keskin, “Bu kanun işverenlere, kamu kurum ve kuruluşlarına gecikme faizi, gecikme cezalarının ve gecikme faizlerinin yerine ödeme vadesi bittiği tarihten kanunun yürürlüğe girdiği 19 Ağustos 2016 tarihine kadar olan dönem için 01 Ocak 2014 tarihine kadar TEFE, 01 Ocak 2005 ila 31 Aralık 2013 tarihleri arasında TÜFE ve 01 Ocak 2014 tarihinden 19 Ağustos 2016 tarihine kadar da yurt içi TÜFE uygulanacaktır.

    Yapılandırma kapsamında, idari para cezalarında gecikme cezalarının yanı sıra borç asıllarının da yüzde 50’si silinecek. Yani 100 lira idari para cezası, 40 lira da bunun gecikme cezası olan bir borçlu bu tutarı öderken borç aslını 50 lira olarak, 40 lira gecikme cezasını da 50 lira borç aslına uygulanacak enflasyona göre güncellenecek tutarla birlikte ödeyecek.

    Yapılandırma kapsamında, SGK’ya borcu olanlardan borcunun tamamını peşin ödemesi halinde, anaparaya eklenen enflasyon farkının yarısı alınmayacak. SGK’ya borcu olanlar peşin ödemenin yanı sıra iki aylık dönemler halinde ödeme yapabilecekler. Böylece; 6 taksit (12 ay), 9 taksit (18 ay), 12 taksit (24 ay), 18 taksit 36 ay vade ile ödenebilecek.

    Yapılandırma Genel Sağlık Sigorta Borçlarını (GSS) da kapsayacak. 2016 Haziran ve önceki dönemlere ait genel sağlık sigortası prim borcu olanların, gecikme cezası ve gecikme zamları silinerek borç aslını vade farkı uygulanmaksızın peşin veya 12 aylık eşit taksit şeklinde ödenebilecek.

  • BOŞA SAVURDUĞUMUZ ENERJİNİN BEDELİ!

    BOŞA SAVURDUĞUMUZ ENERJİNİN BEDELİ!

    Sanayileşme, artan nüfus, dijitalleşme ve bireysel teknoloji kullanımının hız kesmeden yaygınlaşması gibi nedenlerle dünyanın enerjiye duyduğu ihtiyaç her geçen gün artıyor. Doğal kaynakların ihtiyaç duyulan enerjiyi karşılama konusunda yetersiz kalması ise sektörün yönünü yenilenebilir enerjiye çeviriyor. Hayvansal ve organik atıklardan elde edilen biyogaz, ekonomik ve çevreci özellikleri ile olduğu kadar kırsal kalkınmaya doğrudan etki eden bir çözüm olarak da dikkat çekiyor.

    Yozgat’ta enerji konusunda zaman zaman sıkıntıya düşülse de geçmiş yıllardaki kadar bir sıkıntı söz konusu olmazken, akıllara şöyle bir soru da gelmiyor değil: Yozgat gibi küçük İllerde enerji sıkıntı söz konusu ise, büyük şehirlerde bu sorun hangi safhadadır?

    Konuyla alakalı olarak geçmitimiz günlerde yapılan bir açıklama vardı. Bu açıklamada Biyogaza dönüştürülebilecek atık miktarı Avrupa’daki pek çok ülkeden fazla olan Türkiye’de potansiyeline nazaran çok az sayıda biyogaz tesisi bulunduğunu belirten Teksan Jeneratör Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Burak Başeğmezler; “Ülkemizin sahip olduğu biyogaz potansiyeli Ege Bölgesi’nin geçen yıl tükettiği elektrik miktarına eşit. Atatürk, Karakaya ve Keban barajlarının yıllık elektrik üretiminin iki katından fazla. Sadece Keban Barajı’nın yedi katı. Kullanılmayan bu potansiyel ile her yıl 5 milyar TL havaya uçuyor” dedi.

    Dünya tükenen enerji kaynakları karşısında alternatif enerji çözümleri arıyor. Ucuz ve sürdürülebilir bir çözüm olan biyogazın kullanımı gelişmiş ülkelerde hızla yaygınlaşıyor. Hayvan dışkısı ve organik atıklardan elde edilen biyogaz, sağladığı elektriğin yanında yüksek verimli gübre olarak da ekonomiye katkı sunuyor. Özellikle Türkiye gibi enerjide dışa bağımlı ülkeler için alternatif oluşturan biyogaz ülkemizde henüz keşfedilmeyi bekliyor.

    Rakamlar Türkiye’nin enerji ithalatının her geçen yıl arttığını gösterirken elektrik tüketimini karşılamak için yapılan yatırımlar hız kesmeden devam ediyor. Yenilenebilir enerji yatırımları içerisinde biyogaz ise yeterli ilgiyi görebilmiş değil. Potansiyelimizin benzer olduğu Almanya’da 11 bin adedin üzerinde biyogaz tesisi varken ülkemizdeki biyogaz tesis sayısının iki haneli rakamlarda olduğu görülüyor. Almanya’da 2016 yılında biyogaz ile üretilen 37 milyar kilovatsaatlik elektrik, aynı dönemde Türkiye’de tüketilen elektriğin yaklaşık yüzde 13’üne denk geliyor.

    Alternatif enerji kaynakları arasında dikkat çeken biyogaz, enerjiden kaynaklı yüksek oranda cari açık veren Türkiye için yeni bir fırsat anlamına da geliyor. Sahip olduğumuz biyogaz potansiyeli ile yıllık 35 milyar kilovatsaat elektrik üretmek mümkün. Bu rakam Türkiye’nin en büyük ikinci sanayi bölgesi Ege’de geçen yıl tüketilen elektriğe eşit. Neredeyse Doğu Anadolu, Güneydoğu Anadolu ve Karadeniz’in toplam elektrik tüketimine yakın bir potansiyeli ne yazık ki değerlendiremiyoruz.

  • Şehir hastanesinde bir ilk daha…

    Şehir hastanesinde bir ilk daha…

    Yozgat böyle şeylere alışık olmadığı için her yeni bir hizmet haliyle “ilk” olarak karşımıza çıkıyor… Hâlbuki kara yolu ile birkaç saat mesafe uzaktaki Ankara ya da Kayseri de, bugün Yozgat’ta ilk olan birçok başarılı hizmetin binlerce örneklerini yıllar önce duyardık…

    Bayram öncesiydi… Haber merkezimize gelen bilgi notunda Yozgat şehir hastanesinde ilk kez kapalı (laparoskop) yöntemle böbrek ameliyatı yapıldığı yönünde bir haber düştü…

    Haberin ya da bu yazının başlığından da anlaşılacağı üzere bu olay gerçekten Yozgat’ta bir ilk oldu…

    Tabi buna benzer birçok başarılı operasyonlara artık sağlık alanında Yozgat’ta imza atmaya başladı. Yazımıza konu olan haberin detayında şu bilgiler yer aldı:

    Hastaneye, böbrek ağrısı şikayeti ile gelen 38 yaşındaki R.K. isimli hastada yapılan incelemeler sonucunda, böbreğinin çalışmadığı tespit edildi. Laparoskopik (kapalı ) olarak hastanın böbreği başarılı bir şekilde alındı.
    Şehir Hastanesi Üroloji Uzmanları; Op. Dr. Emrah Demirci, Op. Dr. Talip Göktaş ve Op. Dr. İbrahim Üntan tarafından yapılan başarılı ameliyat sonrası, hasta 6-7 saat sonra beslenmeye ve yürümeye başlayarak, ameliyatın üçüncü gününde sağlığına kavuşarak taburcu edildi.
    Dr. Emrah Demirci yaptığı açıklamada başarılı bir ameliyat geçirdiklerini belirterek, şunları söyledi:“ Hastamızı laparoskopi yani kapalı dediğimiz yöntemle ameliyat ederek, sol böbreğini almış bulunuyoruz. Hastamız idrar yolu atakları ile takipli bir hastamızdı. Yaptığımız tetkikler sonucunda sol böbreğinin daha küçük olduğunu gördük ve böbreğinin çalışmadığını tespit ederek, ameliyat yapmaya karar verdik. Laparoskopi (kapalı); karın cildine 3-4 adet delik açarak vücut içine karbondioksit gazı vererek karın içini şişirip endoskopik kameralarla (Kapalı olarak) bu deliklerden içeriye girmek ve hastalıklı organı çıkarmaktır. Ürolojide; laparoskopiyi böbrek kanserlerinde ya da artık çalışmayan (atrofik) ve enfeksiyona sebep olabilen böbrekler için uyguluyoruz. Ameliyattan önce hastayı yatırıp gerekli hazırlıkları takiben ameliyatı gerçekleştiriyoruz. Hasta ikinci veya üçüncü gün evine çıkabilmektedir. Laparoskopide; vücutta büyük kesiler olmaması nedeniyle hastanın ameliyat sonrası iyileşmesi daha konforlu olmaktadır. Yozgat Şehir Hastanesi’ nde üroloji ekibi olarak; taş cerrahisinde kapalı yöntemler, mesane ve prostat kanser kapalı ve açık cerrahi tedavileri, radikal prostatektomi, açık prostatektomi, idrar kaçırma tedavileri, inmemiş testis, peygamber sünneti cerrahi tedavileri ve üroloji ile ilgili tüm ameliyatları başarıyla uygulayabilir durumdayız. Bu olanakların sağlanmasında yardımlarını esirgemeyen hastane başhekimliğimize ve cerrahi işlemlerimizi kolay uygulanabilir hale getiren ameliyathane ekibimize teşekkürlerimizi iletiyoruz”

     

  • ÇİFTÇİYİ MUTLU EDEN YÖNETİM

    ÇİFTÇİYİ MUTLU EDEN YÖNETİM

    Hayatta insanların en mutlu olduğu an emeklerinin karşılığını zamanında aldıkları zaman olmalıdır… İnsan hayatını inceleyen bütün araştırmalarda bu durum en önde çıkmıştır…

    Bu konuyu bir örnekler taçlandıracak olursak, dün gazetelerde güzel bir haber vardı. Bu haberde Kayseri Şeker’in sözleşmeli pancar ekimi yapan çiftçisine çapa avansı ile birlikte bayram öncesi, Ramazan Bayram avansı olmak üzere 50 Milyon TL ödeme yaptığı bilgisi paylaşıldı.

    Haberin devamında ise şu bilgilere yer verildi: 64’ncü kampanya döneminde Kayseri Şeker’de Pancar çiftçisine 19 TL/ton çapa avansı, 3 TL/Ton Ramazan Bayram avansı olmak üzere yaklaşık 10 bin çiftçiye toplamda 50 Milyon TL avans dağıtımı yapıldı.
    Kayseri Şeker ile Sivas, Kayseri, Yozgat ve Nevşehir illerinde sözleşmeli pancar ekimi yapan 10 bin çiftçiye, pancar tohumları toprakla buluştuktan fabrikaya teslim edilinceye kadar geçen süre içerisinde; gübre avansı, Tohum Avansı, Çapa Avansı, Sulama Avansı, Ramazan Bayramı avansı, Kurban Bayramı Avansı, Söküm Avansı, Mazot avansı, Ekim ve ilaç avansı adı altında düzenli ve gününde yapılan ödemeler pancar tarımına ilgiyi artırıyor.
    Kayseri Şeker’e bağlı Boğazlıyan, Çandır, Yenifakılı, Yenipazar, Kayseri Merkez, Bünyan, Develi, Sarıoğlan, Yeşilhisar, Pınarbaşı, Gemerek, Şarkışla bölgelerindeki çiftçiler, Çapa Avansının Ramazan Bayram avansı ile birleştirilerek verilmesinden dolayı duydukları memnuniyeti dile getirdiler.
    Kayseri pancar Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Akay, bu dönemde yapılan ödemelerin çiftçi açısından adeta can suyu niteliği taşıdığını belirterek, “2018-2019 Kampanya döneminde Kayseri Şeker’in bünyesine 569 Milyon TL bedel ile katılan Turhal Şeker Fabrikasının bedelinin yüzde otuzuna tekabül eden 170 Milyon TL’nin peşin olarak ödenmesi ve yeni yatırımlara hız kesmeden devam edilmesine rağmen, Ramazan Bayramı öncesinde belirlenen bayram avansı ile Çapanın yapıldığı dönemde pancar tarlalarında çalışan işçilerin alın terinin kurumadan ücretlerinin ödenmesi için verilen çapa avansının birlikte ödenmesine büyük özen gösteriyoruz.
    Bu dönemdeki ödemeler çiftçimiz için bir can suyu niteliği taşıyor. Bizim asıl hedefimiz çiftçimizi namerde değil merde dahi muhtaç ”diye konuştu.

     

  • GÖNÜLLER İÇİN KURULDU SOFRALAR

    GÖNÜLLER İÇİN KURULDU SOFRALAR

    Bir Ramazan aynın daha son günlerini yaşıyoruz… Yarın son gün, arife orucunu tutacağız sonra Bayramı idrak edeceğiz…

    “Nerede o eski ramazan günleri, eksi bayramlar” Bu tarifin diğer bir karşılığı geçmişe olan özlemdir. Çünkü

    İnsanlar yaşadıkları yerleri ya da yaşamlarını değiştirmedikleri için sürekli geçmişteki renkleri arar durur.

    Bugün Ramazan aynın gündüzünü oruçlu geçiren vatandaş, geceleri sohbetlerden ve bu ayın özüne uygun etkinliklerden yoksun kaldığı için geçmişe özlem duymanın yansımasını ifadelere dökerken, dillerden “Nerede o eski ramazan günleri, eksi bayramlar”dökülmektedir.

    Bugün Ramazan ayının özüne uygun üç farklı başlık altında yazılardan örnekler vereceğim; Önce Yozgat Belediyesinden başlayalım:

    Yozgat Belediye’sinin Ramazan ayında kurduğu Gönül Sofraları Buluşmasının bu kez ki adresi Meydan Yeri Caddesi oldu. Tarihi Çağanoğlu Camii gölgesinde yüzlerce vatandaşın katıldığı iftar öncesi Yozgat Belediye Başkanı Dr. Kazım Arslan, Kuran-ı Kerim okudu.

    Yozgat Belediyesi, Raman ayında kurduğu Gönül Sofraları’ndan bir tanesi her yıl olduğu gibi yine Meydan Yeri Caddesi’nde kurdu.
    Çok sayıda vatandaşın katılımı ile yapılan iftar programı öncesi Başkan Kazım Arslan, vatandaşlarla tek tek ilgilendi, sohbet etti. İftar programına çocukları ile birlikte katılan aileler renkli görüntüler oluşturdu.
    Tarihi Çapanoğlu Camii’in manevi gölgesinde kurulan iftar sofrası Başkan Arslan’ın okuduğu Kuran-ı Kerim ile daha da zenginleşti. Arslan katılımcılara doyumsuz bir Kuran tilaveti sundu.
    Hep birlikte açılan iftarın ardından sosyal medya üzerinden paylaşımda bulunan Arslan, şu mesajı yayınladı: “Gönül Soframızı Kadir Gecesi iftarından her sene olduğu gibi bu sene de Meydan Yeri Caddemize kurduk. Büyük Camii’nin gölgesinde iftarın güzelliğini her yaştan hemşerilerimizle birlikte yaşadık. Darısı nicelerine inşallah.”

    HAYIRDA YARIŞMAK

    Sorgun Belediyesi ramazan ayı nedeniyle, Sorgun’da yardıma muhtaç, dar gelirli aileler tespit edilerek, gıda yardımında bulundu. Yaklaşık 2 bin ihtiyaç sahibi aileye, temel gıda maddelerinden oluşan yardım paketleri, Zabıta Amirliğince ailelerin adreslerine teslim edildi.
    Ramazan paketlerinin 4 kişilik bir ailenin yaklaşık bir ay boyunca gıda ihtiyacını karşılayacak şekilde hazırlandığı söyleyen Belediye Başkanı Murat Gürbüz, Sorgun Belediyesi olarak her zaman ihtiyaç sahibi vatandaşların yanında olduklarını ve bundan sonra da olmaya devam edeceklerini kaydederek, “Bu yıl, gıda yardımı için İlçemizdeki yardıma muhtaç, dar gelirli ihtiyaç sahibi yaklaşık 2 bin aileyi tespit ettik. Belediyemizce tespit edilen yaklaşık 2 bin ihtiyaç sahibi aileye, temel gıda maddelerinden oluşan yardım paketleri, Zabıta Amirliğince adrese dayalı olarak bizzat dağıtıldı. Her yıl Sorgun Belediyesi’nin mübarek Ramazan ayı münasebeti ile dar gelirli ailelerimize yönelik gıda paketi yardımımızı bu yılda gerçekleştiriyoruz. Ramazan ayı, yardım ve paylaşma ayıdır. Sorgun Belediyesi olarak, manevi değeri yüksek olan Ramazan ayında ve diğer zamanlarda da vatandaşlarımızın umudu ve her zaman ihtiyaç sahibi ailelerimizin yanında olmaya devam edeceğiz. Ramazan ayında ihtiyaç sahibi vatandaşlarımız gönül rahatlığı ile iftar yapabilsin, sahur yapabilsin düşüncesiyle yardım paketlerinin dağıtımını yapıyoruz” diye konuştu.

    ÇOCUKLARI TEŞVİK ETMEK

    Çarşı Cami İmam Hatibi Halim Selvi ve Ünal Efe çocukların küçük yaşta cami ve namaz alışkanlığı kazanmalarını sağlamak amacıyla kolları sıvayarak çocukları her gün teravih namazına davet etti. İlçede 30 çocuk her gün camiye gelerek düzenli bir şekilde teravih namazını cemaatle birlikte kıldı. Çocukların bu duyarlı davranışına Şefaatli Kaymakamı Yücel Erdem, Şefaatli Belediye Başkanı Zeki Bozkurt ve ilçe esnafları kayıtsız kalmadı. Düzenli olarak camiye gelen 30 çocuğa sürpriz yapılarak alınan bisikletler Kadir Gecesi’nde teravih namazı sonrası çocuklara hediye edildi. Cami çıkışı kendilerine bisikletleri alındığını gören çocuklar şaşkınlıklarını gizleyemedi.
    Şefaatli Belediye Başkanı Zeki Bozkurt,”Geleceğimizin teminatı çocuklarımıza küçük yaşta cami ve namaz alışkanlığının kazandırmak amacıyla Şefaati Çarşı Cami İmam Hatibi Halim Selvi ve Ünal Efe tarafından çocuklara yönelik düzenlen Ramazan etkinlikleri büyük ilgi gördü. Çocuklarımız Ramazan ayı boyunca hem vakit hem de teravih namazlarını camide kılmak için adeta birbiriyle yarıştılar. Biz de çocuklarımızı sevindirmek amacıyla Kaymakamlığımız, Belediye Başkanlığımız ve ilçe esnafımızın katkıları ile aldığımız 30 bisiklet ve çeşitli hediyeleri çocuklarımıza armağan ettik. Onların mutlu olduğunu görmek bizleri de çok mutlu etti. Bu programın düzenlenmesinde emeği geçen katkı sunan herkese teşekkür ediyor, çocuklarımızı kutluyorum” dedi.

     

  • POMEM MÜDÜRÜNDEN BİR AÇIKLAM BEKLİYORUM

    POMEM MÜDÜRÜNDEN BİR AÇIKLAM BEKLİYORUM

    Yozgat Ticaret ve Sanayi Odası tarafından hazır yemek alanında faaliyet gösteren üyelerden gelen şikâyetler doğrultusunda toplantı düzenlendi.

    Bu toplantıda neler konuşuldu, kamuoyunu bilgilendirmek için nasıl bir açıklama yapıldı, önce bunu konuşalım sonra üzerine devam ederiz…

    Yozgat Ticaret ve Sanayi odası başkanı Sinan Çelik yaptığı açıklamada şunları söyledi; “Polis Meslek Eğitim Merkezi’nin hizmet alımlarını Yozgat firmalarından hiçbir teklif alınmadan ve hizmet alımlarını kamuoyu ile şeffaf bir şekilde paylaşılmadığı görüşüldü
    Yozgat’ta hazır yemek konusunda oldukça başarılı firmalarımız mevcutken, 21/B maddesi kullanılarak (Ankara firmasından) hizmet alım ihalesi gerçekleştirildi
    21 B Maddesinin açılımı; “Doğal afetler, salgın hastalıklar, can veya mal kaybı tehlikesi gibi ani ve beklenmeyen veya idare tarafından önceden öngörülemeyen olayların ortaya çıkması üzerine ihalenin ivedi olarak yapılmasının zorunlu olması” hallerini içermektedir.
    Bu maddenin şartlarının hangisinin oluştuğu merak edilmektedir.
    Şuan içinde olduğumuz koşullar göz önünde bulundurulduğunda, merkezi hükümetimizin ve siyasetçilerimizin can pervane bir şekilde Yozgat ekonomisinin canlanması noktasında yapılan birçok yatırımın şehir dışındaki firmalara verilmesi Ticaret ve Sanayi Odası olarak bizi derinden üzmektedir.
    Bu tarz uygulamaların birçok kamu kurumunda ve özel sektörde devam ettiğini görmekteyiz.
    Yozgat Ticaret ve Sanayi Odası başkanlığı olarak yasal çerçeveler içerisinde üyelerimizin hak ve menfaatlerini koruma noktasında sonuna kadar yanlarında olduğumuzu ve bunu bir görev addettiğimizi tüm kamuoyuna bildirmek isteriz.
    Diğer illerde bu ve buna benzer gelişmeler karşısında şehirdeki tüm erklerin o şehrin ekonomik menfaatleri doğrultusunda (yasal çerçeveler içerisinde) birlikte hareket ettiğini görmekteyiz.
    Ticaret ve Sanayi Odası olarak şehrimizdeki bu birlikteliğin sağlanması daha güçlü bir Yozgat ekonomisi, daha güçlü bir Yozgat için üzerimize düşen her türlü çabayı göstereceğimizi bildirmek isteriz.
    Öte yandan odamıza bağlı olan ticari faaliyet gösteren firmalarımızın yetersiz kaldığı alanlarda Yozgat TSO olarak her türlü desteği vereceğimizi ve oda üyelerimizin yanında olduğumuzu bildirmek isteriz” dedi.

    Ortada tuhaf bir durum var… Polis Meslek Eğitim Merkezi Müdürlüğü neden böyle bir şey yapsın! Neden böyle bir yol tercih etsin!

    Polis Meslek Eğitim Merkezi Müdürlüğü bu konuda Yozgat kamuoyuna bir açıklama yapmak zorundadır. Çünkü Yozgat Esnafının hakkı göz göre göre başkalarına verilmek isteniyorsa… Ki açıklamalardan bunu anlıyoruz, o zaman bu kurumun Yozgat esnafına bir de özür borcu vardır. Fakat Kurum Müdürünün böyle bir işe ön ayak olacağını veya böyle bir hataya müsaade edeceğini düşünmüyorum, ortada bir yanlış varsa, bu esnafımızla bir araya gelip söz konusu yanlış düzeltilebilir.

  • Vatandaşın sağlığı  üzerinden yapılan  denetimler

    Vatandaşın sağlığı üzerinden yapılan denetimler

    Daha çok kazanmayı hedefleyen bazı kesimler, insanların hayatlarını tehlikeye atmayı tercih ederler, bu durumda vatandaşın sağlığını düşünen her zaman birileri mutlaka olmuştur. Bu ekipler her zaman toplumun sağlığını düşünmeyenlerin korkulu rüyasıdır.
    Yozgat’ta da bu konuda zaman zaman bir takım çalışmalar yapılmaktadır. Denetim ekipleri kimi zaman bir ihbar üzerine kimi zaman da program gereği demetimler yapmaktadır. Mesela geçtiğimiz günlerde bu konuda bir çalışma yapan İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü ekipleri, pide fırınları, pastaneler gibi işletmelerde gıda denetimleri yaptı.
    Bu konuda Yozgat İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürü Ziyaattin Özdemir, yaptığı açıklamada ramazan ayında da rutin denetimlerin hız kesmeden devam ettiğini belirtti.
    Tüketici sağlığının korunması için özellikle tüketimi artan gıda ürünlerine yönelik denetimlerin sıklaştırılacağını daha önceden bildirdiklerini kaydeden Özdemir, “Bu kapsamda ekmek ve pide, unlu mamüller, pasta ve tatlı üretimi yapan firmalar ile lokanta denetimlerine ağırlık verildik. Ayrıca gıda satışı yapan yerlere de gerekli uyarıları yaparak, uygun olmayan işletmeler hakkında yasal işlem yapılacak.”dedi.
    Özellikle dükkan önlerinde ve açıkta uygun olmayan koşullarda gıda satışının önüne geçilmesi gerektiğini belirten Özdemir, vatandaşların, alışverişlerde gıdalarda etiket bulundurulmasının ve son tüketim tarihine dikkat etmesi gerektiğini ifade etti.
    Özdemir; “Müdürlüğümüz Gıda ve Yem Şubesi; 5996 Sayılı Kanun ve İlgili Yönetmeliklerin Yozgat İl genelinde uygulanması, ilimizde faaliyet gösteren gıda ve yem işletmelerinin, teknik ve hijyenik şartlara uygun olarak faaliyet göstermeleri, gıdanın güvenilir bir şekilde tüketiciye arz edilmesi, tüketici sağlığının korunması ile sektörde haksız rekabetin önüne geçilmesi için çalışmalarını ve denetimlerini her geçen yıl hızlandırarak devam ettirmektedir.
    Söz konusu denetim ve kontroller sırasında gıdaların güvenilirliğinin ve mevzuata uygunluğunun kontrolü amacıyla numuneler alınmaktadır.
    2018 Yılı içinde Yıllık Numune Alma Planı ve şikâyetler üzerine 29 gıda numunesi alınmıştır 2018 yılının ilk 5 ayında gıda işletmelerine yönelik yaklaşık 757 denetim gerçekleştirilmiştir.
    Önümüzdeki dönemde de gıda denetimlerine özverili bir şekilde devam edilecektir” dedi.
    Denetimlerin, bayram öncesinde unlu mamuller ve tatlı üretimi yapan işletmeler ile bayram şekeri satışı yapılan firmalar üzerinde yoğunlaşacağını belirten Özdemir, “Her zaman olduğu gibi Ramazan ayında da tüketici sağlığının korunması ve güvenilir gıdanın arzı konusunda hassasiyetimiz devam etmektedir.
    Vatandaşlarımızın ramazan ayının ve bayramının huzurlu geçmesi için üzerimize düşeni yapacağız. Vatandaşlarımız uygun olmayan gıda satışıyla karşılaşılmaları halinde ivedilikle Alo Gıda 174 hattını arayarak bildirmelerini istiyoruz.”diye konuştu.

  • DOĞA DOSTU GÜZEL BİR PROJE OLDU

    DOĞA DOSTU GÜZEL BİR PROJE OLDU

    Hiç unutmam, dönemin siyasetçileri dahi birazdan ayrıntısını anlatacağım bu projeyi çok eleştirmişti…

    Bunun gibi daha çok proje kafası fazla basmayan bir kesim tarafından her ne kadar eleştiri oklarına maruz kalsa da, şimdiler herkes böyle projeleri yapmak için adeta yarış halinde olmalarına rağmen ortada elle tutulur, gözle görülür bir şey yok…

    Neyse şimdi bunların hepsi unutuldu tabi, bugün hemen herkesin uğrak noktası haline gelen ve Türkiye’de birkaç yerde bulunan projenin ayrıntısına bir bakalım…

    Dün bu konuda şöyle bir haber geçti, gazeteler… Yozgat Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürlüğü’ne bağlı Keklik Üretim İstasyonu’nda yetiştirilen “3 bin 500 kınalı keklik” doğaya salınmaya başlandı.

    Her yıl buradan yetişen binlerce “Kınalı Keklikler” doğaya salındığı gibi başka İllerden de talepleri karşılamaya devam ediyor.

    Kınalı kekliklerin doğa salınması törenine protokol yoğun ilgi gösterdi. Şöyle ki, bu yılın ilk keklik salımı Nohutlu Tepesi’nde 3 bin 500 kınalı kekliğin doğaya bırakılması ile gerçekleştirildi. Düzenlenen etkinliğe Vali Kemal Yurtnaç, Vali yardımcıları Adem Yılmaz ile Salih Altun, Doğa Koruma ve Milli Parklar Yozgat Şubesi Müdürü Cihan Eğilmez ve daire müdürleri katıldı.
    Doğal dengeyi korumak için yetiştirilen kınalı keklikleri doğaya saldıklarını söyleyen Vali Kemal Yurtnaç,”Doğal hayatı korumak lazım 2007 yılından itibaren Türkiye’de Kırım Kongo Kanamalı hastalıkları vakalarının artması ile birlikte Orman Su İşleri Bakanlığı tarafından böyle bir tesis kuruldu. Bu tesisten Türkiye’de 5 tane var. Birisi de Yozgat’ta. Yıllık 10 bin ile 12 bin arasında bir üretim yapılıyor. Biz keklikleri her sene bu aylarda doğaya salıyoruz. Amacımızı insanların sağlıklı bir şekilde yaşaması en önemlisi doğal dengeyi korumak. Kırım Kongo Kanamalı hastalıkları, Orta Anadolu’da özellikle Tokat, Sivas, Amasya ve Yozgat gibi illerde görülüyor. Kişiler kendileri keneleri çıkarmaya çalışıyor asıl problem o zaman başlıyor. Normalde sağlık kuruluşlardan geldiklerinde herhangi bir sıkıntısı olmuyor. Yaşamlarına dair bir şeyler olmuyor doğal dengeyi sağlamak için keklikleri doğaya salıyoruz” dedi.
    Keklikler için av yasağı koyduklarını da hatırlatan Vali Kemal Yurtnaç,”Biz keklikleri avcılar için doğaya salmıyoruz. Yozgat’ta keklik avlama zaten yasak ikinci bir yasak ise Aydıncık Kazankaya bölgesinde. Geçen sene keklik salımı yaptık. O bölgede ise ciddi kararlar aldık ve bu yasakla kekliklerin doğada yaşamasını sağlayacağız” diye konuştu.

     

     

  • Bugün önemli bir gün karneler veriliyor

    Bugün önemli bir gün karneler veriliyor

    Yozgat’ta 2017-2018 eğitim-öğretim yılı ikinci dönemi bugün yapılacak karne töreninde 76 bin 545 öğrenci karnesini aldıktan sonra tamamlanmış olacak, eğitim camiası için yaz tatili başlıyor…

    Yozgat İl Milli Eğitim Müdürü Yusuf Yazıcı, bu yılın eğitim- öğretimin döneminin sona ermesi dolayısıyla dün bir açıklama yapmıştı, karne gününe özel olduğu için şimdi bu açıklamayı yeniden okuyalım:

    “2017-2018 öğretim yılının ikinci dönemini eğitim camiamızın özverili çalışmaları ve velilerimizin destekleriyle başarılı bir şekilde tamamlamış bulunuyoruz. 8- Haziran Cuma günü ilimiz genelinde okul öncesinde 5 Bin 64, temel eğitimde 48 Bin 550 ve ortaöğretim kademesinde 22 Bin 931 olmak üzere toplamda 76 Bin 545 öğrencimiz karnelerini alacaklar. Öğretim yılının ikinci döneminin başarıyla tamamlanmasında, ilimiz genelinde fedakârca çalışan 938 idareci, 5 Bin 728 öğretmen ve 2 Bin 327 personel olmak üzere 8 Bin 993 eğitim ordusuna emeklerini ve sevgilerini esirgemedikleri için hassaten teşekkür ederim.”dedi.

    Karnenin öğrencinin tüm potansiyelinin bir göstergesi olmadığını vurgulayan Yazıcı, “Öğrencinin karnesi ne olursa olsun evlatlarımızın kendi benlikleri ve varlıklarıyla en kıymetlimiz olduğunu unutmamalıyız. Bu nedenle ,karnedeki durumundan dolayı öğrencilerimizi rencide edici söz ve davranışlardan uzak durmalıyız. Sonuç yerine süreçleri birlikte gözden geçirerek sonuçlar üzerindeki kendi payımızın ne olduğunu iyi değerlendirmeliyiz. Sadece notlarına bakarak onları yargılamak, eleştirmek haksızlıktır. Karneyi bir bütün olarak görmeli, sadece ders notlarına odaklanmaktan ziyade davranış notlarını da değerlendirmek, çocuğumuzu birey olduğu, insan olduğu için değerli kılmak, varsa eksiklerini, başarısızlıklarını onlarla uygun bir üslupla, sevgi diliyle konuşarak değer duygusunu artırmak daha yararlı olacaktır. Milli Eğitim Müdürlüğü olarak bizler çocuklarımızın başarılı olması için gereken imkanları sunuyoruz. Yaz tatilinde de siz değerli velilerimizin ve öğrencilerimizin talepleri olması durumunda yaz dönemi destekleme ve yetiştirme kurslarımıza devam edeceğiz. Çocuklarımızın yaz dönemi destekleme ve yetiştirme kurslarına katılması bir sonraki eğitim-öğretim dönemine hazırlık yapmasına ve sınavlarda başarıyı elde etmesine büyük oranda katkı sağlayacaktır.
    Aynı zamanda Halk Eğitim Müdürlüğümüz bünyesinde açacağımız bağlama, gitar, okçuluk, bilgisayar, el becerileri el sanatları, spor aktiviteleri halk oyunları gibi kurslarla öğrencilerimizin yaz tatillerini kaliteli bir biçimde geçirmesini sağlayarak öğrencilerimizin kendi yetenek ve becerilerini keşfetmelerini amaçlıyoruz. Bu nedenle öğrencilerimizin açılacak olan yaz kurslarına yönlendirilmeleri önemli bir husustur. En içten duygu ve düşüncelerle geleceğimizin teminatı olan, kendilerine hizmetkar olmaktan büyük onur ve gurur duyduğumuz evlatlarımızın yetiştirilme sürecinde fedakarca çalışıp, desteklerini esirgemeyen okul yöneticilerimize, öğretmenlerimize, velilerimize ve eğitim adına katkı sağlayan herkese teşekkür eder, eğitim camiamıza ve bütün öğrencilerimize güzel bir yaz tatili, sağlık ve esenlikler dilerim.”diye konuştu.

     

  • GÜZEL PROJELERİN SAYISI ÇOĞALSIN

    GÜZEL PROJELERİN SAYISI ÇOĞALSIN

    Milli Eğitim Müdürlüğü 10 yıl önce ilk defa “Acil Onarım Ekibi” projesi ile topluma ve diğer kamu kurumlarına örnek oldu…

    Bu proje uzun zaman yapılan tartışmalara konu olurken, kurumun başkanı çıktığı yoldan geri adım atmadı. Ve bir süre sonra projeyi Milli Eğitim bakanlığı örnek proje olarak bütün Türkiye’ye anlattı…“Bakın Yozgat böyle bir proje yapmış, çok da başarılı bir proje olmuş, yaptıkları işler şunlar, şunlar dedi.

    Şimdi ise bu projelerin devamı olarak, yeni projelerden biraz bahsedelim istiyorum…

    Yozgat genelinde bulunan Meslek Lisesi öğrencileri “Meslek Lisesi Öğrencileri Ailelerimizle Buluşuyor Projesi” kapsamında tespit edilen ihtiyaç sahibi ailelerin evlerinde bakım onarım yaparak ailelere destek oluyor.

    Proje ile; Milli Eğitim Bakanlığı Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğüne bağlı okul ve kurumlarda öğrenim gören öğrencilerin; sahip oldukları millî, manevî, ahlaki, insanî ve kültürel değerleri geliştirmeleri, yardımlaşma, kardeşlik, merhamet, vicdan, birlik ve beraberlik duygularının pekiştirilmesi amaçlanıyor.
    Öğrenciler, öğretmenleriyle birlikte, okulun bulunduğu mahallede tespit edilen belirli sayıdaki ihtiyaç sahibi yoksul veya muhtaç durumdaki kişilerin; evlerinin bölümlerinin küçük bakım ve onarımlarının ve evlerinde bulunan kullanılamaz veya eskimiş durumdaki eşyalarının tamir ya da değişim gerektiren küçük onarımlarının yaparak aileleri sevindiriyor.
    İl Milli Eğitim Müdürü Yusuf Yazıcı, öğrencilerin 303 ev ziyaretinde bulunduğunu belirterek şunları kaydetti: “ Meslek Lisesi Öğrencileri Ailelerimizle Buluşuyor Projesi düzenlenmiştir.
    Aynı zamanda proje kapsamında gerçekleştirilen aile ziyaretlerinde Okuryazarlık Seferberliği hakkında ailelerin bilgilendirmesi ve okuma yazma bilmeyen vatandaşların en yakın halk eğitimi merkezlerine yönlendirilme sağlanmaktadır.
    Yozgat genelinde bulunan meslek lisesi okullarımızda proje alanları itibariyle uygulanmıştır. Bu kapsamda il genelinde 46 Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ve Mesleki Eğitim Merkezinden 43 tanesi, 259 öğretmen, 902 öğrenci ile 303 ev ziyaretinde bulunarak, 533 ihtiyaç sahibine yardımcı olmuşlardır. Yine bu okullarımız imkanları dahilinde alanları itibariyle 105 adet tesisat yapımı ve onarımı ( lamba, priz, anahtar, aydınlatma, ısıtma, soğutma ve sıhhi tesisat) ile ilgilenmişlerdir. Projede yer alan diğer faaliyetler ise 72 tanedir. Proje kapsamında 30 adet sivil toplum kuruluşu ile işbirliği yapılmıştır”

     

  • ULAŞIMDA YENİ YATIRIMLAR YOLA ÇIKTI

    ULAŞIMDA YENİ YATIRIMLAR YOLA ÇIKTI

    Bu yatırımlar hangileri önce bundan bahsedelim… Ulaşım, Haberleşme ve Denizcilik Bakanı Ahmet Arslan Yozgat’ı ikinci kez ziyaret etti.

    Daha önce Yüksek Hızlı Tren projesi ile ilgili Yerköy’de ray döneme törenine katılmak üzere gelmişti. Şimdi ise, Havaalanı temel atma törenine katılmak için geldiği Yozgat’ta Köprülü geçiş, Hafif raylı sistem ve Çevre yolunu yapacaklarını söyledi.

    * * * *

    Bu konuların evveliyatına bakıldığında Yozgatlılar için bu vaatler yeni değil… Dönemin Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım birkaç kez Yozgat’ı ziyaret ettiğinde aynı konular konuşuldu…

    Bu yatırımlar Yozgat’a çok daha önce yapılabilirdi… Mesela Binali Yıldırım Bey bakanlık yaptığı dönemde Yozgat Valiliğini bir ziyaretinde şöyle demişti: “Belediye Başkanınız burada hazırlasın projeyi getirin bize ne gerekiyorsa yapalım, her türlü desteği veririz, hafif raylı sistem dediğiniz nedir.”

    * * * *

    Şimdi Ulaşım, Haberleşme ve Denizcilik Bakanı Ahmet Arslan Yozgat’ı ikinci kez ziyaretinde aynı ifadeleri kullandı. Hafif raylı sistemin ön çalışmasını Belediye yapacak. Bizde Bakanlık olarak buna her türlü desteği vereceklerini söyledi.

    Fakat Türkiye’de 24 Haziran sonrası yeni sistem değişikliği söz konusu ya hükümet aynı şekilde güçlü bir şekilde seçimleri geçemezse, o zaman ne olacak?

    Neyse ben şimdiden sizlerin kafasını karıştırmayım, haberleri takip ettiyseniz hafta sonu bir başka önemli gelişme daha yaşandığını fark etmişsinizdir.

    * * * *

    Yozgat Havaalanın temeli hafta sonu düzenlenen törenle atıldı… Yozgat halkı 2021 yılından itibaren ülkenin çeşitli şehirlerine hava yolu ile de gitme imkânına sahip olacak.

    Bununla birlikte aynı tarihlerde hizmet vermeye başlayacak olan bir başka yatırım ise yaklaşık 10 yıldır çalışması devam eden Yüksek Hızlı Trenin önümüzdeki yıl devreye girmesi bekleniyor…

    Hem Yüksek Hızlı Tren hem Havaalanı Yozgat’ın bir taraftan gelişmesini diğer taraftan da kalkınmasını sağlayacak yatırımlardır.

    Yozgat’ta bugün 3’ncü Organize Sanayi Bölgesinin hazırlığı yapıldığına göre bundan sonra sadece tarım ve hayvancılık alanında kalmamak gerekiyor. Gerek kara yolu, gerek demir yolu, gerekse hava yolu yatırımlarını avantaja çevirmek gerekiyor.

  • DESTEK BAŞVURU REHBERİNİ GÖRDÜNÜZ MÜ?

    DESTEK BAŞVURU REHBERİNİ GÖRDÜNÜZ MÜ?

    Aksaray, Karaman, Kırıkkale, Kırşehir, Konya, Nevşehir, Niğde ve Yozgat illerinden oluşan KOP Bölgesinin tarımsal üretimine destek için başlatılan çağrı programları için başvurular internet üzerinden alınmaya devam ettiğini öncelikle hatırlatmak isterim…

    Aynı konu üzerinde daha önce kaleme aldığım birkaç yazıda hatırlarsanız yukarıdaki İller arasında tarımsal desteklere Yozgat’ın daha çok ihtiyacı olduğundan bahsettiğim…

    Çünkü hem gelişme, hem kalkınma, hem tarımsal toprak bütünlüğü bakımından verilecek desteklerin geri dönüşümü daha hızlı olacaktır.

    Dolayısıyla bölgenin, göç veren kırsalının, tarım, hayvancılık ve tarım dışı sektörlerde söz sahibi olması için bu alanlardaki yatırım projelerini destekleyen KOP İdaresi Aksaray, Karaman, Konya ve Niğde illeri için 2018 yılı mali destek çağrısına çıktı.
    KOP İdaresi Başkanı İhsan Bostancı, Kalkınma Bakanlığının öncülüğünde hazırlanan KOP Eylem Planı ile tarımdan ulaştırmaya, hayvancılıktan eğitim ve enerjiye kadar birçok sektörde bölge illerinin önemli kaynak tahsislerine kavuştuğunu belirterek, Eylem Planında yer alan KOP Kırsal Kalkınma Programı ile 2016 yılında bölgeye yaklaşık 4 milyon TL, 2017 yılında 17 milyon TL olmak üzere 45 proje için toplamda 21 Milyon TL kaynak tahsis edildiğini vurgulayarak şunları söyledi:
    “KOP Kırsal Kalkınma Programı kapsamında modern altyapılar güçlü üretim kapasitesi ile dünya standardında ve etkin üretim yapan; istihdam düzeyi yüksek, geliri ülke ortalamasının üzerinde, rekabet ve örgütlenme gücü gelişmiş, pazarlama ağları ulusal ve uluslararası alanda yaygın ve fonksiyonel, sosyal ve fiziki altyapısı sağlam, refah düzeyi yüksek ve kentsel alanlarla bütünleşik bir KOP Bölgesi kırsalı oluşturmayı amaçlıyoruz. Mali destek programına KOP İlleri Valilikleri, Kaymakamlıkları, Üniversiteleri, Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlükleri, Orman Müdürlükleri, Araştırma Kuruluşları, İl Özel İdareleri ve Büyükşehir Belediyesi başvurabilecektir. KOP Kırsal Kalkınma Programı için sağlanacak mali destek en az 100 bin TL en fazla ise 3 milyon TL olarak belirlenmiştir. Bu vesileyle her projemizde olduğu gibi bu programda da katkı ve desteklerini esirgemeyen başta Kalkınma Bakanımız Lütfi Elvan olmak üzere projeleriyle katkı sağlayan tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyor, çağrı programlarımızın hayırlı olmasını diliyorum.”

    Konya Ovası Projesi (KOP) Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı, KOP Tarımsal Eğitim ve Yayım Projesi (KOP TEYAP) kapsamında, bölgedeki tarımsal faaliyetlere yönelik eğitim ve yayım hizmetlerinin etkinliğinin artırılması için 2018 yılında da mali desteklerini sürdürüyor.
    KOP İdaresi Başkanı İhsan Bostancı, bölgedeki tarım ve hayvancılık alanında faaliyet gösteren kamu kurum ve kuruluşları, eğitim kurumları, sivil toplum kuruluşları ve tüm çiftçilerin beşeri kapasitelerinin artırılmasını amaçlayan KOP TEYAP ile bugüne kadar 9 milyon liraya yakın kaynak aktarımının yapıldığını söyledi. Aksaray, Karaman, Kırıkkale, Kırşehir, Konya, Nevşehir, Niğde ve Yozgat illerinden oluşan KOP Bölgesinin, tarımsal faaliyetlerde söz sahibi olması için bu alanlardaki eğitim ve yayım alanındaki projeleri desteklemek için 2018 yılı mali destek programına çıktıklarını vurgulayan Başkan Bostancı konuşmasını şöyle sürdürdü;
    “KOP TEYAP ile amacımız Valilikler, Kaymakamlıklar, Üniversiteler, GTHB Müdürlükleri, DSİ Müdürlükleri, Orman Müdürlükleri, Araştırma Kuruluşları, Belediyeler ve diğer kamu kurum ve kuruluşları aracılığıyla; örgütlü çiftçiler önceliğinde tüm çiftçilerin beşeri kapasitelerinin artırılmasına katkıda bulunmaktır. Üst limiti 400 bin liraya kadar olan projelerin destekleneceği 2018 Yılı Mali Destek Programında, ‘Bitkisel üretimde toprak ve su kaynaklarının etkin ve sürdürülebilir kullanımının sağlanmasına yönelik eğitim ve yayım faaliyetleri’ birinci öncelikli destekleme konusu olarak belirlenmiştir. ‘Kırsal Dezavantajlı alanlardaki tarımsal verimliliğinin artırılmasına yönelik yapılacak eğitim ve yayım faaliyetleri’ ve ‘Hayvansal üretimde verimliliğin ve kalitenin arttırılmasına yönelik eğitim ve yayım faaliyetleri’ ise ikinci öncelikli konu başlıkları olarak belirlendi. Başvurular internet üzerinden alınmaya devam ediyor.”
    KOP Kırsal Kalkınma Programı ve KOP TEYAP 2018 yılı Mali Destek Çağrısı başvuruları proje.kop.gov.tr internet adresinden 8 Haziran 2018 tarihine kadar yapılabilecek.

  • ORAN’DAN KOBİLERE KAYNAK DESTEĞİ

    ORAN’DAN KOBİLERE KAYNAK DESTEĞİ

    Orta Anadolu Kalkınma Ajansı’nın (ORAN) Mayıs ayı yönetim kurulu toplantısında konuşan ORAN Yönetim Kurulu Başkanı ve Yozgat Valisi Kemal Yurtnaç, “2017 yılı Mali Destek Programları kapsamında 27 milyon TL kaynak kullandırılacak” dedi.

    ORAN Mayıs ayı yönetim kurulu toplantısı gerçekleştirildi. ORAN Binası’na düzenlenen toplantıya, Yozgat Valisi Kemal Yurtnaç, Kayseri Valisi Süleyman Kamçı, Sivas Valisi Davut Gül ve Kayseri Ticaret Odası Başkanı Ömer Gülsoy katıldı.

    Toplantıda konuşan ORAN Yönetim Kurulu Başkanı ve Yozgat Valisi Kemal Yurtnaç, 2017 yılı Mali Destek Programları kapsamında 27 milyon TL kaynak kullandırılacağını söyleyerek, “Orta Anadolu Kalkınma Ajansı 2017 yılı Mali Destek Programlarının değerlendirme süreçleri devam etmekte olup en kısa zamanda destek almaya hak kazanan başvuru sahiplerini açıklamayı planlıyoruz. Toplam 27 milyon TL kaynak kullandırılacak olup KOBİ’ler için 10 milyon TL, Kar amacı gütmeyen kurumlar için de 17 milyon TL kaynak ayrılmıştır” dedi.

    ORAN’ın çalışmaları hakkında bilgiler veren Yurtnaç, şunları söyledi:

    “Nisan ayının sonunda Sivas ilimizde ORAN’ın yararlanıcı olduğu ve Avrupa Birliği’nden alınan fon ile kurulan Sivas İŞGEM’in açılışını gerçekleştirdik. Toplam 7,2 milyon Avro hibe ile kurulan İŞGEM’de 1.000 metrekare açık alan, 8.000 metrekare işliklerin alanı ve 2000 metrekare idari bina olmak üzere toplamda 10.000 metrekare kapalı alan olup farklı metrajlarlarda 35 adet işlik de yer almaktadır. Şimdiden işliklerin 2675’i doldurulmuş olup teknolojik tabanlı üretim yapan firmalar çalışmaya başlamışlardır. Sivas’ta çocuk dostu turizm temalı kongre Cumhuriyet Üniversitesi ile beraber organize edilmiş olup, ülkemizin farklı üniversitelerinden ve kurumlarından 200 civarı uzman turizm ve çocuk temasını Sivas özelinde geliştirmeye çalışmışlardır. Kalkınma Ajansımızın desteği ile Bölgemizde yürütülmekte olan Tıbbi Aromatik Bitkilerin yaygınlaştırılması faaliyeti neticesinde Kayseri’de örnek ekimi yapılan Adaçayı bitkisinden yüksek verim alınmış olup İl Tarım Müdürlüğü koordinasyonunda ilçelerdeki çiftçilerimize adaçayı hakkında bilgi verilmekte ve ekiminin başlaması noktasında çalışmalarına devam ettiğini” söyledi.

    Yozgat Sarıkaya ilçesinde bulunan Tarihi Roma Hamamının turizme kazandırılması anlamında Yozgat Valiliği önderliğinde başlamış olan çalışmalar hızla devam etmekte olup ilçenin Roma Hamamı odağında şehircilik ve kentleşme anlamında ilerleme planının çıkarılması çalışmalarına başlanılmıştır. Son olarak, Kayseri organize Bölge Müdürlüğü tarafından Ajansımıza sunulmuş olan Kayseri Uluslararası Fuarcılık ve Kongre Merkezi güdümlü proje başvurusunu bugünkü toplantımızda görüşerek nihayete erdireceğiz ve en kısa zamanda Ajans-Kayseri OSB arasında sözleşme imzalanması planlanmaktadır.”

     

  • TÜRKİYE DİZAYN EDİLMEYE ÇALIŞILIYOR

    TÜRKİYE DİZAYN EDİLMEYE ÇALIŞILIYOR

    Günümüz dünyasın da bir ülkeyi ele geçirmenin en iyi yollarından birisi televizyon oyunları, Televizyon dizileri ve televizyonda ki yarışma programlarıdır. Bu bir çeşit psikolojik savaştır. Sizi, örf ve adetlerinize aykırı, ahlak kurallarınıza zıt, kültürünüzle hiç alakası olmayan dizilerlerle bağımlı hale getirerek oyalayıp uyutmak isteyen emperyalistler, siz uyurken de ülkenizi bölüp parçalayarak bölüşme planları yaparlar. Bir yandan diziler, yarışma programları ve magazin programları ile uyutulan millet diğer yandan ekonomik cihetten de çıkmaza sürüklenmektedir. Top yekun ülkeyi bu kıskaca alan küresel güçler; ülkedeki bütünlüğün içerisinde ki, etnik gurupları da özgürlük ve bağımsızlık vaatleriyle ayaklanmaya teşvik ederler. Küresel sermayenin yıllar önce Yugoslavya da uyguladığı planlar ve oyunlar daha dün Libya da, Irak da ve benzeri ülkelerde uygulandığı gibi daha bir sürü ülkede de uygulanacaktır.  Bu karışıklıkların organizatörleri; hem Afrika ülkelerinde hem de Asya ülkelerinde, Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere Birleşik krallığı olmuştur. Küresel güçlerin yeniden şekillendirmek istedikleri dünya da, bizim cennet vatanımız Türkiye de çok ciddi anlamda bu psikolojik savaşın içerisindedir. Ülkemizde yıllarca devam eden, Güney Doğumuzdaki terör olayları, işte içerisinde bulunduğumuz bu psikolojik savaşın neticesidir.  Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu dahil bütün ulusal kanallarımızdaki dizilere, yarışma programlarına ve magazin programlarına bakacak olursanız göreceksiniz ki; bu dizilerin, yarışma programlarının ve magazin programlarının büyük çoğunluğunun bizim kültürümüzle, örfümüzle ve adetimizle uzaktan ve yakından hiçbir alakası yoktur. Hiçbir eğitici tarafı olmayan, hiçbir milli tarafı bulunmayan bu tür yayıncılığın olduğu ülkemizde ne yazık ki, Milli bir eğitim sistemimizde yoktur. Türkiye ye yeni bir şekil vermeye çalışan güçler; bizi, bize ait olan bütün manevi değerlerden kopartarak bölüp parçalamak için ne gerekiyor ise yapmaya bütün gayretleri ile çalışıyorlar.
    Arap ülkelerinde çıkardıkları çatışma ortamlarından faydalanarak, yurtlarından kaçmak zorunda olan ahaliyi bizim sınırlarımızda yığarak, ülkemizi büyük ekonomik zararlara uğratmak ve halkımızı huzursuz etmek isteyende yine Amerika ve İngiltere devletleridir. İster kabul edelim isterse de kabul etmeyelim, Türkiye; ülkelerinde rejimden şikayet eden, ülkelerinde çatışma olan ve ülkelerinde ekonomik huzur bulamayan Arapların ikinci adresi olmuştur.  Ülkemize göçe zorlanan bu Arap nüfusunu da planlarının bir parçası olarak, ülkemize gönderen küresel güçlerin mutlaktır ki, birçok emperyalist emelleri vardır. Türkiye küresel güçler tarafından dizayn edilmeye çalışırken, biz bir yandan seçim meşgalesi, diğer taraftan ise Kudüs ve Filistin meşgalesi ile boğuşuyoruz. Hal bu ki, bizim bir an önce uyanıp bu durumun farkına vararak çözümler üretmeliyiz. Türk insanının, hangi görüşten olursa olsun, ülke için birlik ve beraberlik içerisinde olması kaçınılmazdır. Her türlü fikir ayrılığını ve her türlü ayrılığı bir tarafa bırakıp Türkiye sevdasının altında birleşmeli ve tek yürek tek bilek olmalıyız.

     

  • KİŞİSEL HESAPLARIN ZAMANI DEĞİL

    KİŞİSEL HESAPLARIN ZAMANI DEĞİL

    Bu ifadeler Makine Mühendisleri Odası Yozgat Temsilcisi kardeşimiz Tahir Demirel’e ait… İktidar, Ana Muhalefet ve Muhalefet partilerinin temsilcilerinin bir araya geldiği İftar yemeğinde Ülkemiz ve Yozgat adına önemli mesajlar verildiğini baştan söyleyeyim…

    Böylesine güzel ve özel mesajların Ramazan ayında dillerden dökülmüş, topluma sosyal medya gibi bir takım iletişim araçları vesilesi ile ulaştırılmış olması güzelliklere aynı bir maneviyat katmaktadır.

    Bu anlamda Ramazan ayındaki buluşmalar daha da önemli olmaktadır. Tahir Başkanın konuşmasının devamına geçmeden iftar buluşmasının ayrıntısından bahsedeyim…

    Makine Mühendisleri Odası’nın geleneksel iftarı büyük bir katılımla yapıldı. Siyasiler, bürokratlar ve Bozok Üniversitesi öğretim görevlileri, bazı STK temsilcilerinin katılımı ile yapılan iftar yemeği birlik ve beraberlik adına da örnek görüntülere sahne oldu.

    Bu iftar yemeğinin bir başka güzel tarafı ise, 24 Haziran’da yapılacak seçimler öncesinde Türkiye genelinde tansiyon yükselse de Yozgat’taki birlik ve beraberliğin ne kadar üst düzeyde olduğunu gösterdi.

    Makine Mühendisleri Odası Başkanlığı paylaşma, yardımlaşma ve kaynaşmanın zirve yaptığı Ramazan ayının manevi hazzını oda üyelerine yaşattırırken, birçok rengi de aynı zamanda bir araya getirerek, bütün Sivil Toplum Örgütlerine örnek mesaj verdi.

    Şöyle ki, biraz önce de dediğim gibi seçimler dolayısıyla hassas süreçten geçtiğimiz şu günlerde yükselen tansiyona rağmen Ak Parti, MHP ve CHP il yönetici ve milletvekili adaylarının bir araya geldiği gören vatandaş buradan kendine düşen mesajı almış olmalıdır diye düşünüyorum.

    MMO Yozgat Temsilcisi Tahir Demirel’in konuşmasına: “Geleneksel olarak düzenlemiş olduğumuz iftar yemeğine katılarak bizleri onurlandıran siz değerli Gönül Dostlarımız, hepinizi sevgi ve saygılarımla selamlıyorum. Dost Meclisimize hoş geldiniz, şeref verdiniz. İçinde bulunduğumuz ayın feyiz ve bereketi hepinizin ve hepimizin üzerine olmasını Yüce Mevla’dan temenni ediyor, katılımınızdan dolayı hepinize teşekkür ediyorum. Türk – İslam Medeniyeti’nin fertleri olarak bizlere düşen görev, kendimizi geliştirerek; mikroda Şehrimizin ve ülkemizin, makro da Gönül coğrafyamızın ilerlemesine ve gelişmesine katkı sağlamak, ülkemize daha faydalı bireyler olmaktır. Bunun için kişisel hesaplardan kurtulup, Çanakkale de, Sakarya da ve son olarak 15 Temmuz gecesi tüm Türkiye de ben yerine biz deyip, farklılıklarımızı zenginlik olarak görüp birlikte, sermaye güçlerin iç ve dış taşeronlarla üzerimize oynadığı oyunu bozduysak. Şuurlu bir şekilde Türk-İslam Medeniyetine sıkıca sarılıp çok çalışmaya devam etmeliyiz. İçinde bulunduğumuz mübarek ayın bereketinden istifade ederek insanlık için hem çalışmalı hem de dua etmeliyiz.”

     

  • VATANDAŞ MHP’Yİ BU SEFER DAHA GÜÇLENDİRECEK

    VATANDAŞ MHP’Yİ BU SEFER DAHA GÜÇLENDİRECEK

    Son zamanlarda nereye gitsem karşıma MHP çıkıyor…

    Kadın Kolları,

    Gençlik Kolları,

    Partinin Ak saçlıları adeta arı misali çalışıyor…

    MHP İdeolojik parti olmasından dolayı birçok ayrıcalıklara birden sahip bir partidir. Geçmişi en güçlü olan partilerin başında MHP gelmektedir.

    MHP bugün bu avantajını genç Milletvekili adayları ile daha da güçlü kılmaktadır. Bütün partileri takip etmeye çalıştığım için MHP’yi yakın takibe alamamıştım. Birkaç gündür özellikle Kadın Kollarının mahallelerdeki yaptığı çalışmalar görmezden gelinmemesi gereken bir çalışma olarak karşıma çıktı.

    Önce Milletvekili adaylarının çalışmalarına bakalım: MHP Yozgat Milletvekili Adayı Ethem Sedef, seçim çalışmaları kapsamında esnafları ziyaretlerini sürdürüyor. 24 Haziran’da yapılacak Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği seçimleri için merkez ve ilçelere ağırlık veren Sedef, halktan yoğun destek görüyor.

    Ülkücü camianın içerisinden yetişen ve başta 15 Temmuz süreci olmak üzere dik duruşu ile dikkat çeken Sedef, halkın yakın ilgisi ile karşılanıyor.

    Seçim çalışmaları çerçevesinde esnaf ve vatandaşlarla bir araya gelen Sedef, Halkın teveccühüyle karşılaşıyor.

    Sedef, “Esnaf ziyaretlerimizi sürdürmekteyiz. Ziyaret ettiğimiz esnafların sorunlarını ve isteklerini dinliyoruz. Gerekli notları alıp, şimdiden çalışmalara başlayacağız. MHP olarak halkın içindeyiz ve içinde olacağız. Halkımızın, esnafımızın sesini dinliyoruz’’ dedi.

    Halkın büyük teveccühüyle karşılaşan Sedef, sıkmadık el çalmadık kapı bırakmayacaklarını söyledi.

    Sedef, 24 Haziran seçimleri öncesinde halkın, Milliyetçi Hareket Partisine en fazla teveccüh gösterdiği seçimin olduğunu söyledi.

    Sedef, “Daha önceki seçimlerde Milliyetçi hareket partisinin önünde kumpaslar, kasetler, Müslüman Cumhurbaşkanı, 1 Kasım sendromu gibi birçok takıntılar vardı. Halkımızın Milliyetçi Hareket Partisi’ne karşı yoğun bir teveccühü var.

    Özellikle esnafların büyük bir ilgisi ve sevgisi var. Gençlerin, kadınların, milletimizin partimize karşı ilgisi sevgisi bambaşka oldu. Milliyetçi Hareket Partisinin Mecliste daha fazla milletvekili ile temsil edilmesini istiyorlar. Bunun içinde 24 Haziran seçimlerinde MHP’ye oy vereceklerini ifade ediyorlar” dedi.

    Seçime 24 gün kaldı. Bu zaman içinde aksi bir durum söz konusu olmaz ise, ve bütün bu çalışmaları dikkate aldığımızda sözümün başında dediğim gibi Yozgatlılar MHP’yi Meclise daha güçlü göndermek için gereğini yapacaklar.

     

  • PARTİLERİN ADAY TANITIM ÜZERİNE

    PARTİLERİN ADAY TANITIM ÜZERİNE

    Partilerin aday tanıtım programları önemlidir… Taraftarına mesajdır bu tür etkinlikler, aynı zamanda seçmenle de kucaklama fırsatı olmaktadır.

    Fakat Yozgat bu konuda biraz ketum davranıyor… Geçenlerde Kırıkkale ve Kırşehir’de partilerin aday tanıtım programları ile ilgili haber ve görseller dikkatimi çekti!

    Parti teşkilatları bu çalışmaları o kadar çok önemsemişler ki, yapılan çalışmaların hiçbirisinde cimri davranmamışlar…

    Her parti yaptığı etkinlik ile “Seçime en hazır parti biziz” mesajı vermişler…

    Bütün partiler gün evveli basın da yer almak için adeta aralarında bir yarış başlatmışlar, bu yarış bugün dahi devam ediyor…

    Peki, birde bizde durum hangi noktada, biraz da bunu konuşalım… Yozgat’taki siyasi partiler ve Milletvekilleri adayları henüz reklamın nasıl yapılacağını, tanıtımın nasıl olması gerektiğinden haberdar değiller.

    Bu konuda en önemli gösterge olarak İYİ Parti ve evvelsi gün CHP’nin yaptığı Milletvekili aday tanıtım programını gösterebilirim…

    Şuanda Yozgat’ın gündeminde çalışmaları ve aday tanıtım toplantıları ile dikkat çeken MHP ve AK Parti bulunmaktadır.

    Bu konuda MHP’nin bir adım daha önde koştuğunu söylersem yanlış bir tespit yapmamış olurum… Çünkü seçim çalışmalarının ramazan ayında denk gelmesini dahi günün anlam ve önemine uygun yapmaktadır.

    MHP’nin seçim otobüsü hemen her gün birden fazla İlçeleri dolaşarak, farklı görüntü vermektedir. Milliyetçi Hareket Partisi Milletvekili adayları da aynı şekilde Yozgat’ı adeta kuşatmış durumdalar.

    Birazda AK Partiden bahsedelim istiyorum. AK Partinin bu seçimdeki en önemli kozu Bayan adayın olmasıdır… Takip ettiğim kadarıyla seçmen AK Partinin 3’üncü sıra adayı Sibel Yıldırım’ı çok sevdi. Sibel Yıldırım’ın en önemli bir başka özelliği de parti teşkilatlarının dışında Yozgat’ın her bölgesinde tanınmasıdır.

    CHP’de de bayan aday var ama CHP henüz bu avantajı kullanmış değil, böyle devam ederse bundan sonra pek niyetli olmadıklarını yapılan çalışmalardan anlıyoruz.

    Görünen o ki, 24 Haziran Seçimleri Yozgat açısından MHP ile AK Parti arasındaki yarış ile devam edecek.

  • BOZDAĞ 4 VEKİLLE MECLİSE GİTMEK İSTİYOR

    BOZDAĞ 4 VEKİLLE MECLİSE GİTMEK İSTİYOR

    K Parti Yozgat’ta seçim çalışmalarına aday tanıtım toplantısı ile başladı. Toplantıya katılan Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Yozgat’ın AK Parti’de başarı çıtasının çok yüksek olduğunu söyledi. Bozdağ, bu çıtanın 24 Haziran seçimlerinden sonra daha yükseleceğini belirterek, yüzde 85’lere çıkmasını istedi.
    Yozgat’ın bugüne kadar hep Ak Parti dediğini dile getiren Bekir Bozdağ, “Genel ve mahalli seçimler ile halk oylamasında hep destek verdiniz. Ankara’da hep göğsümüzü kabarttınız. Onurlu ve gururlu durduk. Sizlerin sayesinde. Allah hepinizden razı olsun” dedi.
    24 Haziran’da Erdoğan kaybetti diyenlere en güzel mesajı Yozgat’tan vereceklerini ifade eden Bekir Bozdağ, “Liste de olanlar da, olmayanlar da Yozgat sevdalısı. Siyaset ince ve uzun bir yoldur bugün olmadı yarın var. Bıkanlar, usananlar, sıkılanlar bu yola adım atmayacaklar. Aday olmayan arkadaşlarımız da aday olanlar kadar çalışacaklar. Her bir arkadaşım Yozgat’ın bütün köylerini, beldelerini, mahallerini, ilçeleri gezecekler. Çalınmadık kapı, sıkılmadık el bırakmayacaklar” diye konuştu.
    Geçmişte Yozgatlı bir kadın milletvekilinin olduğunu ama onun da Yozgatlı olmadığını hatırlatan Bekir Bozdağ, “Yozgat’ın tarihinde ilk defa Yozgatlı bir kadın AK Parti Listelerinde. Yozgat’ta bu seçim
    Kadınların vaktidir. 24 Haziran’da kadınların desteği ile inşallah 4-0 yapacağız” ifadelerini kullandı.
    ‘İskender Minar gençlerin adayıdır’ diyen Bekir Bozdağ, “Yeni dönemde emin parlayan yıldızlardan biri olacaktır. Siz sandıkta onu boğmak isteyenlere, sandığın dibinde koymak isteyenlere izin vermeyin. Göreceksiniz bir daha ki dönemlerde bizim gür sesimiz olacaktır. Ben Yozgatlı kardeşlerimizin ‘tamam, İskender devam’ diyeceklerini umuyorum” dedi.
    Geçen seçimde Bağımsız adaya oy veren Yozgatlılara seslenen Bekir Bozdağ, AK Partiye oy vermesini istedi.
    Bozdağ, “Hizmet’in adresi için ter dökmenin adresi Ak Parti’dir. Bu sefer AK Parti demeye, AK Partiye sahip çıkmaya çağırıyorum” diye konuştu.
    Yusuf Başer’in siyasette tecrübe sahibi olduğunu vurgulayan Bekir Bozdağ, “Nerede hangi iş biter bunları çok iyi bilen başarılı bir kardeşimiz. Yeni dönemde tecrübesi ile Ankara’da ve Yozgat’da ki bilgi birikimi ile büyük katkı sunmaya devam edecektir” dedi.
    Yozgat’ın AK Parti’de başarı çıtasının çok yüksek olduğunu kaydeden Bekir Bozdağ, “En son halk oylamasında yüzde 75 evet oyu çıkardık. İnşallah 24 Haziran’da Yozgat’ta yeniden AK Parti diyecek, Yeniden Erdoğan diyecek ve sistemi yürürlüğe koyacaktır. Ben inanıyorum ki yüzde Yozgatlılar 24 Haziran’da Recep Tayyip Erdoğan beyefendiyi yüzde 85’lere varan bir oranla oy vererek Cumhurbaşkanlığına göndereceğini” söyledi.